Trabzonlu Üreticilerden Rekolte Tepkisi: Oyun Yine Başladı mı?
Trabzon İli Fındık Üreticileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi, yeni sezon öncesinde fındık üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Üretim maliyetlerinin gübre, ilaç, işçilik ve nakliye giderleri nedeniyle yükseldiği belirtilerek, fındık için tavan değil üreticinin emeğini koruyacak bir taban fiyat açıklanması istendi. Rekolte tahminlerinin piyasayı ve fiyatları etkilediğini savunan üretici temsilcileri, rekoltenin harman döneminde belirlenmesi ve üreticinin yazılı beyanının esas alınması çağrısında bulundu.

“Tavan değil, taban fiyat açıklansın”
Fındığın kilogram maliyetinin bilimsel veriler ve sahada yaşanan gerçekler dikkate alınarak hesaplanması gerektiği belirtildi. Üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için açıklanacak fiyatın bir tavan fiyat değil, güvence sağlayan taban fiyat olması istendi. Gübre, ilaçlama, bahçe bakımı, nakliye ve işçilik giderlerindeki artışın üretim maliyetini ciddi biçimde yükselttiğine dikkat çekildi.

Bir tarım işçisinin günlük yevmiyesinin 3 bin ile 3 bin 500 TL arasında olduğu ifade edilerek, gerçekçi bir maliyet hesabı yapılmadan belirlenecek alım fiyatlarının üreticiyi memnun etmeyeceği vurgulandı.
“Oyun yine rekolteden mi başladı?”
Çin’in Makao Adası’nda 12-24 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen 43. Dünya Kuruyemiş ve Kuru Meyve Kongresi’nde yeni sezon Türkiye fındık rekoltesinin 809 bin 940 ton olarak açıklandığı belirtildi. Aynı kongrede 2025-2026 sezonu üretiminin ise 518 bin ton olarak gösterildiği aktarıldı.
Üretici temsilcileri ve ziraat odalarının bu rakamlara tepki gösterdiği belirtilerek, bahçelerde karşılığı olmadığı savunulan rekolte tahminlerinin fındığın fiyatını düşürmeye yönelik olduğu ileri sürüldü. Rekolte açıklamalarındaki çelişkilerin giderilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığına çağrı yapıldı.
Rekolte harmanda belirlensin çağrısı
Fındık rekoltesinin sezon başlamadan yapılan tahminler yerine harman döneminde belirlenmesi istendi. Üreticinin yazılı beyanının da rekolte tespit sürecinde esas alınması gerektiği ifade edildi. Böylece farklı kurumlar tarafından açıklanan rakamlar arasındaki çelişkilerin ortadan kalkacağı savunuldu.
Üretici temsilcileri, rekolte konusunda uzun süredir yaptıkları çağrıların karşılık bulmadığını belirtti. Geçen sezon kuraklık, külleme ve kahverengi kokarca nedeniyle üreticinin büyük kayıp yaşadığı, iklim koşulları karşısında çaresiz kaldığı dile getirildi.
“Üretici kan ağlıyor, ihracatçı dört köşe”
Geçen sezona göre fındık ihracat miktarında yüzde 31 düşüş yaşanmasına rağmen, satış değerinde yüzde 17 artış kaydedildiği ifade edildi. Daha az ürün satılarak daha fazla gelir elde edildiğine dikkat çekilirken, buna rağmen serbest piyasada fındık fiyatlarının 140, 150 ve 170 TL seviyelerinde kalmasına tepki gösterildi.
Yeni sezon öncesinde fiyatların geçen yılın altına çekilmesi için yeniden bir sürecin başlatıldığı iddia edildi. Üreticinin ürününün düşük fiyatlarla elinden alındığı, aracı, tüccar, kırıcı, ihracatçı, fabrikatör ve tedarikçilerin ise kazanç sağladığı savunuldu.
“Çiftçi yoksa yiyecek, yiyecek yoksa gelecek yok”
Açıklamada, tarımın ve üreticinin önemine dikkat çekilerek, “Çiftçi yoksa yiyecek yok, yiyecek yoksa gelecek yok” mesajı verildi. Gıda ithalatının çıkmaz sokak olduğu belirtilerek, ülkenin bu çıkmazdan kurtarılması gerektiği ifade edildi.
Üreten çiftçinin alın terinin karşılığını alamadığı bir sistemin sürdürülebilir olmayacağı vurgulandı. Tarım politikalarının üreticiyi koruyacak, üretimi artıracak ve çiftçinin sektörde kalmasını sağlayacak biçimde yeniden düzenlenmesi istendi.
“Desteği toprağa değil, ürüne verin”
Mevcut destekleme sisteminin verim ve kaliteyi artırmadığı savunularak, desteğin toprağa değil üretilen ürüne verilmesi çağrısı yapıldı. Ürüne dayalı destek sistemiyle üretim sürecinin izlenebileceği, verim ve kalitenin artırılabileceği belirtildi.
Karadeniz Bölgesi için fındık ve çayın vazgeçilmez ürünler olduğu vurgulandı. Desteklerin doğrudan üretimi teşvik edecek şekilde verilmesinin hem üreticinin gelirini hem de ürün kalitesini yükselteceği ifade edildi.
Fiskobirlik yeniden yapılandırılsın
Fındık piyasasında alıcıların tekelleşmesinin üretici üzerinde baskı oluşturduğu ve fiyatların düşmesine neden olduğu ileri sürüldü. Fiskobirlik’in yeniden yapılandırılması, bütün üreticileri kapsaması ve piyasada belirleyici bir rol üstlenmesi istendi.
Türkiye’nin dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 70’ine sahip olmasına rağmen işleme ve pazarlamada yeterince söz sahibi olamadığı belirtildi. Fındıkta kalıcı ve istikrarlı bir yapı kurulması için üreticiyi merkeze alan politikaların hayata geçirilmesi gerektiği kaydedildi.
Trabzonlu fındık üreticileri ve ziraat mühendisleri, yeni sezon öncesinde maliyet hesabına dayalı taban fiyat açıklanmasını, rekoltenin harmanda belirlenmesini ve ürün bazlı destek sistemine geçilmesini istedi. Üreticinin korunmadığı bir sistemde fındık üretiminin geleceğinin tehlikeye gireceği uyarısında bulunuldu.