Bu ziyarette ağırlıklı olarak 15 Temmuz darbe girişiminin püskürtülmesi ve bundan sonra oluşacak olan demokratik zemin üzerinde duruldu. Başkan Ahmet Metin Genç Taka Gazetesi yayın kurulu üyelerinin sorularını da cevaplandırdı. İşte özeti;
Fotoğrafa Geniş Bakmalıyız
TAKA: 15 Temmuz’u nasıl değerlendiriyorsunuz?
AHMET METİN GENÇ: Trabzon Basın Camiamızın gerçekten en önemli isimlerinden bir tanesini kaybettik. Tekrar mekânınızda yuvanızda başsağlığı dilemek istiyorum. O da buralardan bu mekânlarda çok hizmet etti başınız sağ olsun. Çok önemli bir süreçten geçmekteyiz. Darbenin hukuku olmaz, darbenin ahlakı olmaz, edebi, adabı olmaz. Demokrasi tarihimizde cumhuriyetten yapılan darbelerde bir kategorik, gördüğümüz, bildiğimiz klişeler vardır. Darbe yapılmak istendiği zaman ya da fiilen hayata geçtiği zaman neler olur, darbe nasıl olur. Az çok biliyoruz bunu. 15 Temmuz’u ben bu mana da bir darbe olarak nitelendirmiyorum, nitelendiremiyorum. Darbeden öte bir hadise olarak görüyorum. Tamamen ordunun içerisine sızmış gayri milli unsurların bir takım emperyal güçlerin politikalarına veya onların emellerine uygun olarak bu memleketi işgal girişimi olarak nitelendiriyorum. Biraz daha geniş bakmak lazım. Geniş görebilmek lazım fotoğrafı.Bütün Millet Kenetlendi
AHMET METİN GENÇ: Özellikle 17-25 Aralık’tan sonraki dönemde Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bütün devlet organlarının bu paralel yapıyla yaptığı mücadelenin gelinen nokta itibariyle çok kararlı bir şekilde sürdürülmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle işi biraz geniş görmek lazım. Ben şöyle düşünüyorum 1915-1916-1919-1921 o zaman da bir milli mücadele vardı. Recep Tayyip Erdoğan’da ondan sonraki dönemlerde her ne şekilde olursa olsun bu topraklarda ki Türkiye Cumhuriyeti’nin gayri milli unsurlarla beraber arkasında darbe değil farklı güçler değil yönetmek isteyenlere karşı şuan da bir milli mücadele dönemi yapılıyor. Böyle koymak lazım böyle koyduğumuz zaman daha sağlıklı oturturuz onun için bundan sonrası için daha sağlıklı zemin oluşuyor. Bunu zemini millet oluşturuyor. Tıpkı 1919 da ki milli ruhu, millet olma şuurunu iktidarı ile muhalefeti ile sivil toplumu ile basını ile hep beraber kenetlenip yeni bir zemin oluşturuyoruz. Bu milli bir zemindir. Cumhurbaşkanımızın tam milli iradeyi memleketin tamamında tesis etmek için yaptığı mücadelenin ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı.
Dünyanın Sayılı Ordularından Bir Tanesi
AHMET METİN GENÇ: Darbeye biraz daha geniş bakmak lazım. Maalesef ordumuzun içerisinde yapıldı. Ama orduyu bundan tenzim etmek lazım. Yani orduda YAŞ kararları ile beraber yeniden
bir yapılanma olacak, sorgulanma olacak olmalıdır. Emir komuta kademesinde tüm bunlarla beraber ciddi zafiyetlerin ihmallerin olduğu görüldü. Ama bunu yaparken dünyanın sayılı ordularından bir tanesi olan Türk Ordusunu da fazla düşürmememiz lazım, dikkatli olmamız lazım. Bizim en önemli gücümüz ordumuzdur. Bir milletin bir devletin en önemli gücü silahlı kuvvetleridir. Demokratik değerler vardır, meclis vardır, basın, yargı vardır ama sizin gücünüzü gösteren ordudur. Ve o gücünüze göre rakipleriniz muhafızlarınız gardını alır. Uluslar arası politikalarda ki dengeler ve denklemlerde o güçlerin etrafında teşekkül eder. Onun için ordumuzu da koruyarak iyi bir şekilde tutabilmemiz lazım. Ama ordumuzda kendi içerisinde YAŞ kararları ile beraber sorgulamayı da yaparak yoluna devam edecektir. Ordunun içerinse sızmış bir yapılanma ve ya emniyete daha evvel sızmış, yargıya sızmış bir yapılanmayla Türkiye milli mücadele yapıyor.1919’daki Mücadelenin Aynısı
AHMET METİN GENÇ: Burada sevindirici olan şu İktidarı ile muhalefeti ile tüm siyasi partilerin görüşü ne olursa olsun bu topraklarda bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Vatandaşı milli yönetilmek istenen bir irade şuan da demokrasiye sahip çıkıyor. Bu çok sevindirici. Biz bu süreçten geçtiğimiz için şuan da belki bir farkındalık oluşamıyor. 1919 da Atatürk’ün Samsun’a çıktıktan sonraki başlattığı milli mücadelenin aynısı yapılıyor. Kıyas yapacaksak bu devletin kuruluşuna gitmemiz lazım. Orda ki ruhu şuan da hissediyorum ben. Oradaki fiili bir mukavemetle bu toprakları fiilen düşmanlardan arındırarak kurulan bir Milli Türkiye Cumhuriyeti’nin şuan da bir şekilde yeni bu devlet içerisine sızmış ve ya şöyle geriye dönüp baktığımızda her zaman bütün vatandaşlarımız bir şekilde darbe olduğunda arkasında farklı ülkeler farklı istihbaratlar, emeller olduğunu hep biliyor. Şimdi aynı şeyi yaşıyoruz ve millet burada da el koydu.
