Herhangi bir eğitim almadan, deneme yanılma yöntemiyle kendisini geliştiren Yesir, çivi ve teller kullanarak hazırladığı birbirinden farklı tabloları çalıştığı öğretmenevinin lobisinde sergilemeye başladı. Başlangıçta boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla başladığı hobisini zaman içinde geliştiren Yesir’in eserleri, öğretmenevine gelen vatandaşların da ilgisini çekiyor. Onlarca tablonun yer aldığı lobi ise adeta bir sanat galerisi görünümüne kavuştu.
Filografi sanatını internetten öğrendi
Arif Yesir’in filografi sanatıyla tanışması internette izlediği videolar sayesinde oldu. Daha önce bu alanda herhangi bir eğitim almayan Yesir, gördüğü çalışmalardan etkilenerek kendisinin de benzer eserler yapıp yapamayacağını merak etti.
İlk denemelerini kendi imkanlarıyla yapan Yesir, süreç içerisinde yaptığı hatalardan ders çıkararak tekniğini geliştirdi. Çivi ve tel kullanarak farklı desenler ve figürler oluşturan Yesir, zaman içinde ortaya çıkardığı eserlerin sayısını artırdı.
Filografi sanatındaki gelişimini tamamen kendi çabasıyla sürdüren Yesir, her yaptığı tablonun kendisine yeni bir tecrübe kazandırdığını söyledi.
Öğretmenevinin lobisini sanat galerisine çevirdi
Çamoluk’ta öğretmenevinde çalışan Arif Yesir, yaptığı filografi eserlerini iş yerinin lobisinde sergilemeye başladı.
Birbirinden farklı onlarca tablonun yer aldığı lobi, öğretmenevine gelen vatandaşların da ilgisini çekiyor. Çivi ve tellerden oluşturulan eserleri inceleyen misafirler, karşılaştıkları çalışmalar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor.
Yesir’in eserleri sayesinde öğretmenevinin lobisi adeta küçük bir sanat galerisine dönüşürken, filografi sanatı da ilçede daha fazla kişinin dikkatini çekmeye başladı.
“Tamamen el emeği, göz nuru”
Filografi sanatını hobi olarak yaptığını belirten Arif Yesir, çalışmaların yoğun emek gerektirdiğini söyledi.
Yesir, “Bu sanatımız çivi ve tellerle yapılan, tamamen el emeği, göz nurudur. Osmanlı dönemine ait bir tarihçesi vardır. Bitmekte olan bir sanatımız. İnsanlara da terapi gibi geliyor, çok güzel” dedi.
El emeğiyle yapılan çalışmalara her zaman ilgi duyduğunu anlatan Yesir, bu merakın kendisini filografiye yönlendirdiğini ifade etti. Yeteneğini geç keşfettiğini söyleyen Yesir, kendi azmiyle farklı eserler ortaya çıkarmaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.
“Yapa yapa, söke öğrene geliştirdim”
Filografi konusunda herhangi bir altyapısı bulunmadığını belirten Yesir, sanatı tamamen kendi çabasıyla öğrendiğini söyledi.
Yesir, “İnternette gezerken bazı videolar gördüm. El emeğiyle yapılan çalışmaların çok güzel olduğunu gördüm. ‘Yapabilir miyim, yapamaz mıyım?’ diye düşündüm. Daha sonra güzel şekilde eserler ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
Çevresinde filografiyle uğraşan kimsenin bulunmadığını belirten Yesir, “Altyapım da yoktu. Yapa yapa, söke öğrene bir şekilde geliştirdim. Farklı farklı tablolar yapıyorum. Her tabloda kendime özgü bir ders almış gibi oluyorum” dedi.
Filografi onun için bir terapiye dönüştü
Arif Yesir, filografi sanatının yalnızca bir hobi olmadığını, aynı zamanda kendisi için terapi niteliği taşıdığını ifade etti.
Boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla başladığı çalışmaların zaman içerisinde hayatının önemli bir parçası haline geldiğini belirten Yesir, ortaya çıkan tabloların insanlarda da olumlu duygular oluşturduğunu söyledi.
Özellikle el emeğiyle ortaya çıkan eserlerin hem görsel hem de manevi anlamda insanların ilgisini çektiğini belirten Yesir, çalışmalarını sürdürmekten büyük keyif aldığını dile getirdi.
“İnsanları ruhen ve görsel olarak besleyen bir sanat”
Yesir, öğretmenevine gelen misafirlerden eserleriyle ilgili olumlu geri dönüşler aldığını söyledi.
“Gelen misafirlerimiz çoğu yerde böyle bir çalışmayla karşılaşmadıklarını söylüyorlar. Bakınca merak ediyorlar ve ‘Çok güzel olmuş’ diyorlar” diyen Yesir, filografinin insanları ruhen ve görsel olarak besleyen bir sanat olduğunu ifade etti.
Yesir, amacının insanlara güzel bir görsellik sunmak olduğunu belirterek, filografinin Osmanlı dönemine uzanan geçmişinin bulunması ve giderek azalan bir sanat olması nedeniyle bu geleneği sürdürmenin kendisi için ayrı bir gurur kaynağı olduğunu kaydetti.





