Giresun’da Köylülerin Köprü Çilesi: “Sadece Güvenli Geçiş İstiyoruz”
Özellikle sağanak yağışların ardından derenin debisinin yükselmesiyle köprünün ayaklarının altının boşaldığını belirten vatandaşlar, çürüyen tahtalar üzerinden geçmek zorunda kaldıklarını söyledi. Alternatif beton köprüye ulaşmak için yaklaşık 1,5 kilometrelik bahçe ve orman yolunun kullanılması gerektiğini ifade eden köy sakinleri, özellikle çocuklar, hastalar ve engelli vatandaşlar için mevcut durumun büyük zorluk oluşturduğunu belirterek yetkililerden sağlam bir yaya köprüsü yapılmasını istedi.

Pazarsuyu Deresi Üzerindeki Köprü Tehlike Saçıyor
Bulancak ilçesinde Kovanlık grup yolu ile Yeşilhisar köyünü birbirine bağlayan Pazarsuyu Deresi üzerindeki ahşap asma köprü, uzun süredir bölge halkının günlük ulaşımında kullanılıyor.
Ancak yıllardır yenilenmediği belirtilen köprünün ahşap bölümlerinin büyük kısmı çürürken, son yaşanan sel suları da köprünün ayaklarının altındaki zemine zarar verdi. Buna rağmen köprü, karşı tarafa geçmek isteyen vatandaşlar açısından en kısa güzergâh olmayı sürdürüyor.
Bölge sakinleri, her geçişte büyük risk yaşadıklarını belirterek sorunun kalıcı şekilde çözülmesini bekliyor.

Her Yağışta Korku Daha da Büyüyor
Özellikle sağanak yağışların ardından Pazarsuyu Deresi’nin debisinin yükselmesi, köprünün güvenliğiyle ilgili endişeleri artırıyor.
Sel sularının köprünün ayaklarının altını boşalttığını ifade eden vatandaşlar, yeni bir taşkın yaşanması halinde yapının tamamen sürüklenebileceğini düşünüyor.
Çürüyen tahtaların da yürüyüş güvenliğini olumsuz etkilediği belirtilirken, köylüler kendi imkânlarıyla bazı noktalarda geçici onarımlar yapmaya çalışıyor. Ancak yapılan müdahalelerin köprünün mevcut riskini ortadan kaldırmaya yetmediği ifade ediliyor.

Mecit Baş: “Afetten Sonra Bir Ay Geçti”
Yeşilhisar köyü sakinlerinden Mecit Baş, köprünün her geçen gün daha tehlikeli hale geldiğini belirterek yaşanan afetin üzerinden bir ay geçmesine rağmen herhangi bir çalışma yapılmadığını söyledi.
Baş, “Afetten sonra bir ay geçti ama herhangi bir çalışma yapılmadı. Yukarıda beton köprü var ancak oraya ulaşmak için yaklaşık 1,5 kilometrelik bahçe ve orman yolunu kullanmak gerekiyor” dedi.
Alternatif güzergâhın özellikle günlük ulaşım açısından büyük zorluk oluşturduğunu ifade eden Baş, bu nedenle vatandaşların riskli olmasına rağmen mevcut asma köprüyü kullanmak zorunda kaldığını belirtti.
Engelli Çocuğunu Sırtında Taşımak Zorunda Kalıyor
Mecit Baş, ulaşım sorununu kendi ailesi üzerinden anlatarak engelli çocuğunu alternatif güzergâhtan taşımasının oldukça güç olduğunu dile getirdi.
Baş, “Engelli çocuğumu sırtımda taşıyarak bu yolu yürümem çok zor. Buradan geçmek zorunda kalıyoruz” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 1,5 kilometrelik bahçe ve orman yolunun özellikle engelli bireyler, yaşlılar ve çocuklar açısından ciddi zorluk oluşturduğunu belirten köy sakinleri, güvenli ve kısa bir yaya geçişinin zorunlu hale geldiğini söylüyor.

