Doğu Karadeniz Bölgesi son günlerde adeta iki mevsimi bir arada yaşıyor. Yüksek kesimlerde etkisini sürdüren kar yağışı, ani sıcaklık artışlarıyla birlikte hızla erimeye başlarken, aralıklı yağışlar bu süreci daha da riskli hale getiriyor. Özellikle Trabzon ve çevresinde dere seviyelerinin yükselmesi, dik yamaçlı arazilerde toprak kaymalarının artma ihtimaliyle birleşince bölgede yaşayan vatandaşlar için ciddi bir tehdit oluşuyor. Uzmanlar, bu dönemin yılın en kritik zamanlarından biri olduğuna dikkat çekerek uyarılarını peş peşe sıralıyor.

Kar Erimesi ve Yağışlar Tehlikeyi Katlıyor

Bölgede yüksek kesimlerde biriken kar kütleleri, ani sıcaklık değişimleriyle birlikte hızla eriyor. Bu durum, dere ve akarsuların debisinin kısa sürede artmasına yol açıyor. Aynı zamanda devam eden yağışlarla birleşen kar suları, özellikle dar vadilerde taşkın riskini büyütüyor. Uzmanlara göre, bu süreçte toprağın suya doygun hale gelmesi heyelan riskini ciddi ölçüde artırıyor. Eğimli arazilerde suyun tutunamaması ise toprak kaymalarını kaçınılmaz hale getiriyor.

Dik Coğrafya Heyelan Riskini Artırıyor

Doğu Karadeniz’in en büyük dezavantajlarından biri olan engebeli ve dik arazi yapısı, doğal afet risklerini daha da artırıyor. Bölgedeki yamaçların büyük bölümü gevşek toprak yapısına sahip olduğu için yoğun su yükü karşısında dayanıklılığını kaybedebiliyor. Özellikle yerleşim yerlerine yakın bölgelerde meydana gelebilecek heyelanlar, ulaşımda aksamalara ve ciddi maddi kayıplara neden olabiliyor. Son yıllarda yaşanan benzer olaylar, bu riskin ne kadar gerçek olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Uzmanlardan Kritik Uyarı: “En Riskli Aylardayız”

Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, bölgenin yılın en tehlikeli dönemlerinden geçtiğini belirtiyor. Ersoy’a göre özellikle mevsim geçişleri, kar erimesi ve ani yağışların birleştiği zamanlar büyük risk taşıyor. Geçmişte yaşanan olaylara dikkat çeken Ersoy, kısa sürede gerçekleşen yoğun kar erimelerinin büyük felaketlere yol açabildiğini vurguluyor. Bu nedenle vatandaşların resmi kurumların uyarılarını yakından takip etmesi ve gerekli önlemleri alması gerektiğinin altını çiziyor.

Yerleşim Alanları ve Ulaşım Tehdit Altında

Artan su seviyesi ve toprak hareketleri, özellikle dere yataklarına yakın yerleşim alanlarında yaşayan vatandaşlar için ciddi bir risk oluşturuyor. Heyelanlar nedeniyle yolların kapanması, ulaşımda aksamalara neden olurken, bazı bölgelerde maddi hasar riski de gündeme geliyor. Uzmanlar, özellikle riskli bölgelerde yaşayanların dikkatli olması ve olası tahliye uyarılarını ciddiye alması gerektiğini ifade ediyor.

Kaynak: İHA