Halk, eski ramazanları ve oruç tutmayanlara bakış açılarını Taka Gazetesi’ne anlattı.
 
Eskilere Hasret Kaldık
 
Ramazan ayı başlayalı yaklaşık bir hafta oldu. Oruç tutanlar kadar artık tutmayanlar var. Tutamayanların ilk sırasını hasta ve yaşlı bireyler oluşturuyor. Bunun yanı sıra bir de tutmak istemeyenler var. Açıklama aldığımız vatandaşlar o eski Ramazanlara hasret duyduklarını dile getirdiler.
 
Uzmanından Tavsiyeler
 
Ayrıca Taka Gazetesi olarak Ramazan da beslenmeye dikkat çekmek ve halkımızı bilinçlendirmek amacıyla İmperial Hastanesi’nde Uzman Diyetisyen Ayca Yılmaz Kaya ile de ramazan da ne yemeli, nelere dikkat etmeli, kimler oruç tutmalı, tutmamalı gibi sorularımızı yönelttik. Siz okuyucularımıza aktarıyoruz.
 
Bilinçli Beslenme Orucumuzu Kolaylaştırır
 
Uzman Diyetisyen Ayca Yılmaz Kaya ramazanda beslenmede nelere dikkat etmeli konusunda Taka Gazetesi’ne şu açıklamalarda bulundu;  “Birçok insan tek öğün, yani sadece iftar yaparak sahur yapmayarak orucunu tutmaya çalışıyor. Bir kere hem iftardan sahura kadarki zaman diliminde de bir ara öğün yapılması gerekiyor. Çok yağlı hamur işleri kesinlikle ne iftarda ne de sahurda tüketilmemesi gerekir.
 
Sahurda Protein Tok Tutar
 
Yumurta, yoğurt, peynir gibi protein kaynaklı besinler sahurda tok mutlaka tok tutar. Sahurda bu tarz beslenmeye dikkat etmeliyiz. Salatalık, domates gibi çiğ sebzeler midede çabuk doyurucu özelliğe sahiptir, tok tutuyormuş hissi verir fakat geçici tokluk yaşatır. Sahurda Reçel, bal gibi kan şekerimizi yükseltici besinler çok fazla sofrada olmaması gerekiyor. Çok kısa bir zaman aralığında beslenmeye çalışıyoruz. Bize enerji verici ve dengemizi sağlayıcı besinler tüketmek bizim için iyi olacaktır.
 
Mideye Birden Yüklenmemek Gerek
 
İftar yaparken ilk önce mutlaka çorba içilmeli. Daha sonra biraz ara verilip yemeğe devam edilmeli. Aksi halde mide krampları olacaktır. Uzun süre mide boş kaldığı için ve birden mideye yüklendiğimiz için kramplara sebep oluyor. Ramazanda çok fazla tereyağlı yemekler yapılmaması gerekiyor. En önemlisi bol su tüketilmesi gerekiyor. Şu günlerde de havalar ısınmaya başladı. Buradaki insanlar iki bardak su içiyorum oruç tutuyorum diyorlar. Bu kesinlikle yeterli değil. Hava ısındıkça daha yetersiz hale gelecek. Şeker kolesterol ve tansiyon problemi olanlar oruç tutmamalıdır. Tabii ki kişilerin isteğine göre de değişiyor. Kendini çok iyi hisseden ve doktorunun onay verdiği kişiler oruç tutabiliyorlar.
 
İftardan Sahura Kadar Ara Öğün Şart
 
İnsanların kan şekeri düşüyor ve hiç tatlı tüketmeyin diyemiyoruz. Mümkün mertebe sütlü tatlılardan tüketmeye gayret edelim. İftardan sonra birden yükleniyorlar ve kramplar oluşuyor. Biraz ara vere vere gitmek lazım. Akşama kadar şekerimiz düşüyor ve sonradan aşırı yükleme olduğu zaman bir uyku hali geliyor. Bunların üzerine de yatıp uyuduğumuz zaman metabolizma duruyor. 1.5 saat sonra yarım saatlik yürüyüş yaptığımız zaman kan dolaşımımız daha çok hızlanmış oluyor ve insan da kendini daha rahat hissetmiş oluyor.

