Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Meclis Üyesi Ahmet Kazaz, Karadeniz bölgesindeki şehirler arasında son dönemde artan kıyaslama ve sert söylemlere karşı yapıcı bir duruş sergiledi. Karadeniz’in bir bütün olarak kalkınmasının yolunun, illerin birbirini rakip görmesinden değil, birbirini tamamlayan unsurlar olarak kabul etmesinden geçtiğini belirten Kazaz, ekonomik büyümenin sınırları aşan bir doğası olduğunu hatırlattı. Bu açıklama, sadece Trabzon için değil, tüm Karadeniz illerinin ortak geleceği için stratejik bir yol haritası niteliği taşıyor.
Şehirler Arası Etkileşim ve Ekonomik Yayılım
Ekonomik hareketliliğin tek bir kentin sınırlarına hapsedilemeyeceğini vurgulayan Ahmet Kazaz, Türkiye’den başarılı sanayi ve ticaret akslarını örnek gösterdi. Ankara-Eskişehir ve İstanbul-Kocaeli arasındaki sinerjinin her iki kenti de yukarı taşıdığını ifade eden Kazaz, "Lojistik, turizm ve yatırım tek bir merkezde toplanmaz; çevre illere de sirayet eder. Güçlü bir Trabzon, güçlü bir Rize, Giresun veya Ordu demektir. Bugün asıl mesele hangi kentin daha önde olduğu değil, Karadeniz’in küresel ölçekte nasıl bir çekim merkezi haline geleceğidir," şeklinde konuştu.
Trabzon’un Tarihsel Misyonu ve Kapsayıcılık
Trabzon’un asırlardır süregelen ticaret kenti kimliğinin, diğer şehirlere karşı bir üstünlük kurma aracı değil, birleştirici bir sorumluluk olduğunu ifade eden Kazaz, kapsayıcılık vurgusu yaptı. Şehrin jeopolitik konumunun getirdiği birikimin bölge yararına kullanılması gerektiğini savunan TTSO Meclis Üyesi, "Bir adım atarken komşu illerimizin hassasiyetlerini gözetmek, fırsatları paylaşarak büyütmek zorundayız. Birbirimizin emeğini zayıflatmadan, ayağına basmadan hareket etmek hem etik hem de ekonomik bir zorunluluktur," dedi.
Veri Temelli Strateji ve Gelecek Planlaması
Sığ tartışmalar ve popüler söylemler yerine bilimsel verilerle hareket edilmesinin önemine değinen Ahmet Kazaz, Karadeniz’in geleceği için somut bir strateji önerdi. Bölgenin enerji, teknoloji, turizm ve lojistik gibi devasa potansiyeller barındırdığını hatırlatan Kazaz, bu potansiyelin ancak "bütüncül bir yaklaşımla" katma değere dönüşebileceğini belirtti. Kazaz’a göre, bölge illerinin enerji harcaması gereken asıl alan, birbirleriyle yarışmak değil; küresel pazardan alınan payı artıracak ortak projeler geliştirmek olmalıdır.




