Atıklar Arasındaki Gizli Hazine: Kent Madenciliği Nedir?
Günümüzde hızla artan elektronik atık miktarı, beraberinde yeni ekonomik ve çevresel çözümleri de getiriyor. Bunlardan en önemlisi olan kent madenciliği, kullanım ömrünü tamamlayan cihazlardaki değerli madenleri geri kazandırmayı hedefliyor. Özellikle cep telefonları, bilgisayarlar, beyaz eşyalar ve hurda araçlardaki kablo, batarya ve devre kartları, bakır, altın, paladyum gibi kıymetli metalleri içeriyor. Bu metallerin geri dönüşümü hem doğal kaynak kullanımını azaltıyor hem de çevre kirliliğini önlemeye katkı sağlıyor.

Kent madenciliği, klasik yeraltı madenciliğinin bir uzantısı olarak değerlendirilirken, bu yöntemle hem çevresel hem de ekonomik açıdan sürdürülebilir bir döngü oluşturuluyor.

“Evimizdeki Eski Telefonlar Bile Hâlâ Değer Taşıyor”
Konuyla ilgili açıklama yapan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Yener Yazıcı, elektronik atıkların içeriğinde yüksek oranda kıymetli metaller bulunduğuna dikkat çekti. Yazıcı, “Çekmecede unuttuğumuz eski bir telefon hâlâ devre kartı, mıknatıs ve değerli metaller içeriyor. Altın, bakır ve paladyum gibi elementler, yer altı madenlerinden bile daha yoğun şekilde bu cihazlarda yer alıyor” dedi.

Yazıcı, geri dönüşüm sürecinde tıpkı klasik madencilikte olduğu gibi fiziksel ve metalurjik yöntemlerin kullanıldığını, bu nedenle kent madenciliğinin madencilik biliminin doğrudan bir parçası olduğunu vurguladı.

62 Milyon Tonluk Dev Elektronik Atık Yığını
Dünya genelinde her yıl 62 milyon ton civarında elektronik atık oluşuyor. Bu atıkların ekonomik karşılığı ise 60 milyar doların üzerinde. Ancak bu atıkların yalnızca yüzde 22’si toplanıp geri dönüştürülebiliyor. Türkiye’de de geri dönüşüm oranları henüz düşük seviyelerde. Prof. Dr. Yazıcı, bu oranın artırılması için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Sıfır Atık Projesi gibi girişimlerin önem taşıdığını ancak daha fazla Ar-Ge desteğine ve yatırımlara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Ayrıca Maden Tetkik ve Arama (MTA) gibi kurumların da elektronik atıklardan değerli metallerin geri kazanımı konusunda çeşitli projeler yürüttüğü ifade ediliyor. Bu gelişmeler, Türkiye’nin hammadde bağımlılığını azaltması açısından stratejik öneme sahip.

Yeşil ve Dijital Dönüşümde Anahtar Rol
Elektrikli araçlar, giyilebilir teknolojiler ve dijital cihazlar için gerekli olan lityum, kobalt, nikel gibi hammaddelerin çoğu, küresel ölçekte Çin gibi sınırlı sayıda ülkeden temin ediliyor. Bu durum, tedarik zincirindeki kırılganlığı artırırken, kent madenciliği yerel çözümler sunarak stratejik bağımsızlığı güçlendirme potansiyeline sahip. Yazıcı bu konuda, “Dünyanın yaşadığı krizler ve fırsatlar bizim için de geçerli. Kaynaklarımızı akıllıca kullanmalı, atıklarımızı servete dönüştürmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Kent madenciliği, yeşil dönüşümün, döngüsel ekonominin ve hammadde bağımsızlığının temel taşlarından biri olarak görülüyor. Özellikle büyük şehirlerdeki atık potansiyeli, geri dönüşüm sistemlerinin geliştirilmesi hâlinde önemli bir ekonomik kaynağa dönüşebilir.

Kaynak: İHA