Söz Milletindir
AHMET METİN GENÇ: Millet söz bizimdir diyerek darbeye el koydu. Varsak ta biz kendi kendimize var olacağız ve o varlık mücadelesini bir kez daha kendimiz ortaya koyacağız. Milletimiz bunu da meydanlara çıkarak Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısına riayet ederek yaptı, yapmaya da devam ediyor. Bu geçiş sürecini atlatacak birikime sahip bir devlettir. Türkiye Cumhuriyeti milleti de arkasında dimdik durduktan sonra bu sorun aşılacak, önümüz açılacak daha güzel günlere gideceğiz.
Basın Büyük Rol Üslendi
AHMET METİN GENÇ: Basınımız çok önemli güç olduğunu fiilende gördük. Sayın Cumhurbaşkanımız bir televizyon kanalına cep telefonu ile beraber bağlandı millet onun çağrısını gördü. Yani o görüntü önemli bir görüntü. Bir televizyon ekranın da Cumhurbaşkanımızın tam bir görüntüsü olmadan bir telefon çağrısı ile beraber millet sokaklara çıktı. Özellikle Trabzon’umuzda yerel basın kuruluşları ulusal basın kuruluşlarımız çok çok önemli. Bu milli mücadelede bir rol üstlendiler ve bunu yerine getirdiler. İnşallah memleketimiz için hayırlı olacak, ben buna inanıyorum. Belki şöyle bir hayır çıkacak işin içerisinden; hukuk veya siyasi iradenin inisiyatifi ile belki birkaç yıl sürecekti. Türkiye Cumhuriyeti’nin ordusunun 354 generali var 124 general tutuklu şuan. Belki hukukla ve siyasi irade ile 17- 25 Aralık’tan sonra Cumhurbaşkanımızın bizzat iradesiyle mücadele ettiği bu süreç mevcut haliyle bu iki kurumsal süreçte çok çok uzun bir zaman alacakken birden bu gayri milli unsurların Türkiye Cumhuriyeti’nin ordusu başta olmak üzere emniyet, diğer kurum ve kuruluşlardan arınma arındırılma atılma süreci ile beraber yeni bir döneme geçeceğiz. Şerlerden hayır çıkar. Türkiye Cumhuriyeti’nin savaş ortamında bombalanmayan Meclisi bombalandı. Hepimizin iradesini teslim ettiğimiz organdır orası.
Devletin Etrafında Toplandık
Taka: 15 temmuz öncesinde İktidar ile muhalefet arsında da bir gerilim vardı. Türkiye’nin bu olağan üstü koşullarda nasıl milli duruş gösterdiler ve Sayın Cumhurbaşkanın çağrısına da uydular. Siyasi kanatta da yeni bir yol açıldığını söyleyebilir miyiz?

AHMET METİN GENÇ: Neticede siyasi partiler, siyaset yapmak için, demokratik bir sistemle iktidara gelmek için ve ya seçimlerde muhatap olmak için birbirlerini eleştirecekler. Demokratik olan budur. Ama bu süreç bir vatan meselesi olduğu için siyasi partiler bu eleştirilerini bir tarafa bırakıp bütün varlıkları ile beraber devletin yanında ve devletin reisinin etrafında toplandılar. Bu da çok çok önemli bir göstergedir. Bu göstergenin sadece bu ülke içerisin de ki mücadelenin parametresi olmasından çok daha ziyade anlamı var. Dışarıya verdiği bir mesaj var. Bunu iyi görmek lazım. Tıpkı 1919 da bir milletin varlık yokluk mücadelesini yaparken ortaya koyduğu duruşun belki şuan da değişik bir formatı itibari ile tezahürü olduğunu düşünüyorum.