“Bir Sel Daha Gelirse Köprü Sürüklenebilir”
Köprünün taşıyıcı bölümlerinde sel nedeniyle meydana gelen hasara dikkat çeken Mecit Baş, yeni bir taşkının ulaşımı tamamen kesebileceği uyarısında bulundu.
Baş, “Köprünün ayaklarının altını sel suları boşalttı. Bir sel daha gelirse köprü tamamen sürüklenebilir ve ulaşım tamamen kesilir” dedi.
Köprünün tamamen kullanılamaz hale gelmesi durumunda vatandaşların alternatif orman ve bahçe yollarına yönelmek zorunda kalacağını belirten Baş, özellikle acil sağlık durumlarında bunun ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi.

Köylüler Sağlam Bir Yaya Köprüsü İstiyor
Bölge halkının talebinin yalnızca güvenli ulaşım olduğunu ifade eden Mecit Baş, mevcut ahşap köprünün yerine dayanıklı bir yapı yapılmasını istedi.
Baş, “Biz sadece güvenli bir yaya köprüsü istiyoruz. Demirden sağlam bir köprü yapılsın. Hastamız rahat geçsin, sağlık ekipleri rahat ulaşsın. Tek isteğimiz güvenli bir ulaşım” diye konuştu.
Köylüler, hem günlük kullanımda hem de olası acil durumlarda sağlık ekiplerinin bölgeye daha kolay ulaşabilmesi için kalıcı bir çözüm üretilmesini bekliyor.
“Ahşapların Büyük Bölümü Çürüdü”
Bölge sakinlerinden İbrahim Baş da köprünün mevcut haliyle kullanılmasının büyük risk oluşturduğunu söyledi.
Baş, “Burası çok sıkıntılı bir yer. Geçişimiz yok. Yukarıdaki köprüden buraya orman ve bahçe yollarını kullanarak gelmek özellikle çocuklar için neredeyse imkânsız” ifadelerini kullandı.
Köprüdeki ahşapların önemli bölümünün çürüdüğünü belirten Baş, vatandaşların kendi imkânlarıyla zaman zaman bakım ve onarım yaptığını ancak bunların yeterli olmadığını kaydetti.
“Biz Otoban İstemiyoruz”
İbrahim Baş, köy halkının talebinin büyük çaplı bir yol yatırımı olmadığını belirterek yalnızca güvenli şekilde karşıya geçebilecekleri bir yaya köprüsü istediklerini söyledi.
Baş, “Kendi imkânlarımızla bazı onarımlar yaptık ama bu yeterli değil. Biz otoban istemiyoruz. Sadece karşıya güvenli şekilde geçebileceğimiz sağlam bir yaya köprüsü yapılmasını istiyoruz” dedi.
Vatandaşlar, yeni bir yağış veya sel yaşanmadan önce köprüde çalışma yapılmasını ve can güvenliklerini tehdit eden mevcut durumun ortadan kaldırılmasını talep ediyor.
Alternatif Yol 1,5 Kilometre Uzakta
Bölgede beton bir köprü bulunmasına rağmen bu noktaya ulaşmak için yaklaşık 1,5 kilometrelik bahçe ve orman yolunun kullanılması gerekiyor.
Köylüler, söz konusu yolun özellikle çocuklar, hastalar ve engelli bireyler için kullanışlı olmadığını belirtiyor. Bu nedenle kısa güzergâh olan ahşap asma köprü, bütün risklerine rağmen günlük yaşamın önemli bir parçası olmaya devam ediyor.
Vatandaşların temel talebi ise mevcut noktaya sel sularına dayanıklı, güvenli ve sağlam bir yaya köprüsü yapılması.
Giresun’un Bulancak ilçesinde Pazarsuyu Deresi üzerindeki çürüyen ahşap asma köprü, her yağışın ardından bölge halkının endişesini artırıyor. Sel sularının ayaklarının altını boşalttığı köprüden geçmek zorunda kalan vatandaşlar, daha büyük bir tehlike yaşanmadan yetkililerin harekete geçmesini ve güvenli bir yaya köprüsü yapılmasını bekliyor.
