Türkiye’de 15 Temmuz gecesi yaşanan tarihi darbe girişimini Trabzon halkı sıcağı sıcağına yorumladı
 
15 Temmuz gecesi Türkiye bir anda karalara büründü. Türk Silahlı Kuvvetleri ülke yönetimini ele aldığını basın yoluyla bildirdi. Televizyon kanallarına zorla girip, yağmalayıp insanların kafasına silah dayayarak aynı geçmişte olduğu gibi ‘Türk Silahlı Kuvvetleri Yönetimi Ele Geçirmiştir’ diye bildiri okuttular. Onlarca askerimizi ve polisimizi şehit ettiler. Fakat daha sonra Yüce Türk Milleti her zamanki gibi bunun da üstesinden geldi ve darbeyi püskürttü. Genci yaşlısı ve çocuğu herkes ellerine bayrakları alıp sokaklara dökülmeye başladılar. Birlik ve beraberlik içinde tek yürek olarak bu işin de üstesinden geldiler. Fakat şimdi neler olacak? Bu sorunun cevabını beklemekteyiz. Umuyoruz ki ülkemizi karanlık günler beklemez. Trabzon halkına darbeyi sorduk. Nasıl bir gece geçirdiler? O anda neler yaşadılar? Taka Gazetesi olarak halkımızın görüşlerini sizinle paylaşıyoruz.
 
Türk Askeri Milletine Kurşun Sıkmaz
 
Arif Bayrak: Öncelikle şunu söyleyeceğim; Türk halkıyla bu sağduyularından dolayı guru duyuyorum. A parti B parti önemli değil. Herkes elinden ne geliyorsa yaptı, yine yaparlar. Trabzon zaten dememize gerek yok. Bütün herkes yaşlısıyla genciyle meydanlara indi. Bu bayrağı biz seve seve taşıdık ve taşımaya devam edeceğiz. Bu vatan bizim ve kimse bölemeyecek. Çeşitli oyunlarla bunu gerçekleştirmeye çalıştılar. İzim milletimiz gördünüz sağduyulu davranarak bu işin üstesinden geldi. Kimin dost kimin düşman olduğu belli oldu. Zamanında paşaları içeri attıkları zaman ‘hükümet komplo kuruyor ve bu insanları harcıyor’ dediler. Artık buna da gerek kalmadı. Hükümet bu işi biliyor da demek ki bir şeyler yaptı. Asker ne yapsın emir kuludur diyorlar. Öyle bir olay yok. Sen Türk askerisin. Sen kime kurşun sıkıyorsun?
 
Ezanlarımız Durmayacak
 
Nurten Ferah: Hükümetimizi destekliyoruz ve her ne olursa olsun daima arkasındayız. Öl dese de öleceğiz ve bu yoldan dönmeyeceğiz. Bu Türk milletine hiç bir şey yapamazlar. Biz 80 ihtilalını de gördük. O zaman ezanlar durduruldu. Şimdi ezanlarımız salalarımız durdurulmayacak. Biz doğru bildiğimiz yolda gidiyoruz ve devam edeceğiz. Ezanlarımı ve salalarımız durmayacak, biz de durmayacağız.
 
Biz Her Zaman Buradayız
 
Fatma Betül Altay: Biz sokaklarda olduğumuz sürece Hiçbir şekilde hiçbir kuvvetten ülkemize zarar gelemeyecek. Biz buradayız ve herkes sokaklarda olsun. Ancak birlik ve bütün olarak ülkemizi koruyabiliriz.
 
Bu İşi İdam Temizler
 
Hatice Ak: Dün gece çok korktuk. Camiden ‘herkes vatanına milletine sahip çıksın ve sokaklara insin’ diye anons yapıldı. Biz de vatanımızı korumak için gereğini yaptık ve sokaklara indik. Türkiye için her türlü savaşırız. Bu darbeciler ancak idamla ortadan yok edilebilir. Uyku uyumadık. Askerlerimiz polislerimiz vuruldu ve sabaha kadar ağladık. Biz bu vatan için her şeyi yapmaya hazırız.
 