Böyle Bir Din Anlayışı Yok
 
Kenan Aydoğdu: Ben Narlı Bahçede büyüdüm. Komşuluk ilişkileri bakımından inanılmaz bir mahalledir şuan çok az mahallede bu ilişkiler var. Gelenekleri hala devam ettirir. Bizim Mahallemiz Trabzon da örnek sayılabilecek bir mahalledir, hala her şeyi paylaşır. Tabi eski ramazanlar ile yeni ramazanları karşılaştırdığımız zaman tabii ki insan diyor ki eski Ramazanlar daha güzeldi, samimiydi, doğaldı, içtendi. Günümüz toplumu modernleştikçe bu özellikleri kaybetti. Eski zamanları özler olduk.  Birçok şeyin insanlara çocukluktan verilmesi lazım. Çocukken sağlam bir din eğitimi alınmazsa sonrada gençler bocalıyor. Gençlere Ramazanı, Ramazanın bereketini anlatamıyorsun. Bu sadece Ramazanla sınırlı değil. Bize emredilen Din ile yaşadığımız dinin bir alakası kalmadı. Bu yaşadığımız din öteki tarafta geçmez. Bizim dinimizde böyle bir yaşama tarzı yok. Magazinsel olarak yapılan dini programlar var. Çocuklar, gençler kendilerine kolay geleni yaşamaya başladı. Artık karma karışık bir toplum ortaya çıktı. Karadeniz’de yine oruç tutma oranı yüksek. Diğer bölgelerde düşük. Gençken bu bilincin verilmesi lazım.
 
Eskiden Utanma Vardı
 
Cahit Mısırlıoğlu: Ben çocukluğumdan beri oruç tutarım. Oruç tutmamanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum. Eskiden insanlarda bir çekinme, utanma vardı ama şimdi kimsede o çekinme yok. Hasta isen gidip kapalı alanlarda yerdin. Şimdi bakıyorsun ki karşında oturmuş yemek yiyor. Eski ramazanlar daha başkaydı diyorum ki bazen keşke eski ramazanlara dönsek. Biz geleneklerimizi hala devam ettirmeye çalışıyoruz. Oruçta Trabzon daha iyi bu ayın Ramazan olduğu belli olmalı.
 
Modern Olmayı Abarttık
 
Temel Özdemir: Ramazan sadece ilk günler zorluyor. İnsan sonra alışıyor. Herkes orucunu tutup tutmamakta serbesttir. Eski ile bu zaman arsında farklar var. Eskiden insanlar daha tutucuydu, şimdi insanlar biraz daha serbest. Toplum içinde yiyip içenlere karşıyım. Yiyorsa biraz edepli olacak her şeyin bir üslubu var. Televizyonda ki dini programlar çok sıkıcı. Aynı şeyleri defalarca kez verip duruyorlar. İnsanları boğuyorlar, hocalar kendilerini sürekli övüyor. Bazen insan diyor eski Ramazanlara dönsek diye ama artık geçti o günler. Gitti o eski Ramazanlar. Biz çok batıya baktık çok abarttık modern olmayı.
 
Dini Programlara Göre Yaşıyoruz
 
Berat Orseloğlu: Çoğu insan artık oruç tutmuyor. Ama kimsenin içini bilemeyiz. Hasta olan insanlar var oruç tutmanın zor geldiği insanlar var. Ama bu oruç tutmayanlar bunun biraz daha toplum dışında yaşasa tolumun gözü önünde çok olmasalar tabi daha iyi olur. Eskilerin anlattıklarına göre bizim yaşadığımız ramazan ile onların yaşadığı ramazan arasında çok fark var. Eskiden hep birlikte Ramazanda hareket ederlermiş şimdi insanların birbirinden haberi yok. O eski Ramazanlar yok artık. Televizyonlarda reklamlarda görüyoruz eski Ramazanları. Dini programların bu toplum üzerinde çok olumsuz etkisi var. Artık onlara göre toplum yaşıyor. İnsanın önce kendi okuyup öğrenmesi lazım sadece oradaki hocaya bağlı kalmaması lazım. Gençliği etkiliyorlar gençlik oradakilere bağlı kalıyor.
 
