Kumar Bağımlılığında Kayıpları Telafi Etme Çabası Riski Artırıyor
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri ve Ruh Sağlığı Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kurt, kumar bağımlılığına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kumar davranışının başlangıçta kontrol altında gibi görünse de zamanla bağımlılığa dönüşebileceğini belirten Kurt, özellikle kayıpları telafi etme çabasının bağımlılık sürecini daha da derinleştirdiğini söyledi. Uzmanlara göre, bireylerin “kontrol edebilirim” düşüncesiyle sürdürdüğü bu davranışlar, hem psikolojik hem de sosyal açıdan ciddi sorunlara yol açabiliyor.
Kumar Bağımlılığı Nasıl Ortaya Çıkıyor?
Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kurt, bağımlılığın genel olarak bireyin bir madde veya davranış üzerindeki kontrolünü kaybetmesiyle ortaya çıktığını belirtti. Kumar davranışının da bireyin elindeki maddi değeri daha büyük kazanç elde etme umuduyla riske atması anlamına geldiğini ifade etti.

Kurt, bu davranışın zamanla kontrol kaybına dönüşebildiğini belirterek, “Kişiler bir süre sonra kumar oynama davranışı üzerinde kontrolünü kaybedebiliyor. Bu durumda kumar bağımlılığı ya da kumar oynama bozukluğu dediğimiz psikiyatrik bir durum ortaya çıkabiliyor” dedi.
Kayıpları Telafi Etme Çabası Bağımlılığı Derinleştiriyor
Kumar bağımlılığında en önemli risklerden birinin kayıpları geri kazanma isteği olduğunu vurgulayan Kurt, bu süreçte bireylerin farklı savunma mekanizmaları geliştirdiğini belirtti.
Kurt, “Özellikle ‘irademi kontrol edebilirim’, ‘az miktarda oynuyorum’, ‘arada oynuyorum’ ya da ‘bonuslarla oynuyorum’ gibi düşünceler bağımlılığın sürmesine neden oluyor. Kişiler kayıplarını telafi etmeye çalıştıkça daha büyük maddi ve psikolojik kayıplarla karşılaşabiliyor” ifadelerini kullandı.

Zihinsel ve Davranışsal Belirtiler Ortaya Çıkıyor
Kumar bağımlılığı olan bireylerde çeşitli psikolojik belirtiler görülebildiğine dikkat çeken Kurt, özellikle kişinin zihninin sürekli kumar düşüncesiyle meşgul olmasının önemli bir işaret olduğunu söyledi.
Bu kişilerde kumar oynama sıklığının ve harcanan para miktarının giderek arttığını belirten Kurt, kumar oynanmadığı zamanlarda ise huzursuzluk, öfke, gerginlik ve sinirlilik gibi ruhsal belirtilerin ortaya çıkabildiğini ifade etti.
Ayrıca bireylerin uzun süre telefon veya tablet başında vakit geçirmesi, yalan söylemesi ve maddi kayıpları telafi etmek için kontrolsüz harcamalar yapmasının da önemli bir uyarı işareti olabileceğini vurguladı.
Kumar Bağımlılığı Başka Sorunlara da Yol Açabiliyor
Araştırmalara göre dünyada milyonlarca kişinin kumar oynama davranışı sergilediğini belirten Kurt, Türkiye’de de özellikle gençler arasında bu davranışın dikkat çekici seviyelere ulaştığını söyledi.
Özellikle 15-25 yaş grubunda kumar oynama davranışının yaklaşık yüzde 10 oranında görüldüğünü ifade eden Kurt, kumar bağımlılığının genel yaygınlığının ise yüzde 1 ile 3 arasında değiştiğini kaydetti.
Kumar bağımlılığı yalnızca maddi kayıplara yol açmakla kalmıyor. Kurt, bu durumun aile içi sorunlara, iş kayıplarına ve çeşitli ruhsal hastalıklara neden olabildiğini belirtti. Ayrıca bazı bireylerin kayıplarını telafi etmek amacıyla hırsızlık, dolandırıcılık veya zimmete para geçirme gibi suçlara yönelebildiğine dikkat çekti.
Kumar Bağımlılığı Tedavi Edilebiliyor
Dr. Mustafa Kurt, kumar bağımlılığının tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurguladı. Ancak tedavinin ilk adımının kişinin sorunu kabul etmesi ve yardım istemesi olduğunu ifade etti.
Kurt, tedavi sürecinde yaşam tarzı değişikliklerinin de önemli olduğunu belirterek spor faaliyetleri, düzenli rutinler ve sosyal aktivitelerin bağımlılıkla mücadelede etkili olabileceğini söyledi.
Ayrıca bireylerin kumar oynanan ortamlardan uzak durması gerektiğini belirten Kurt, özellikle kumar oynayan kişilerle mesafe koymanın tedavi sürecine olumlu katkı sağlayacağını dile getirdi.
Uzmanlar, kumar bağımlılığıyla mücadelede erken farkındalık ve profesyonel destek alınmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.