12 Eylül’de Halk Bilinçsizdi
 
Nazım Yavuz: Ben 12 Eylül darbesini görmüş adamım. O zamanlar halk daha bilinçsizdi. Şimdi herkes birlik ve beraberlik içinde. Halkın bu şekilde olması darbeyi önledi. Trabzon ve Türkiye halkı olarak devletimize ve demokrasimize sonuna kadar sahip çıkacağız. Türk vatandaşı olarak devletimize destek olmak için meydanlarda olacağız. Bende buradan çağrı yapmak istiyorum. Bayrağını alan meydana gelsin. Bu iş ancak birlik ve beraberlik sağlanarak çözülür.
 
Ülkenin Kurtuluş Gecesiydi
 
Bayram Taşkın: Aslında kötü bir gece geçirmedik. O akşam bu ülkenin kurtuluş akşamıydı. Vatan ve millet olarak bayrağımıza sahip çıktık. Hiçbir siyasi parti ayırt etmeden ülkücüsü ve türkücüsü sokaklara döküldük. Bize yapılan milletin iradesine ve huzuruna yapılan bir darbedir. Camilerde yapılan anonslar sonrasında ülkede gerçekten bir darbe yapıldığını hissettim. Hain bir darbe girişimi olduğunu herkes anladı. Bu millet her şeyin farkında. Bu olayı başımıza getirenler şu anda oturduğu koltuktan bu ülkeyi bölmenin hesabını yapıyorlar.
 
Bu vatan kolay kazanılmadı ve her bir karışında ecdadımızın kanı var. Orada koltukta oturarak emir vererek bu ülkeyi asla bölemeyeceksiniz. Dün Lice’de askerle polis yan yana şehit olurken, bugün askerimizle polisimizi karşı karşıya getiremezsiniz. Bu süreçten sonra kimsenin particilik yapmaması gerekiyor. Herkesin sokaklara çıkıp kendi iradesini ve gücünü ortaya koyması gerekiyor. İdamı kaldıranlar bugün bu darbeyi yapan kişilerin aynısıdır. İdam cezası bu ülkeye artık geri dönmelidir.
 
Teyakkuzda Bekliyoruz
 
Süleyman Adıgüzel: Aslında buna darbe girişimi dememek lazım. Çünkü bir avuç zavallı insanın giriştiği ve Türk tarihinde hiçbir eşine ve benzerine rastlanmamış bütün milleti derinden yaralayan bir girişimdi. Şükürler olsun ilk başta bu girişimin başarılı olamayacağına inanmıştım. Artık Türkiye cahil değil. İnsanlarımız okumuş, yazmış ve hiçbir şeye boyun eğmiyorlar. Medeni bir şekilde askerimizi muhafaza ederek sağduyu içerisinde bu olay geçiştirildi.
 
Ama yine teyakkuzda olmak için buradayız. Bir de Türk milletinin yıllarda 20 yılda bir yapıla gelen darbeler tutmayacak. Yurt dışında küçük bir patlama olunca herkes masaların altına saklanıp bir ay dışarı çıkmıyor. Ama Türk milleti İstanbul’da da Ankara’da da gördük ki o bölgeye mermiye kafa atar bir şekilde gidiyor. Çok büyük acılarımız var. Bu milletin her ferdine sağcısına ve solcusuna teşekkür etmek lazım. Olaydan çıkardığımız ders; gemiyi delen grup hariç onun haricindeki bütün oluşumlar hepsi bundan sonra birbiriyle konuşurken bu milletin bir olduğunu ifade etmesi lazım.
 
