TAKA Gazetesi olarak Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasının Başkan adaylarına yönelik sohbetlerimizin ilkinde iş insanı Ahmet Kazaz’a konuk olduk. Kazaz, Trabzon’un sorunlarını aşabilmesi için katma değeri ileri teknoloji üretmesi gerektiğini söyledi:
İNSAN VE TEKNOLOJİ
TAKA: Trabzon'un tüm ticari verilerini bir şekilde topluyorsunuz; üniversitelerle iş birliği yaparak. Mesela şu anda Trabzon'un ekonomik durumu nedir? Ne kadar işsiz vardır?
AHMET KAZAZ: Çok teşekkür ederim. Yönlenmek için bilginin ve verinin son derece kıymetli olduğuna inanıyorum. Ancak bu verileri hangi amaçla ve ne için kullanacağınızı da net şekilde tanımlamanız gerekir. Bunun için doğru öngörüler geliştirmek ve sağlam öncelikler belirlemek şarttır. “Ben nereye gitmek istiyorum? Elimde ne var? Nelere ihtiyacım var? Ve bu hedefe nasıl ulaşacağım?” sorularına net cevaplar vermeden ilerlemek mümkün değildir. Buradan baktığımızda konunun özeti aslında çok net: İnsan ve teknoloji. Bugünün dünyasında en güçlü gerçek budur. Eğer bir şeyi iyi yapmak istiyorsanız, insan ile teknolojinin birleşimini geliştirmek zorundasınız. Bunu başaramadığınız sürece gelişme ihtimaliniz yoktur. Trabzon özelinde de en temel ihtiyacın bu olduğunu düşünüyorum. Bana sıkça şu soru soruluyor: “Ticaret ve Sanayi Odası ne işe yarar? Aidat toplamaktan başka ne yapar? Ticari geziler, fuarlar, organizasyonlar…” Bugün, 2026 yılında bu soruların hâlâ ticaret odaları için soruluyor olması hepimiz adına ciddi bir sorumluluktur, hatta bir vebaldir. Neden? Çünkü insanlar bu kuruma aidat ödüyor. Bunun bir kısmı hukuki zorunluluktur; kanun gereğidir. Ancak aynı kanun ticaret odalarına çok daha büyük bir sorumluluk yükler: İş dünyasının gelişimini sağlamak, yön vermek ve şehir ile ülke ekonomisini büyütecek çalışmaları hayata geçirmek. Şimdi dönüp Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’na baktığımızda şu soruyu sormamız gerekir: Bu anlamda ne yaptık? Açık konuşmak gerekirse, yeterince yapamadığımız ortada. Bunun sonucu olarak da geri kalıyoruz. Eğer biz üyelerimize; gelişim alanlarının neden önemli olduğunu, bu dönüşümün ne sağlayacağını doğru şekilde anlatabilseydik, bugün bu sorular sorulmazdı. Çünkü mesele selam vermek, açılışlara katılmak ya da görünür olmak değildir. Asıl mesele; iş dünyasına yol ve yön gösterebilmektir. Ticaret odalarının rolü çok daha büyüktür: Kendi iç dinamikleri ve donanımlı kadrolarıyla iş dünyasını geliştiren, onların dönüşümüne liderlik eden, hatta bazı maliyetleri üstlenerek üyelerine yeni modeller sunan yapılar haline gelmeleri gerekir. Bu noktada daha fazla detaya girmek istemiyorum; çünkü seçim sürecinde paylaşacağım bazı başlıklar var. Ancak şunu çok net söyleyebilirim: İnsanı teknolojiyle geliştiremiyorsanız, şehrinizi geliştirme şansınız yoktur. Yanlış hatırlamıyorsam, Kalyon İnşaat CEO’su Davos zirvesinde yaptığı bir konuşmada şunu ifade etti: “Türkiye’nin dünyadaki en güçlü olduğu sektörlerden biri inşaat. Ancak biz bugünden inşaat ustalarına yapay zekâyı nasıl kullanacaklarını öğretmezsek, bu gücümüzü de kaybederiz.” Benim sorum da tam burada başlıyor: Ticaret odaları gerçekten bir şey yapacaksa, iş dünyasına sadece bugünü değil, yarını da anlatmak zorundadır. Kapı kapı dolaşıp; Neden dönüşmeleri gerektiğini, Neye odaklanmaları gerektiğini, Nasıl gelişeceklerini anlatmak zorundadır. Aksi halde sadece unvanlar konuşulur. “Başkan” denir… ama ötesi olmaz. Bence meseleyi tam olarak buradan okumak gerekir.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE BİNA YIKILABİLİR
TAKA: Sayın Kazaz Seçilirseniz TTSO binasının yıkılması konusunda onay verecek misiniz?
AHMET KAZAZ: Bu konuyla alakalı bir kentsel dönüşüm süreci var. TTSO binası kentsel dönüşüm de yıkılacak. Bugünkü binanın Trabzon ticaretine yakışıyorr olmadığını düşünüyorum. Bundan dolayı benim de kanaatim yıkılması ve zamanın ticari ve sanayi vizyonuna uygun yeni bir bina yapılması. Bunu ilgili kurumlarla yapacak olduğumuz görüşmelerle süreci belirliyor olacağız.
