Küresel siyasetin kalbi Antalya’da atarken, Avrupa medyasından çarpıcı bir özeleştiri geldi. Alman basınının saygın kuruluşlarından Die Zeit, Antalya Diplomasi Forumu’nu (ADF) mercek altına aldığı analizinde, Türkiye’nin izlediği "esnek ve çok yönlü" diplomasi anlayışına övgüler yağdırdı. Forumun, değişen dünya düzeninin bir aynası olduğunu belirten analiz, Ankara’nın hem Doğu hem de Batı ile aynı masaya oturabilen nadir güçlerden biri haline geldiğini vurguladı. Özellikle Avrupa’nın bu yeni düzene ayak uydurmakta geç kaldığına dair yapılan sert eleştiriler, uluslararası ilişkiler gündemine bomba gibi düştü.
Türkiye’nin "Sarkaç Diplomasisi" ve Büyük Başarısı
Die Zeit, Türkiye’nin dış politika stratejisini bir sarkaca benzeterek, Ankara'nın ulaştığı diplomatik derinliği şu sözlerle ifade etti: "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herkesle konuşuyor: Ukraynalılarla ve Ruslarla, Ermenilerle ve Azerbaycanlılarla, İranlılarla ve Amerikalılarla. Bu, bir sarkaç gibi ileri geri sallanan bir politika." Analizde, Türkiye'nin son yıllarda ilmek ilmek işlediği ilişki ağı sayesinde kendisini çatışmalarda arabulucu, insani krizlerde ise yardımsever bir aktör olarak konumlandırdığı belirtildi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un forumdaki varlığı, Türkiye’nin tüm tarafları aynı zeminde buluşturabilme gücünün en somut kanıtı olarak gösterildi.
Avrupa ve Almanya İçin "Değişim" Çanları Çalıyor
Analizdeki en dikkat çekici noktalardan biri de Avrupa Birliği ve özellikle Almanya’ya yönelik getirilen eleştiriler oldu. ABD’nin küresel ölçekteki rolünü yavaş yavaş azaltmasıyla bölgesel güçlerin ön plana çıktığı hatırlatılan yazıda, Avrupa’nın bu değişime seyirci kaldığı ifade edildi. Antalya’daki zirvede büyük Avrupa ülkelerinin üst düzey katılım göstermemesi, "Dünya Antalya’da geleceği tartışırken Almanya kapının dışında kaldı" cümlesiyle eleştirildi. Brüksel ve Berlin'in yeni dünya düzeninde nasıl bir pozisyon alacağı sorusu, forumun ardından Avrupa başkentlerinde daha yüksek sesle tartışılmaya başlandı.
Erdoğan: "Barışın Anahtarı Türkiye'dir"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın forumun açılışındaki kararlı duruşu ve mesajları da Alman gazetesinin satır aralarında geniş yer buldu. Erdoğan’ın forumu "geleceğe dair bir umut platformu" olarak nitelendirmesi ve Türkiye’yi küresel barışın anahtarı olarak tanımlaması, analizin merkezine oturtuldu. Zirveye katılan Hessen Eyaleti Uluslararası İlişkiler Bakanı Manfred Pentz’in de belirttiği gibi; daha fazla Alman siyasetçinin bu platformda yer alması "stratejik açıdan akıllıca" olabilirdi. Ancak mevcut tabloda Türkiye, oyun kurucu rolünü pekiştirirken, Avrupa’nın bu ağın dışında kalması stratejik bir eksiklik olarak değerlendirildi.