Bugünkü yazının başlığı, Trabzon’un çeşitli yerlerindeki “bilbortlarda” yer alan bir ilandan ibarettir. Bu ilan, tam anlamıyla bir yüzkarasıdır. Neymiş? 2 İmam Hatip öğrencisi TEOG’ta tam puan almışlar! Peki, imam-hatiplerde okuyan öğrenci sayısı kaç? Geriye kalan öğrencilerin puanı kaç? Kaldı ki, imam-hatip öğrencilerinin puandan çok, eğitimsel davranışları ile örnek olmaları beklenmelidir. Öğrencileri aldıkları yüksek puanlara göre sıralamak, onların kişiliklerine hakarettir. Unutulmamalı ki, 15 Temmuz’da halkın üzerine tankları sürenler, ulusal sınavlarda çok yüksek puanlar alarak oralara gelmişlerdi. Oysa bize o tankların altına yatacak, vatansever ve eğitimli insanlar gerekir.

Öteden beri eğitim sistemini bir okul merkezinde düşünmenin çok yanlış olduğunu söylüyoruz. Bildim bileli,  eğitim sistemini tartışanlar hep imam-hatipleri merkeze alarak tartışmalarını sürdürüyorlar. Bir taraf, imam-hatipleri dışlayarak iyi bir eğitim sistemi kurulabileceği inancıyla sistemi kurgulamaya çalışırken, öteki taraf da imam-hatip liselerini sistemin en seçilmiş alt sistemi olarak değerlendirmektedir. Şu anda bu ikinci anlayış hüküm sürmektedir. Oysa sistem bir bütündür; okulların her biri “özel”dir, önemlidir. Bütün okullardaki öğrenciler, bu kültürün bir parçası olarak eğitilmekte ve herkes, kendi bireysel yeteneklerine göre yetişmeye çalışmaktadır. Hiçbir öğrenci, başka öğrenciden daha önemli değildir. Hele “iyi not alan öğrenci, daha iyidir.” anlayışı kul hakkı ihlâline girer. Öğrencileri notlarına göre sıralamak da tam bir insan hakkı ihlâlidir.

Öğrencilerin testlerden aldıkları puanlara göre sıralanması, hem ahlâken, hem de pedagojik olarak yanlıştır. Bildiğim kadarıyla bu sıralama, mevzuat açısından da yasaktır. Bütün bunlara rağmen, böyle bir davranış niçin yapılır? Anlamak mümkün değil!..

Tekrar ediyorum: İmam-hatip liselerinin diğer liselerden farkı yok; hepsinde hepimizin çocukları öğrenim görüyor. Bir aileden imam-hatip lisesine giden öğrenci de var, Anadolu lisesine giden de… Şimdi bunlardan İmam-Hatip lisesine giden çocuğunuz daha kıymetli mi? Böyle bir ayrım yapmak asla ahlaki değildir!..

İmam-hatipleri dışlayarak sistemi kurgulayan yaklaşımın ideolojik olması gibi, imam-hatip liselerini merkeze alarak da sistemi kurgulayan yaklaşım da ideolojiktir. Oysa bizim eğitim sistemi yaklaşımımız “pedagojik” olmalıdır. Pedagojik olmayan eğitim sistemi yaklaşımlarının, insan yetiştirmede istenen başarıyı yakalaması zor, hatta imkânsızdır.

Bütün reklamlarda olduğu gibi, bu ilandaki reklamda da doğruluk payı neredeyse sıfırdır; çünkü bilimsel değildir.  Nitekim kaç öğrenci içerisinden 2 öğrenci ile bir yere damga vurduğunuzu iddia ederseniz, bu komik olur! Öğrencilerimizin her biri kıymetlidir; TEOG’ ta 200 puan alanlar da… Hatta TEOG’ ta 200 puan alarak asker olmuş ve tankın altına yatmış biri, TEOG’ ta 500 puan alarak asker olmuş ve tankın üzerinden halka ateş açmış birinden çok daha kıymetlidir. O halde TEOG’ u düşünmekten çok, çocuklarımızın iyi insan olmaları konusunda onlara nasıl katkı yapabileceğimiz üzerinde kafa yormak, bu ülkeyi sevmemizin en önemli göstergesidir. İnsan yetiştirme düzenimizin, ülkesini seven insanlar yetiştirmede başarılı olması önemsenmelidir. Gerisi teferruat…