Devlet Eski Bakanı Eyüp Aşık Demokrasi Nöbeti Sonrasında Taka’ya Konuştu
 
‘Türkiye ‘15 Temmuz’dan Bir Çıkış Yakalayacak’
 
Eyüp Aşık, 17, 18, 19, 20'nci dönem ANAP, 21'nci dönem DYP Trabzon Milletvekili. 53. Hükümette Devlet Bakanı oldu. Türkiye’nin yaşadığı darbe girişimlerine tanıklık etti. 12 Eylül darbesi sonrası milletvekili seçilen Aşık, kendi tabiriyle, kaynar kazanın içine düştü. Darbeleri yaşayarak tecrübe edinen Aşık, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili, ‘En düşmanca yapılan kalkışımdır’ yorumunda bulundu. Türk halkının darbelere karşı bilinçli olduğunu ifade eden Aşık, Erdoğan’ın çağrısından önce halkın meydanlara inmeye başladığını belirtti. İşte Aşık’ın o açıklamalarının özeti:
 
12 Eylül’de Kaynar Kazana Düştüm
 
TAKA: Geçmişte ülkemizin yaşadığı darbeleri gördünüz, hatta 12 Eylül darbe girişimi sonrasını milletvekili olarak sıcağı sıcağına yaşadınız, o günler nasıldı?
 
EYÜP AŞIK:12 Eylül’ün hemen ardından meclise girdim. 12 Eylül’ün hasarlarını tamir etmek, büyük ölçüde bizim iktidarımıza düştü. 1983 yılında milletvekili olduğum zaman Türkiye’nin tamamında sıkıyönetim vardı. Sıkıyönetim demek olağan üstü halin bir adım daha ilerisi. Olağan üstü halde karar sivillerde, sıkıyönetimde karar ve yetki askerlerde. Böyle bir ortamda milletvekili oldum. Hala 12 Eylül’ün kanunlarından uygulamalarından rahatsızlık duyulduğuna göre biz o zaman kaynar kazana düştük. Olabildiğince dikkatli sabırlı bir şekilde sıkıyönetimden normal idareye geçmeyi sağladık. Çok zor oldu. Beklenmedik çok şey oldu, Özal’ın cumhurbaşkanlığı gibi. 1960’tan 1980 yılına kadar hep askerler cumhurbaşkanı olmuş, bu gelenek haline gelmişti. Bu durum bir anda kırılıyor ve muhalefet, sivil toplum örgütleri, medya da sizle beraber değil, bu haldeyken cumhurbaşkanı sivil olacak diyorsunuz. O sivil başkanına geçiş çok önemliydi. 12 Eylül’ün kırılmasındaki en önemli olaylardan biriydi.
 
Kendinden Öncekilere Soruşturma Açtırmayan Tek Hükümet Olduk
 
TAKA: 28 Şubat’ın bir bölümünde iktidar olmayı, bir bölümünde meclisin içinde olmayı onun sıkıntılarını yaşadın O gün demokrasiyi kurtarmak için gerçekten mücadele ettiniz mi?
 




EYÜP AŞIK: 28 Şubat’ı bizzat içinde yaşadım. Demokrasiyi kurtarma adına mücadele edemedik. Yani şu şekilde oldu. 28 Şubat kararları Erbakan’a tebliğ edilince rahmetli Erbakan kendine göre çıkış yolları aradı. Mesut beye meclisten tam destekle güven oyu alması gerektiğini söyledi. Yani bugün olduğu gibi herkes oy verebilirse, biz bu askeri müdahaleyi kırarız dedi. Bunu kırmamız lazım dedi. Mesut Bey de çok geç oldu. Bundan sonra beklenen faydayı sağlamaz dedi. Bu kapsamda güvenoyu alamadılar. 1983’ten itibaren bugüne kadar her iktidar değişikliğinde kendinden öncekilere soruşturma açtırmayan tek iktidar biziz. Erbakan’la Çiller’in iktidarını devraldık. Hem de iddiaya göre askerin yardımıyla aldık. Asker onları hapse attırmak istiyordu biz sesimizi bile çıkarmadık.
 