Milletimiz Buna Asla İzin Vermez
 
Murat Şahin: Ben bu olayı ilk duyduğumda güldüm. Çünkü bu millet böyle bir şeye asla izin vermez dedim. Hayal kuranlar da hayallerinden vazgeçsinler. Bu ülke yönetilecekse sandıktan yönetilecek. Camiden anonsları duyduğumda gözlerim doldu. 1980’leri ve 1960’ları düşünerek bunları yaptılar. Artık o devirlerde olmadığımızı iyi anladık. Gece sabahlara kadar sokaklardaydık. Siyasi görüş ne olursa olsun aynı şekilde yarın da yine meydanlara inmemiz gerekiyor. Her zaman darbelerin ve zalimlerin karşısında olmamız gerekiyor.
 
Ülkemiz Sahipsiz Değil
 
Rahman Ulubaş: Bu ülke sahipsiz ve vatansız değil. Biz de sabaha kadar meydanlardaydık. Camilerde anonslar yapıldı ve halkı meydanlara çağırdılar. Çok duygulandık. Bu süreçten sonra halkın yapması gereken tek şey devletine sahip çıkmak. Ama bu devlet bunların cezasını en iyi şekilde verecektir. Birinci darbede halka zulüm etmişlerdi. Bu sefer bunu başaramadılar, başaramayacaklar da.
 
Darbeyi En İyi Şekilde Durdurduk
 
Hasan Uz: Bunlar olmaması gereken şeyler ama burası Türkiye her an her şey olabilir durumuna geldik. Camiden anonslar yapıldı ve korkmadık. Korkacak da bir şey yok. Aldık bayraklarımızı meydana indik. Darbeyi halk en iyi şekilde durdurdu. Tankın üstüne çıktılar. Eğer bu darbe gerçekleşseydi 20 sene geri gidecektik. Dostumuz denen Amerika bir an önce bu darbeyi yaptıranı bize yollasın. İdamı da çıkarsınlar. Bu iş kökten çözülsün.
 
Halk Gereken Cevabı Verdi
 
Muhammet Simic: Halk gereken cevabı verdi. Ülke olarak demokrasiye sahip çıktık. Camilerden anonsları duyduğumuzda biz de eşimizi dostumuzu ayağa kaldırdık ve meydanlara çıktık. Bu süreçten sonra milletimizin arkasında durmamız gerekiyor. Şunu da öğrenmiş olduk; sala ile yapılan anonsların sahiden Kurtuluş Savaşı ile bir bağlantısı olduğunu öğrendik.
 
Bu İş Cahil İşi
 
Hüsamettin Sadıklar: Geçmişten günümüze bakılırsa halkımız şu anda çok bilinçli. Çünkü her şey önünde. Bu darbeyi 20 yaşındaki cahil çocuk bile planlamaz. O yüzden biz Türk milleti olarak bunları kafamıza takmıyoruz. Her şeyin üstesinden geldiğimiz gibi bu işin de üstesinden geldik. Camiden gelen anonsları duyduğumda hiç bir şeyden haberim yoktu ve şaşırdım. Daha sonra televizyonu açınca farkına vardık.
 
Gönlümüz Her Zaman Müsterih
 
Metin Menteşe: Allah’ın izniyle bu milletin kökü o kadar sağlam ki. Üç beş tane çapulcuya bırakılacak ne toprak ne de arazi var. Zamanında Çanakkale’de orada burada yaşananları anlatmaya ömrümüz yetmez. O yüzden gönlümüz müsterih olsun. Başımızdaki insanlar gerçekten sağlam insanlar. Halkımızın içi de gayet temiz. Bu temiz vicdanla her şeyin üstesinden geliriz. Eğer bize de gelin derlerse biz sonuna kadar buradayız. Bakıyorsunuz karşı taraftan elinde silahlı insanlar bir şeyler yapmaya çalışıyor. Elinizde bir şey yok ama gönlünüzde bir kıpırtı var. Keşke bize bu şekilde görev verirlerse biz her zaman hazırız.
 
ELİF ÇELİK