ÇAKIROĞLU İSTİFA ETTİ

Çakıroğlu, “Siyasetin sıkıştığı ve yeni bir partinin kurulması talebi toplum tarafından tetiklendiği atmosferde biz de kamuoyunun nabzını tutan isimler olarak toplumun bu talebine kayıtsız kalmadık. Parti kurma düşüncesi Sayın Meral Akşener liderliğinde şekillendi. Nasıl bir parti kurmak gerektiğine dair yapılan istişarelere, çalışmalara iştirak ettik. Partiyi kurma çalışmalarına hali hazırda seçilmiş meclis üyesi olarak katıldım. Süreç içerisinde resmi bir hüviyet elde eden partimiz, her kesime umut olma iddiasından öte siyasetin mevcut hastalıklarına şifa olmayı vadetti. Ortaya çıkan bu anlayış bizi  de fiili olarak İyi Parti içinde olmaya sevk etti. Trabzon'da İyi Partiyi temsil eden ilk seçilmiş kişiyim. Bu vaat hem bizde hem de kamuoyunda karşılık buldu. Kimlikli ve kişilikli siyaset duruşumuz, düsturumuz gereği İyi Partinin ortaya koyduğu bu iddiayı güçlendirmek; parti içi demokrasi, liyakat esaslı görevlendirme, bilinç ve bilgi  düzeyi yüksek bir yapı ile pekiştirmek adına mücadele verdik. Biat kültürünün siyasi değil imani, sadakat kültürünün ise insani değil makami bir duygu olduğunu, millet-memleket diyerek çıkılan yolda, yapılan siyasette mevkinin değil mevzinin değerli olduğunu ısrarla vurguladık.

Bizi kimse kendi ikbal ve istikbali için dar, sığ bir kalıba sıkıştıramadı. Verdiğimiz mücadele hem diğer partililer nazarında hem de kamuoyu nazarında karşılık buldu ve bizi onore eden dönüşlere şahit olduk.

Lakin kimliği altında siyaset yaptığım İyi Parti bu anlamda bizi hasım görmekten öteye gidemedi. Ağacın verdiği meyveyi adeta ağacın gövdesi taşlar hale geldi.  Aman bunu parlatmayalım endişesi maalesef zincirleme bir iş birliğine, tabandan tepeye kadar bir cephe oluşturmaya döndü. Kurşun asker delege sistemine, parti içinde parti olma gayretine, hak-hukuk tanımaz bir zihniyete karşı verdiğimiz mücadelede karşımızda bize muhalif partileri görmeyi umarken, kendi partimizi bulmayı hesap etmedik. Sırf bizi partiden koparmak için yürütülen ve ne karar verenlerin ne de onaylayanların bir şey anlamadığı disiplin sürecini ve hakkımda verilen kınama kararını, parti kurullarına az da olsa kalan güvenimi muhafaza etmek için Genel Merkez Disiplin Kuruluna taşıdım. Dosyada hakkımda verilen kararın usulsüz olduğu, eksikler olduğu ve İl Yönetimine bu eksikleri gidermesi gerektiğine dair yazı yazıldığı bana beyan edildi. Daha sonra Genel Merkez Disiplin Kurulunun hakkımdaki kararı bozmasının İl Yönetimini sıkıntıya sokacağı ve itiraz dilekçemi geri almam etkin bir Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili tarafından benden rica edildi. Konuyla ilgili istişare yaptığım kimi Genel Merkez Disiplin Kurulu  Üyeleri de hakkımda verilen kararın "komik ve usülsüz" olduğunu şifaen beyan ettiler. Bu süreçte kendilerine inanmak istediğimi ve partimin yaratmak istediği farklı siyaset kültürüne, kimliğine inancımı korumak adına da geri adım atmayacağımı söyledim. Bu noktada eski kötü alışkanlıklar, siyaset anlayışı, biat etmeyeni yok et zihniyeti ve bu zihniyetteki ekip devreye girdi. Hakkımda verilen kararı " komik ve usülsüz" bulan Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyelerinin bile oluruyla, itiraz ettiğim kınama kararı oy birliğiyle onaylandı. Bu, bizim verdiğimiz bütün mücadeleyi anlamsız kılan, inanmak istediğimiz hiç bir değerin partide kalmadığını gösteren bir durumdur. Elden ele, el birliğiyle yönetemedikleri insanları yok ederek, küçük ama kendilerinin etkin olduğu bir parti hayaline doğru hızla koşan bir parti, bizim fikri ve fiili olarak dokumuzun uyuşacağı bir parti olamaz.
 Kişiler için siyaset yapmadım, mevki için siyaset yapmadım, kimsenin adamı olmadım diyen, ülkede birkaç siyasetçi varsa gururla söylüyorum ki biri benim. Sorunların ilk ortaya çıktığı, eski alışkanlıkların kendini gösterdiği ilk anlarda "testi kırılmadan" diyerek bu günleri işaret ettim ve partinin bu noktaya gelmemesi için mücadele ettim. Lakin ne sağır sultan duydu bizi ne de yola çıkmak için bizi yol arkadaşı olarak görmek isteyen Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener duydu. 

Yola çıkılan insanlardan belki de son ben kalmıştım. Hem partiye hem de siyasete değer katacak bir çok arkadaşımız, ayrılmamaları için mücadele etmeme rağmen partiden ayrılmak zorunda, durumunda kaldılar... Sonunda bize göre de ‘’testi kırıldı" ve burada kalmanın" kalmak için kalmaktan" öte anlamı olmadığını düşündük. Bu minvalde, bugün itibariyle  İyi Partide ait olduğum bütün görevlerden istifa ediyorum. Bize inanan, destek veren, bazen  nazımızı bazen kahrımızı çeken bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.”
 

İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner215