Trabzon Mutfağının Bilinmeyen Sırrı: 4 Bin Yıllık Lezzet Mirası!
Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Gastronomi Festivali, kentin zengin mutfak kültürünü ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Yenimahalle’de gerçekleştirilen festival kapsamında düzenlenen “Trabzon Mutfağının Kültürel Kimliği ve Başarı Öyküsü” başlıklı söyleşide, Trabzon gastronomisinin geçmişi, özgün lezzetleri ve dünyaya açılan başarı hikâyeleri konuşuldu.

Ünlü şeflerin, yöresel lezzetlerin, gastronomi yarışmalarının ve konserlerin yer aldığı festivalde gerçekleştirilen söyleşiye, Prof. Dr. Mehmet Akif Şen moderatörlük yaptı. Lokma Tatlı Dünyası Kurucusu Bekir Aktürk, Bordo-Mavi Balık Kurucusu Erşan Yılmaz ve Saray Köfte Balık Haşlama Sahibi Ahmet Haşim Ekici, Trabzon mutfağının bilinmeyen yönlerini, kendilerine özgü lezzetlerini ve ticari başarı hikâyelerini anlattı.

4 BİN YILLIK MUTFAK HAFIZASI
Söyleşinin moderatörü Prof. Dr. Mehmet Akif Şen, Trabzon mutfağının geçmişine ve kültürel zenginliğine dikkat çekerek, bu alanda hazırladıkları kitabın önemli bir başarı elde ettiğini söyledi. Gastronomi alanında telif eser ödülüne layık görülen ilk kitabı hazırladıklarını belirten Şen, ödülü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden aldığını ifade etti.

Trabzon'un 4 bin yıllık tarihi bulunduğunu hatırlatan Şen, bu kadar köklü bir şehrin mutfak hafızasının olmamasının düşünülemeyeceğini vurguladı. Trabzon mutfağının coğrafi ve ekonomik şartlar doğrultusunda şekillendiğini anlatan Şen, hayvancılığın sınırlı olması nedeniyle et ağırlıklı bir mutfak yerine süt, tereyağı, mısır, sebze, otlar ve balığın ön plana çıktığını kaydetti.

Akçaabat Köftesi, Trabzon Haşlaması ve pilekide pişirilen hamsinin bu kültürün önemli örnekleri olduğunu belirten Şen, Trabzon mutfağının yalnızca lezzet değil, aynı zamanda sağlıklı ve dengeli beslenme açısından da değer taşıdığını ifade ederek, “Trabzon mutfağı ömrü uzatıyor” dedi.
“KALİTEDEN ASLA ÖDÜN VERMİYORUZ”

Lokma Tatlı Dünyası Kurucusu Bekir Aktürk ise başarıya ulaşmanın temelinde inanmak, sevmek ve emek vermek olduğunu söyledi. 1985 yılında başladığı çalışma hayatının ardından 2007 yılında kendi şirketini kurduğunu anlatan Aktürk, iş, aile ve aş sevgisinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini dile getirdi.

Trabzon dondurmasının ortaya çıkış hikâyesini de paylaşan Aktürk, Hamsiköy'ün kaliteli sütü, doğal salep ve Trabzon'un coğrafi avantajlarının bir araya gelmesiyle özgün bir lezzet oluşturduklarını belirtti.
Bir ürünü kaliteli yapan unsurun yalnızca görüntüsü olmadığını vurgulayan Aktürk, “Mutfağa girmeden, sütün kokusunu, soğanın gözyaşını almadan usta olunmuyor. Ayıplı ürün sunulunca alınan para da haramdır. Yemediğimizi yedirmiyor, kaliteden ödün vermiyoruz” ifadelerini kullandı.

“HAŞLAMAYA BİR SINIF BULAMAZSINIZ”
Saray Köfte Balık Haşlama Sahibi Ahmet Haşim Ekici, Trabzon mutfağının kendine özgü yapısına dikkat çekerek, özellikle haşlama ve Akçaabat Köftesi'nin korunması gerektiğini söyledi.

Trabzon Haşlaması'nın sıradan bir yemek olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Ekici, “Trabzon Haşlaması hem çorbadır hem de yemektir. Bir sınıfa sokarsak haşlamaya ayıp etmiş oluruz” dedi.

Trabzon yemeklerinin basit görünmesine rağmen son derece lezzetli olduğunu ifade eden Ekici, geçmişte annelerin tarladan geldikten sonra yörede yetişen otlarla hızlı ve pratik yemekler hazırladığını, bu alışkanlığın mutfak kültürüne yansıdığını anlattı.

Akçaabat Köftesi'nin geçmişine de değinen Ekici, yaylalarda kekik otuyla beslenen hayvanların etinden elde edilen kıymayla hazırlanan köftelerde baharat kullanılmadığını söyledi. Baharat kullanılmamasının ürünün doğallığını ve güvenilirliğini ortaya koyduğunu belirten Ekici,

“Akçaabat Köftesi şehrimiz için çok önemli bir ürün. Buna sahip çıkmalıyız. Bize ‘Mutfağınız yok’ diyenler gitsin aynaya baksın. Bizim mutfağımız var, hem de çok zengin bir mutfağımız var” diye konuştu.

Muhabir: NEZİHA ÇAKIROĞLU