Bu Bir Projedir Sıra Türkiye Ve İran’da
 
TAKA: Akşam Trabzon meydanında demokrasi mitingindeydin, 15 Temmuz’u nasıl okuyorsun?
 
EYÜP AŞIK: 15 Temmuz akşamı Dernekpazarı’nda halkla beraberdim. Millet orada toplanınca bırakıp Trabzon merkeze gelemedim. 15 Temmuz, 27 Mayıs’tan gelenlerden beri aşağı yukarı bendeki kanı bu, bütün ara duraklarıyla beraber, ana hatların tamamında dış etken var. Ama yinede bir yerlilik unsuru var hepsinde. Yerli katkı ilk defa bu kadar zayıftı. Burada görünen net şey; son 20-30 senede bir Libya vardı. Büyük güçlü bir devlet. Korkulan, hatırı sayılan hesaba katılan bir devlet. Bir Mısır vardı Ortadoğu da, Irak, İran, Suriye vardı hatırı sayılan, İsrail’in dizlerini titreten bir devletti. Türkiye hariç bunların dikkate alınır yanı kalmadı. Bu bir projedir. Sıra Türkiye ile İran’da. İran’ı ambargoyla falan zorladılar olmadı. Ama başka şeyler deneyecekler. Bu ikisinin de bir Suriye Irak gibi olmasını istiyorlar. Kafasından kim senaryo yazarsa bu 15 Temmuz bastırılmasaydı, bıçak sırtı gitti geldi. Gidip gelmeseydi Türkiye Suriye olurdu.
 
İktidar Çok Hassas Davranmalı
 
TAKA: 15 Temmuz’da demokrasinin kazanmasında kırılma noktası neresi, Tayyip bey mi, millet mi, medya mı?
 
EYÜP AŞIK: Yüz tane kırılma anı var. Hiç ummadık birisinin kendini tankın önüne atmasıdır. Bir tranva yaşatıyor. İçerde bir kolordu komutanı hemşehrimiz var. Erdal Öztürk. Çaykaralı. İstanbul 3. Kolordu komutanı, tutuklu. Darbeye ilk karşı çıkan adam oldu. Televizyonlarda; ‘Bütün askerlerimize emrediyorum kışlanıza dönün’ diye ilk açıklama yapan oydu. Ben zannediyorum yanlışlıkla tutuklanmış.  Darbeciler tarafından sıkı yönetim komutanı olarak gösterilmiş. Ben bu olayı inceledim. Karısıyla, çocuklarıyla görüştüm. Şu an bendeki kanaat Erdal Öztürk yanlışlıkla tutuklanmıştır. Erdal Öztürk darbe girişiminden bir hafta evvel izinli. Antalya’da askeri kampta tatilini geçiriyor. Olay patladığı zaman derhal kampı terk ediyor. Ormanda biraz bekliyor. Ardından TGRT ve NTV’ye bağlanıyor. Oralardan açıklama yapıyor; ‘Bu bir anayasal suçtur. Emir komuta hiyerarşisinde değildir, bütün bana bağlı birliklere emrediyorum. Derhal kışlanıza dönün’ diyor. Antalya’dayım diyemiyor. Dese görevi başında değil kimse dinlemez. Benim takip ettiğim kadarıyla FETÖ’yle uzaktan yakından alakası yok. Görünen belgelerde ise karşısına İstanbul sıkıyönetim komutanı yazılmış. Çetin Doğan’ın Ergenekon listesinde benimle ilgili ‘Bakan’ diye ismim çıkmıştı. Bana mı sordular. Yazmışlar.  Gece yarısı komutanını arıyor. Ben bu açıklamayı yaptım, Antalya’dayım şimdi birliğimin başına geliyorum. Arabasına biniyor. Darbeciler yakalamasın diye ara yollardan gidiyor. İnegöl’de köfte yiyor. Orada yakalanıyor darbeci diye! Şimdi Silivri’de yatıyor. Ben ümit ediyorum ki iktidar bu yönde çok hassas davranacak. Bunlar ayıklanacak. Bende üzerime düşeni yapacağım.
 
Türk Demokrasisi 200 Yıl İleri Gitti
 
TAKA: Bugüne kadar tüm liderler askerin karşısında çekilmek zorunda kaldı. O aksine üzerine gitti. Bu darbe kalkışımın da Tayyip beyin rolü nedir?
 
EYÜP AŞIK: Hiç şüphesiz darbe girişiminin püskürtülmesinde en önemli olaylardan biride Tayyip Erdoğan’ın sokaklara çıkın demesi. Belki ondan önemlisi senelerdir darbe karşıtı birikim var. Darbe karşıtı bir bilinç oluşmuş. İçinde yaşadığımız için kıymetini bilmiyoruz. Türk halkı, demokrasisi sınıf atlamış. Türk demokrasisi dünya demokrasilerinden daha ileri bir noktaya gelmiş. Darbenin televizyonlarda duyulduğu saatte ben çarşıya indim. Erdoğan’ın açıklamasından evvel.  Bütün köylülerin de çarşıda olduğunu gördüm. İnanılmaz bir şey. Türk demokrasisi 200 senede alınamayacak bir mesafeyi son 50 senede aldı. Bu bilinç o gece meydana gelmedi. Darbeciler başarılı olsaydı bu dirence birkaç ay dayanamazlardı.
 
Kırılma Noktaları
 
EYÜP AŞIK: Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek Erdoğan’dan önce çıktı Televizyona, sokaklara çıkın teslim olmayın biz bunu başaracağız dedi. Ondan sonra TRT’ye İbrahim Usta, Ayhan Yıldız, Süleyman Soylu gidiyor. Düşünki askerin işgal etiği bir yere silahsız gidiyorlar. Bu bilinç çok önemli. Bu bütün dünyaya büyük bir ders oldu. Suriye’yi, Libya’yı, Mısır’ı, Irak’ı hallettik Türkiye’yi de iç savaşa sürükleriz diye düşünenler. Buradan ders çıkarmışlardır. Birçok kırılma noktası var. Özel kuvvetlerin teslim edilmemesi. 1. Ordu komutanının tavrı bir kırılma noktasıdır. Hepsinden önemlisi milletin tavrıdır. Birde darbecilerin yaptığı akılsız işler. Meclisi bombalama, sabaha karşı yapılacak işi gündüze alma gibi.
 
Menfaatleri  Çarpıştı
 
TAKA: Dünyanın çok hassas bir konumundayız. 1960 darbesi, 1971 muhtırası 1980 ihtilalı, 28 Şubat, 27 Nisan, 17-25 Aralık, Gezi parkı, ne istiyorlar bizden. Biz bağımsız cumhuriyet değimliyiz?
 
EYÜP AŞIK: Televizyonda Filinta diye bir dizi vardı TRT 1’de. Orada aşağı yukarı bu durumun özeti var. Abdulhamit padişah olmuş, Sultan Abdulaziz’i darbeyle indirmişler. Suikastla öldürmüşler. Apdulhamit onun öldürüldüğüne inanıyor. Devletin hiçbir şeyine güvenmiyor. Kendisi bir yan gizli örgüt kuruyor. Senaryo ama gerçeklerden alınmış bir senaryo. Ordusunun içi karışmış, masonlar ayrı şey kuruyor, elçilerin ayrı emelleri var. Her ortamda savaş çıkarılıyor. Bütün bu karışıklıklar Osmanlı imparatorluğunu parçalamak içindi. Bunu yapmak isteyenlerin menfaatleri de çarpıştı. Boğazlar Rusların eline geçerse bizim halimiz ne olur, Ruslar diyor ki boğazlar İngilizleri eline geçerse bizlerin hali ne olur. Bütün bu olayların altında yine aynı şey devam ediyor. Devam ederken ilişkileri kesmek mümkün değil. Global dünyada yaşıyorsun.
 