TRABZONSPOR DEĞERİMİZ
TAKA: Trabzonspor olayına çok takılıyoruz. Pazartesi, Salı, Çarşamba galibiyeti, ondan sonraki süreçte hafta sonu maçının kadrosunu konuşuyoruz. Şehir Trabzonspor'la yaşıyor. Bu kadar yoğunlaşma abartı değil mi?
AHMET KAZAZ: Trabzonspor, bu şehir için çok kıymetli bir marka ve son derece önemli bir değeridir. Şehrin, Trabzonspor ile Trabzon kavramını çatıştırarak konuşmasının doğru olmadığını düşünenlerdenim. Dönem dönem bu tür hatalar yapılıyor. Bence konuya şu açıdan bakmak gerekiyor: Bir şehir, takımına bu kadar güçlü bir duygu besleyebiliyorsa, bu duyguyu neden şehrin büyümesi için kullanamıyoruz? Neden bunu daha güçlü bir değere dönüştüremiyoruz? Neden daha cesur olamıyoruz? Bakın, akşam bir maç oynandı. Kosova’nın nüfusu yaklaşık 1.8 milyon. Ama sahada Kosova oynadı, biz savunmada kaldık. Demek ki mesele sadece sayı ya da söylem değil; ne yaptığınızla ilgili. Türk kültüründe çok güzel bir söz vardır: “Birine kırk gün deli derseniz, kırkıncı gün deli olur.” Biz de çoğu zaman meseleleri bu noktaya getiriyor, görmek istediğimiz tabloya göre hareket ediyoruz. Oysa bu şehrin bütünselliğini daha ileriye taşıyacak bir bakış açısına ihtiyacımız var. Örneğin, 2022 şampiyonluğunda “Mutluluğa kurşun sıkma” mottosu vardı. Ve gerçekten de bir tek kurşun bile atılmadı. Bu, bu şehir insanının ne kadar duyarlı ve sahiplenici olduğunu açıkça gösterdi. Bu kampanya ne kadar sürdü? Yaklaşık bir ay. Demek ki bu şehir, doğru hedef ve doğru anlatımla çok kısa sürede büyük bir dönüşüm gösterebiliyor. Aynı şekilde, Trabzonspor sevgisini de şehrin gelişimi için organize edebilir. Yeter ki amaç doğru gösterilsin, fayda net ortaya konulsun ve yapılacaklar doğru anlatılsın. Bu şehrin insanı dünyada da güçlü, Türkiye’de de güçlü. Diasporası var, etkisi var, gücü var. Ama konu kendi şehrine gelince aynı başarıyı gösteremiyor. Neden? Çünkü biz, ne yapamadığımızı konuşmaya daha çok zaman ayırıyoruz. Oysa ne yapmamız gerektiğini; ticari, sportif ve kültürel olarak net bir şekilde ortaya koyup buna niyet edersek, bu iş olur. Unutmayalım; dünyada değişimi büyük çoğunluklar değil, az sayıdaki kararlı insanlar gerçekleştirmiştir. Önemli olan, bu şehirde doğruları söyleme ve uygulama cesaretini gösterebilmektir. Bizim meselemiz hemen doğru anlaşılmak değil; doğruyu yapmaktır. Çünkü zamanla doğru yaptıklarımız, zaten doğru algılanacaktır. Asıl güç de buradan doğar. Bu yaklaşım Ticaret Odası için de geçerlidir, Trabzonspor için de. Son olarak şunu sormak gerekiyor: 800 bin nüfuslu bir şehirden neden daha fazla sporcu çıkmıyor? Bu aslında dünyanın en önemli sorularından biri. Ve cevabı da zor değil. Trabzonspor, geçmişte bu şehri nasıl büyüttüyse, nasıl güçlendirdiyse, hangi duyguları harekete geçirdiyse; bugün de o ruhu yeniden ortaya çıkaracak adımları atmamız gerekiyor.

KOMİTELER TAŞINABİLİR
TAKA: Birbirine zıt olan sektörler aynı NACE koduyla aynı komitenin içinde yer alıyor. Bu NACE kodları nedir? Farklı meslek dalları aynı komitede nasıl olabilir?
AHMET KAZAZ: NACE kodları mesleki alanların gruplandırılması için kullanılan bir terim. Türkiye'deki karşılığı bu. Son zamanlarda bu konularla ilgili ciddi yasal düzenlemeler getirildi. Eğer ticari faaliyetinizde yoğunluğunuz köfte satmaksa köfte sektöründe oluyorsunuz. Ancak yaptığınız şirket herhangi bir ticari faaliyette kullanılmıyor, başka bir amaçla kullanılıyor nitelikteyse ve hiçbir ticari faaliyeti söz konusu olmamışsa, "Ya ben bunu kurdum ama orada iş yapmadım. Şimdi köftecilik değil terzilik yapacağım." deyip oraya taşıyabilirsiniz. Ve Ticaret Odası'nda da bu nitelikte çok şirket var. Bunların nedense çoğu seçime iki yıl kala kuruluyor. Daha sonra da seçim zamanında oradan oraya yer değiştiriyorlar. Bazı meslek komitelerinde ise benzeşmeyen işler var çünkü onları kümelendirebilecekleri kadar üye sayısı çıkmıyor. Çıkmayınca bir yerde topluyorlar. Ondan dolayı onları oraya yerleştiriyorlar evet. Ondan dolayı oradan oraya, oradan oraya taşınabiliyorlar.