İslamiyeti Sevmek Sevdirmek Lazım
 
Ahmet Salih İşçi: Bizim için oruç hiçbir zaman zor olmaz. Ne kadar sıcak olursa olsun yine de orucumuzu tutarız. Eski ramazanların ne kadar farklı olduğunu benim yaşımda ki insanlar çok iyi bilir. Eskiden Bir Ramazan kokusu vardı. Şimdi o koku kalmadı.

Eski ramazanlar ortadan kalktı kalkacakta. Eskiden hiçbir yer açık olmazdı şimdi her yer açık. Herkes istediği gibi yaşıyor. İslamiyeti sevmek sevdirmek lazım. Hasta insanlar olabilir tutmak için sağlığı el vermeyenler olabilir ama bu kadar meydanda yaşamalarına gerek yok bu durumu.

Ben o televizyonda ki dini programları izlemiyorum inandırıcı değiller. Bütün kanallarda hocalar çıkıp konuşuyor. İslamiyet için kafamızı ağrıtırız ama o hocalar için ağrıtmayız. Dini doğru anlatmak lazım. İslam’ı Gelecek olan nesle doğru öğretmeliyiz, anlatmalıyız.
 
Oruç Tutanada Saygı Olmalı
 
Yusuf Sağır: Oruç tutmakta zorlanmıyoruz, zorladığını da düşünmüyorum.

Çok sayıda insan oruç tutmuyor bu çok vahim bir durum. Oruç tutmayana saygı duyacaksınız diyorlar. Oruç tutana hiç mi saygı duyulmasın. İnadına sokakta sigara içmek oruç tutanların gözü önünde yemek yemek. 

Eğer saygı olacaksa karşılıklı olmalı. Ben oruç tutmayana saygı duyacağım tabi ama o da bana saygı duymalı. Sanki oruç tutan suçlu tutmayan suçsuz gibi bir algı oluşturuldu.
 
Sigarasını da içiyor, çayını da
 
Kadir Bayram: Trabzon’da oruç tutmak zor değil hatta kolay diyebilirim. 18 saat tutuyoruz ama Allah bir kolaylığını veriyor. Eskiden sokaklarda, parklarda yiyip içenler pek nadir olurdu. Onlara da insanlar tepki gösteriyordu.

Şimdi öyle bir şey yok daha çok edep vardı, utanma vardı, tutanlara karşı bir saygı vardı. Şimdi bunların hiç biri kalmadı. Artık milletin içerisinde sigarasını da içiyor, çayını da içiyor. Allah ile onun arasında ki problem bu beni ilgilendirmez zaten üzerine de gitsen başına sıkıntı alırsın.
 
Allah Kolaylığını Veriyor
 
Yaşar Gümrükçü: Oruç’ta zorluk diye bir şey yok. Zor olanı Allah kolaylaştırır. Oruç tutmayanların sayısı arttı. Eskiden böyle değildi. Şimdi insanlar rahat rahat yemeğini yiyor. İnsan bir şeyde diyemiyor. Sonuçta Allah ile onlar arasında. Ona soramazsın niye tutmuyorsun diye. Sonuçta bizi ilgilendirmiyor ama tutanlara biraz daha saygı olsa daha iyi olur.
 
Birlik Vardı Samimiyet Vardı..
 
Ayşe Gürkan: Oruç tutuyoruz belki biraz zor oluyor ama tutuyoruz. Eski Ramazanlar ile şimdiki Ramazanlar arasında artık çok fark var. Kimin tutup kimin tutmadığı belli değil. İnsan o eski ramazanları özlüyor. Daha çok birlik vardı daha çok samimiyet vardı o zamanlar. Biz hala o eski Ramazanları sürdürmeye çalışıyoruz.
 
Sonay ÇALUK-Elif ÇELİK