Çünkü sizi bölmek isteyenler mutlaka bir tarafla mücadele ederken oradan sağlayamadığını farklı yolla sağlar. Bunu gördük biz diğer siyasi partiler de de bu zihniyet bu kale, hain örgüt yapısı aynı mücadeleyi yapmadı mı? Onların içine de bir şekilde girerek kasetlerle değil mi. Niye yaptılar kendi yörüngesine giremediği için. Çünkü bunlar çok sinsi çok hain bir yapı, yapılanma. PKK karşımızda onlarla askerimizle, halkımızla hep beraber mücadele ediyoruz. Karşında olan bir yapılanma var seni bölmek istiyor sende bütün varlığınla gücünle mücadele ediyorsun. Allah bu memleketi korudu. Çok geriye giderdik. Hem kendi stratejisi hem jeostratejik konumun ona yüklediği anlam itibari ile bir şeyler yapıyor artık. Sağladığı, biriktirdiği, gücüyle beraber politikalar üretiyor ve hamleler yapabiliyor. Veya kendisini hesap ettirebilecek bir konuma doğru daha yükseliyor. Bütün bunlar heba edilecekti. Memleket olarak sağladığımız bir vizyondur, yöndür, durumdur, yeni bir konumdur. Bütün bunlar heba edilip gidilecekti. Trabzon da aynı duruş sergilendi. Ben bütün siyasi partilerin başta genel başkanları olmak üzere hepsine müteşekkirim. Tam bir kenetlenme oldu. Önümüzde ki günlerde bu zeminin üzerine atılacak adımlarda çok önemli bir dinamizm olduğunu düşünüyorum.
Politikalarımız La Beraber Hareket Etmek İstiyoruz
Taka: Görünüyor ki Amerika Türkiye’nin içerensinde fazla uğraşıyor. Acaba Türkiye ile Amerika arasında artık yeni bir süreç mi başlıyor? Siyaset masasında iktidar partileri ve muhalefet partileri otururlardı halk onları izlerdi. Projeleri ile duruşları ile zekâları ile değerlendirme yaparlardı. Bunu AK Parti ile göremez olduk. Sonuçta biz savaşmıyoruz ve siyaseten yarışıyoruz. Bu konuda tavsiyeleriniz nelerdir?AHMET METİN GENÇ: Onların hepsinin demokratik olumluluk içerinde kabul etmek lazım. Göze daha hoş geliyor o tür bir masa etrafında. Ama bu dönemde siyaset böyle yapılıyor. O şekilde olsa tabi daha güzel olur. Ama siyasi partiler kendi politikalarını ifade eder birbirlerine atarlar tutarlar şu da önemli ve kendini gösterdi zor zamanda bir araya gelmek. Zor zamanda devletin tepesinde bir araya gelmek. Onu yaptı siyasi partiler. Bu şuana ki fotoğraf için çok çok önemlidir ve önemli bir mesafedir. Amerika ile Türkiye’nin NATO’ya girişinden sonra bir stratejik birlikteliği var. Ama onlar kendi stratejilerine bizi ortak yapmak istiyorlar. Şuan da ki duruşta da biz burada ki milli politikalarımızla beraber hareket etmek istiyoruz. Ortaklıksa karşılıklı menfaatlere dayalı olması lazım. Böyle bir kırılgan süreç yaşadık son 2-3 yılda, Körfez Savaşında ve ya hadiseler var. Suriye’de Türkiye eş zamanlı bir biçimde o politikayı uygularken Amerika beri durdu. Bir strateji yapıyorsanız onun ortağı iseniz oradaki menfaatleri her iki tarafın da kollaması lazım. Böyle bir ayrışma oldu. Türkiye’de farklı argümanlarını ortaya koymaya başladı. Dolayısıyla Amerika ile illiklerimizde ciddi bir açılma oldu. Ben böyle teşhis ediyorum. Ama şuan da bu süreç için özellikle Türkiye’nin uluslar arası arenada belki kendi bulunduğu güvenlik ve ya örgütlenmeler içerisinde ki rolünü ya da yeni durumunu yeniden konumlandırması gerekiyor.
ATAKAN TOK