Dış Siyaset Değişecek Rusya’yı Kardeş Göreceğiz
 
TAKA: 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi neleri değiştirir?
 
EYÜP AŞIK: 15 Temmuz Türkiye’nin dış siyasetinde çok ciddi değişiklikler yapacak. Amerika ve Avrupa birliğiyle olan irtibatımız samimiyetten resmiyete dönecek. İlişkilerimiz kesilmeyecek. Rusya’yla olan ilişkilerimiz onları kardeş görmeye dönecek. Uçak düşürme hadisesi bile silinecek yakın zamanda, belki Kürtlerde ayrım ortadan kalkacak. Sağ-sol tartışmasının kalan izi de silinecek.  PKK Terörü ve Kürt sorunuyla olan mücadele şekil değiştirecek. Belki onu Amerika’yla değil Rusya’yla yapacağız. Çünkü Amerika terörü destekliyor. Amerika İŞİD’de de var, Taliban dada var. Benim tahminim Türkiye kulvar değiştirecek. 12 Eylül’den sonra Türkiye’de sağ sol ayrımı kalkmıştı. Ama derin izleri vardı. Emperyalizme karşı yeni bir saf oluşacak.
 
Kimse Kafasını Kuma Sokmasın
 
TAKA: Bir siyasi analiz yapar mısınız. 15 Temmuz kalkışması Tayyip beyin başkanlık sistemi arzusu. Bu darbe girişiminin siyasi partileri birleştirmesi önümüzde Türkiye demokratik parlamenter sistemle mi devam eder yoksa 15 Temmuz’un etkisiyle başkanlık sistemine mi geçer?
 
EYÜP AŞIK: Ben şöyle tahmin ediyorum, 15 Temmuz’un getireceği birçok hayırlar da var. En basiti aşırı derecede gerginlik vardı bu gerginlik ortadan kalktı. İlişkiler normale doğru gidiyor. Bundan sonra en başta Tayyip Erdoğan olmak üzere iktidarın tutumu, çok daha herkesin iktidarı olma yönünde olacak. Ötekileştirme kalkacak. Büyük oranda azalacak. İnşallah hukuk sitemi rayına kısa sürede oturacak. Hukuka güven artacak. Ben bu durumdan Türkiye’nin bir çıkış yapacağını bekliyorum. Belki dış politikada kulvar değişecek. Belki PKK’yla mücadele daha kolay olacak. Belki İslam ortak savuma sistemi, pek çok ülkenin katılacağı o tür şeyler gelişecek.
 
Bu Örgüte Herkes Bulaşmış
 
TAKA: Sayın Bakanım son sözleriniz neler?
 
EYÜP AŞIK: Ülkem adına geçmiş olsun diyor. Bunun sonucu ülkeyi iç savaşa sürüklemekti. Bu çok düşmanca bir girişimdi. Çok büyük bir tehlike atlattık. Bu bize bir ders olsun. Bu cemaate bulaşmayan kimse yoktur, herkes başını kuma sokmasın. Askeriyenin yarısı paralelci, yargının yarısı paralelci, emniyetin, akademisyenlerin yarısı paralelci AK Parti’nin paralelcisi yok öylemi? Hiç kimse kendini kenara çekmesin ben dahil herkes özeleştirisini yapsın. Din ticareti işine de biraz mesafeli duralım. 10 binlerce aile zor durumda işten atılmış. İşini kaybeden adamın durumunu bir düşünün. Gözaltılar, yargılamalar, ayıklamalar ve suçsuz olanın iadelmeri seri yapılmalı. Aksine ülke bundan zarar görüyor. 1980 sonrasındaki gibi suç unsurları oluşur.
 
YUSUF TURGUT