Her İki Kişiden Biri Bankaya Borçlu: Bireysel Borç 5,6 Trilyon TL’yi Aştı

Ekonomideki daralma, yüksek enflasyon ve faiz oranlarındaki artış, Türkiye’de bireylerin banka borçlarını rekor seviyelere taşıdı. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin Kasım 2025 verilerine göre, toplam bireysel borç stoku 5,6 trilyon TL’yi aştı. Bu durum, nüfusun yarısından fazlasının borç batağına saplandığını ortaya koyarken, borçlanmanın yalnızca artmakla kalmadığını, aynı zamanda derinleştiğini de gösteriyor.


Bankalara borcu olan kişi sayısı 43,6 milyona ulaştı

TBB’nin verilerine göre, bankalara borcu olan kişi sayısı 1,9 milyon kişi artarak 43,6 milyona yükseldi. Türkiye nüfusunun yaklaşık 86 milyon olduğu düşünüldüğünde, her iki kişiden birinin bankalara borçlu olduğu anlaşılıyor. Bu oran, finansal sistemdeki baskının toplumun her kesimine yayıldığını gözler önüne seriyor.

Kişi başına düşen ortalama borç ise geçen yıla göre %42,5 artışla 130 bin 16 TL’ye çıktı. Bu miktar, güncel asgari ücret üzerinden hesaplandığında yaklaşık 4,6 asgari ücrete denk geliyor.


Kredi kartı ve ihtiyaç kredilerinde rekor artış

Veriler, borcun yalnızca büyüklüğünün değil, kompozisyonunun da değiştiğini gösteriyor. Kredi kartı ve ihtiyaç kredilerindeki artış, ekonomik zorlukların vatandaşı temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlanmaya zorladığını ortaya koyuyor.

Bu tablo, borcun geçici ya da anlık bir durum olmadığını, aksine sürdürülebilirlikten uzak bir finansal döngüye dönüşmekte olduğunu gösteriyor.


Deprem bölgesindeki iller borçlanmada başı çekiyor

Raporda öne çıkan bir diğer çarpıcı veri ise borçlanmanın bölgesel dağılımı oldu. Kredi kartı borçlarındaki en yüksek artış oranları, geçtiğimiz yıl büyük yıkıma yol açan deprem felaketinden etkilenen şehirlerde görüldü:

  • Adıyaman: %78,7 artış

  • Kahramanmaraş: %76,2 artış

  • Hatay: %71,0 artış

  • Malatya: %67,4 artış

Afet bölgesindeki bu artış, vatandaşların yeniden hayat kurma çabalarını borçlanma yoluyla sürdürdüğüne işaret ediyor. Aynı zamanda bölgesel destek mekanizmalarının yetersiz kaldığına dair eleştirileri de gündeme getiriyor.


Artan borçluluk oranları, yalnızca bireysel değil, aynı zamanda sistemik bir risk olarak da dikkat çekiyor. Borçların çevrilebilirliğinin sorgulanmaya başlandığı bu dönemde, bütçe açığını kapatmak için borca sarılan milyonlar, gelecekte daha büyük ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kalabilir.

Kaynak: KARAR