Lüfer Karadeniz zekâsıyla balıkçılardan kaçıyor
Karadeniz’in lezzetiyle en kıymetli balık türlerinden biri olan lüfer, bu sezon adeta “uyanıklık” yaparak avcılardan uzak kalmayı başardı. Samsun Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atıf Malkoç’un verdiği bilgilere göre, denizlerde lüfer ve çinekop oldukça bol olmasına rağmen, yasal sınırlamalar nedeniyle bu balıkların yalnızca yüzde 5’i avlanabiliyor. Lüfer sürüleri, balıkçı teknelerinin girmesinin yasak olduğu kıyıya yakın bölgelerde dolaştığı için büyük ölçüde ağlardan kaçmayı başarıyor. Bu durum, hem tezgâhlarda lüferin az bulunmasına hem de fiyatlarının yüksek kalmasına neden oluyor.

Lüfer, yasak bölgelerde yüzüyor: Avcılar çaresiz
Atıf Malkoç’un açıklamasına göre, teknelerin balık avlaması için balığın en az 24 metre derinliğe inmesi gerekiyor. Ancak mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, lüfer sürülerinin sığ kıyı şeritlerinden ayrılmamasına neden oluyor. Takip cihazlarıyla denetlenen av tekneleri ise yasa dışı avlanmamak için bu bölgelere giremiyor. Sonuç olarak, Karadeniz’in en lezzetli balığı olan lüfer, denizlerde bolca bulunsa da profesyonel balıkçılar için adeta ulaşılmaz bir hâl alıyor.

Lüfer avcılığı amatör balıkçılara kaldı
Avlanma koşullarının zorluğu nedeniyle lüfer ve çinekop avcılığı büyük ölçüde amatör balıkçılara kalmış durumda. Özellikle kıyıdan olta ile avlanan amatörler, profesyonel teknelerin ulaşamadığı bölgelerde bu balıkları yakalayabiliyor. Ancak bu durum da piyasa ihtiyacını karşılamaya yetmiyor. Tezgâhlarda az bulunan lüferin fiyatı yüksek seviyede seyretmeye devam ediyor. Malkoç, “Denizde balık var ama yakalayamıyoruz. Bu da doğrudan tüketiciye yansıyor,” diyor.
İstavrit bol ama boy kotasına takılıyor

Karadeniz’de en çok görülen balık türlerinden biri olan istavrit de benzer bir sorunla karşı karşıya. Avlanan istavritlerin büyük bir kısmı 13 santimetrelik yasal boy sınırını geçemediği için ne avlanabiliyor ne de yasal olarak satılabiliyor. Bu durum, denizde balık varlığı olmasına rağmen sofralara ulaşmasının önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Balıkçılar, iklim değişikliklerinin ve yasal kısıtlamaların etkisinin daha fazla hissedildiğini vurguluyor.
Denizde bolca bulunan ama yasak bölgelerde yüzdüğü için avlanamayan lüfer, hem balıkçının hem tüketicinin elini bağlıyor. Sizce bu soruna nasıl bir çözüm bulunmalı? Görüşlerinizi bizimle paylaşın.