Zeki Uzundurukan: Skoru Değil, Tribünleri ve Tekke’yi Konuştu


Uzundurukan’ın yazısında iki ana tema öne çıkıyor: tribünlerin boşluğu ve Fatih Tekke’nin cesur taktik anlayışı. İlk yarıda tek şutla gol bulan Trabzonspor’un oyun olarak zayıf olduğunu açıkça vurguluyor. Buna rağmen ikinci yarıdaki değişikliklerle takımın “TSunami” gibi oyuna ağırlık koyduğunu söylüyor. Özellikle Zubkov ve Okay hamlelerini maçın kırılma anı olarak görüyor. Ancak en sert eleştirisi taraftara yönelik; zirve yarışı veren bir takımın tribünlerinin boş kalmasını camia adına ciddi bir sorun olarak yorumluyor. Uzundurukan’a göre Tekke, dar kadroya rağmen modern ve cesur denemeler yapan bir teknik adam ve bu nedenle destek görmeli.

Olcay Çakır: Sistem Var Ama Netlik Yok


Olcay Çakır’ın değerlendirmesi daha taktik odaklı. Ona göre Trabzonspor’un sahadaki dizilişi ile oyun içindeki yerleşimi arasında kopukluk var. Sürekli değişen rollerin oyuncuların alışmasını zorlaştırdığını, bunun da akıcılığı bozduğunu savunuyor. Ancak tüm bu tartışmalara rağmen önemli bir tespit yapıyor: “Bu takım kazanıyor.” Yani oyun eleştirilebilir ama skor üretme refleksi değerli. Çakır ayrıca Onuachu’nun takımın en kritik kozlarından biri olduğunu özellikle vurguluyor. Tribünlerin azalmasını ise yönetim ve teknik heyetin masaya yatırması gereken ciddi bir organizasyon sorunu olarak görüyor.

İskender Günen: Orta Saha Sorunu ve Doğru Hamleler


Günen’in yorumunda ilk yarıdaki üretkenlik problemi ve orta saha yetersizliği öne çıkıyor. Oulai ve Bouchouari ikilisinin etkisiz kaldığını, Folcarelli’nin yokluğunda merkezde ciddi boşluk oluştuğunu belirtiyor. Savic’in hatasını da net biçimde eleştiriyor. Ancak ikinci yarıdaki oyuncu değişikliklerinin maçı çevirdiğini kabul ediyor. Günen’e göre sonuç önemli fakat oyun hâlâ gelişime muhtaç. Ayrıca o da taraftar desteğinin azlığını büyük takım refleksiyle bağdaşmayan bir durum olarak değerlendiriyor.

Papara Park’ta Sessiz Alarm! 5 Bin 720 Taraftar, Kombine Krizi ve VİRA’dan Çarpıcı Mesaj
Papara Park’ta Sessiz Alarm! 5 Bin 720 Taraftar, Kombine Krizi ve VİRA’dan Çarpıcı Mesaj
İçeriği Görüntüle

Cemal Ersen: Kazandıran Duran Toplar ve Kimya Uyarısı


Ersen, maçın kilidini duran toplar ve Nwaiwu’nun kafa golleri olarak görüyor. Ona göre Tekke’nin üçlü savunma ısrarı riskli ama devre arası müdahaleleri doğruydu. Ancak asıl eleştirisi, takım kimyasıyla çok fazla oynanması üzerine. Sürekli rol değişikliklerinin sistemin oturmasını zorlaştırdığını savunuyor. Yani galibiyete rağmen oyunun oturmadığı görüşünde.

Yunus Emre Sel: Kafalar çalıştı 3 puan geldi

Trabzonspor'un ilk yarıdaki fotoğrafı netti: Top sende gibi, oyun rakipte. Çünkü düzen topu ilerletmeyi değil, aynı yerde çevirmeyi üretti. Stoperden stopere, bekten stopere dolaşan pas trafiği seyirlik kaldı; dikine pas yok, araya koşu yok, üçüncü bölgeye taşıyacak bağlantı yok. Karagümrük panik yapmadı, sadece hatayı bekledi.

Trabzonspor adına ise kapanan takıma karşı kilidi açacak bireysel kalite, doğru yerleşim ya da sürekli hareket... İlk yarıda üçü de eksikti. İkinci yarıda "aynı planla biraz daha" değil, planın doğası değişmeliydi ve Fatih Tekke bunu yaptı. Bouchouari-Okay değişikliği merkeze farklı bir pas ritmi ve yön duygusu getirdi. Augusto-Zubkov hamlesi sağ kanada oyun aklı kattı; top ayağına geldiğinde ne yapacağı belli bir oyuncu ile kanat organizasyonu yeniden kuruldu.

Top artık geride değil, ileriye aktı. Bu değişim beklerin karar kalitesini de yükseltti; bindirmeler boş koşu olmaktan çıktı, planlı hale geldi ve Trabzonspor üçüncü bölgede çoğaldı. Sonuç goller duran toptan geldi ama rastgele değildi: Baskının getirdiği iki korner, çalışılmış iki organizasyon, arka direkte Nwaiwu'nun kafa vuruşları... Özetle Tekke'nin hamleleri oyuncu değil, zihniyet değişikliğiydi. Trabzonspor ilk yarıda kaybettiği oyunu ikinci yarıda sahiplendi; daha çok koşarak değil, daha doğru düşünerek ayağa kalktı.

Muhabir: HABER MERKEZİ