Meğer her "evet",  Şeyh Sait için bir Fatiha imiş.
Yani "evet" eşittir  Fatiha öyle mi.
*
Yani 3 Kulhüvallahü ehad,
Bir evet;
*
Siz ne yapıyorsunuz Allah aşkına?
Dini siyasete alet etmekle kalmadınız,
Kalmıyorsunuz,
Dinle adeta kafa buluyorsunuz.
*
Yeter tövbe edin,
Kendinize gelin.
Yeter ,
Vallahi yeter,
Billahi de yeter..

BİR DAKİKA

Babam derdi ki,
"Almanya'da 3 buçuk yıl kaldım,
Bir kere elektriklerin kesildiğini bilmem."
*
Hem de günümüzden 50 yıl önce.
Şimdi bize bakıyorum,
Çalışan Hanımlar Pazar günü evdedirler.
Çamaşır yıkayacaklar.
Ütü yapacaklar.
Ama maalesef elektrik yoktur.
*
Ama maalesef sular akmaz.
*
Çılgına döner.
Çare arar,
Muhatap yoktur.
*
Evet, Babam Almanya'da elektrik kesildiğini bilmem demişti.
Biz ise bu gün dünya lideriyle yönetiliyoruz.
Hem de 15 yıldır.
Lakin o elektriklerin kesilmesine,
Suların sık sık akmamasına çözüm bulamıyoruz.
*
Üstelik savaşa girmedik.
Alt yapılarda hasar yok.
Eee, nedir zorumuz ki,
Daha bu sorunun üstesinden gelemiyoruz.

249 FİDAN

Malum 15 Temmuz Kalkışması’nda 249 Türk evladı şehit oldu.
Ki onlar bu rejimin yapı taşlarını oluşturmuşlardır.
Demokrasi şehitleri öyle her topluma nasip olmaz.
*
İşte buna istinaden Artvin Valiliği,
Artvin Belediye Başkanlığı,
Artvin Orman Bölge Müdürlüğü
İl Milli Eğitim Müdürlüğü bir araya gelerek Hatıra Orman için 249 fidan dikecekmişler.
*
Yahu onca kurum bir araya geldiniz ve dike dike 249 fidan mı dikeceksiniz.
249 fidandan orman mı olur?
Neden her şehit için 10 fidan,
100 fidan dikmiyorsunuz.
Öyle ya onca personel var,
Öğrenciler var.
*
Kızmayınız ama 249 fidan dikmek,
Fikrimce göstermelik olmaktan başka bir şey değildir.

KINIYORUM!

Ordu Ünye'de engelli gazeteci Cihan Çakır'ı darp etmişler.
Bu zorbaları kınıyorum.
Dilerin en kısa zamanda cezalarını bulurlar.
Geçmiş olsun Cihan Kardeşim...

SEVDİĞİM TÜRKÜLER

Yazımı kışa çevirdin.
Bahçelerde mor meni
Humakuşu
Allah yar
Bu yıl bu dağların kışı erimez.
Entarisi hım hım yar.
Sarı Gelin.
Cahildim dünyanın rengine kandım
Dostlar beni hatırlasın.
Dura dura bir sel oldum erenler
Ankara'nın bağları
Minnet Eylemem.
Bir ay doğar pencereden bacadan.
Denizde Karaltı var acaba kayık mıdır.
Mavilim

EY DÜNYA!

Habu dünya kopti ustumize geliyor.
Gün geçmiyor ki bir sorun yaşamayalım daa.
Ey Mısır!
Ey İsrail!
Ey Rusya!
Ey Amerika!
Ey Almanya!
Ey Fransa!
Ey Avusturya!
Ey Hollanda!
Ey Yunanistan!
Ey Bulgaristan!
Ula ne delirdunuz daaa!

KİBİRLİSİNİZ

Siz insan değilsiniz, ama biz anlatamıyoruz.
Evet,
İnsan değilsiniz.
Suriye'de Hıristiyanlarla birlikte yaşayan Müslümanlar,
Maalesef Avrupa'da
Sizin demokrasi kıtanızda Suriyelidir diye sokağa çıkamıyor.
Yazıklar olsun!

MERKEL YENGEYE AYIP OLUYOR!

Deutsche Welle Türkçe’nin derlediği gazete haberlerinde,
Pforzheimer Zeitung’un
“Angela Merkel için bunlar zor günler.
Başbakan Merkel sürekli bacaklarını iki yana açıp oturan,
Herhalde testosteron fazlası nedeniyle sakince düşünmekten yoksun maço erkek liderler ile karşı karşıya.”
yorumu dikkat çekti.
Buna katılıyorum.
Hatta bu konuda çok fazla görseller gözüme çarpmaktadır.
Kadına adeta asılıyorlar.
Ayıptır kardeşim!

YAŞAR OKUYAN ŞAŞIRTTI

Yaşar Okuyan:
"Ben hasta yatağımda Tayyip Erdoğan için dua ediyorum.
15 Temmuz'dan itibaren tezgâh kuruluyor.
Türkiye'yi istila planı. Süvariyi değiştirip yerine yeni,
Türkiye'nin en az 15-16 tane vilayetini parçalayıp Kürt devletlerine kapaklanacak,
Barzani'ye kapaklanacak proje getiriyorlar.
Tayyip Erdoğan FETÖ ve PKK'nın bu ülkenin varlığına yönelmiş tehlikeler olduğunu görüyor ve bunlarla mücadele ediyor.
Tayyip Erdoğan'a bir şey olsa Türkiye iyice karışır ve Amerika, İsrail,
İngiltere topraklarımıza çöker
Kıbrıs dahil tamamen elimizden çıkacak."

TARİHTEN NAĞMELER

Tarihçi Erhan Afyoncu Hollanda ile aramız gerginleşince,
konuşturdu tarih bilgisini...
Meğer 1500-1600 yıllarında bu Hollandalılara ne iyilikler etmişiz.
Kapılarımızda kalmışlar...
Nankör,
Vefasız,
Alçak bunlar...
***
İyi de kardeşim eski camlar bardak oldu duymadın mı?
Atı alan Üsküdar'ı geçti bilmiyor musun?
*
Bak şimdi senin 450 bin vatandaşın oralara gitmiş.
İş bulmuş,
Üç kuşaktır oralarda yaşamaktadırlar.
Geri dönmeye de niyetleri yok.
*
Şimdi bu gibi konulara girersek, sanırım haklı çıkamayız.
Hani sen tarihçi adamsın ama biz de biraz katkı verelim dedik.

FIKRA

Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri bir gün 
 New York üzerinde balonla dolaşmaya çıkar. Aksilik bu ya, pusulasını 
aşağıya düşürür ve kaybolur. İnmek için uygun bir yer ararken bir 
gökdelenin tepesinde sigara içen bir adam görür ve alçalır. 
"Pardon. Ben neredeyim acaba?" diye sorar. 
"Yerden 500 fent yükseklikte bir balonun içindesin" der adam. 
Yönetici sinirlenir: 
"Sen mühendissin değil mi?" diye sorar. 
"Evet." der adam. "Nereden bildin?" 
 "Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum.
Verdiğin cevap 100% 
doğru fakat hiç bir isime yaramıyor." 
"Sen de yöneticisin değil mi?" 
 "Evet sen nereden bildin?" 
"Çünkü yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içinde 
kaybolmuşsun.Pusulan yok, berbat durumdasın. Fakat bu 
simdi benim sucum oldu."