Bizim küçük yeğene sordum...
Başbakanın adı ne?
Recep Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanının adı ne?
Mustafa Sarıgül
İstanbul Belediye Başkanının adı ne?
Mustafa Sarıgül
Ankara Belediye Başkanının adı ne?
Mustafa Sarıgül
İzmir Belediye Başkanının adı ne
Bizim küçük yeğene sordum...
Başbakanın adı ne?
Recep Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanının adı ne?
Mustafa Sarıgül
İstanbul Belediye Başkanının adı ne?
Mustafa Sarıgül
Ankara Belediye Başkanının adı ne?
Mustafa Sarıgül
İzmir Belediye Başkanının adı ne?
Mustafa Sarıgül
CHP'nin başkanının adı ne?
Mustafa Sarıgül
Şaşırdım... Oğlum nerden çıkardın, hiç olur mu öyle şey? Deyiverdim. Aldığım cevap...
Ama hep o konuşuyor!
Yıl 2005
CHP Kurultayı... O günün CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Mustafa Sarıgül'ün yolsuzluklarını açıklayarak, onun gibilerin CHP de asla yer almayacağını bangır bangır bağırıyor kürsüde. Daha sonra İç İşleri Bakanlığı'nın belirlediği Şişli Belediyesi'nin rüşvet belgelerinin raporlarının olduğu dosyayı elinde sallayarak "300 bin dolar rüşvet verin işinizi halledelim diyorsun, hepsi burada... Seni kaçtığın yere kadar kovalayacağım, o maganda ağızlarını bırak, beni sen mi kaçıracaksın, senin ağa babaların bile beni kaçıramadı, sen kim oluyorsun? Sen bırak partiyi iktidara getirmeyi de şu arkandaki rüşvet dosyalarının hesabını ver! " Diyor Mustafa Sarıgül'e. Daha sonra Mustafa Sarıgül sandalyede kıstırdığı Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen'i Allah ne verdiyse bir güzel yumruklayıp döverek küfürler savuruyor. Öyle bir defa yumruğunu atıp geri çekilmiyor Sarıgül! Defalarca vuruyor! Ateş Ünal Erzen'in kafa göz darmadağın olmuş ama ne çare kısmış bir kere oturduğu sandalyeye. Kıpırdayamıyor bile... Ortalık bildiğiniz kan revan savaş alanı...
Yıl 2014
Mustafa Sarıgül'ün kendisine "Seni kaçtığın yere kadar kovalayacağım " diyerek meydan okuyan Deniz Baykal ne yazık ki ağa babaları tarafından kaçırtılarak CHP' yi terk-i diyar etmek zorunda kaldı. Yüzüne karşı rüşvet dosyalarını salladığı Mustafa Sarıgül ise CHP de.
Acaba bu adamdan bir kaç tane daha mı var? Diye düşündüğüm, aynı gün içersinde sabah namazında Eyüp Sultanda, öğlen kilisede papaz efendi ile sohbette, ikindi de müslüman mezarlığında şöhretli birilerini gömerken, akşama doğru bir taksi durağında esnafla, akşam sosyeteden bir galeri açılışında, gece de trilyoner bir iş adamının düğününde kısacası her yerde gördüğümüz, partisinde neredeyse Genel Başkandan da öte bir durumda, hatta tüm partinin umut bağladığı “ Tek adam” kıvamında ki Mustafa Sarıgül’ü eski partisinde arz-ı endam ederken bulan Deniz Baykal da, bizim yeğen gibi mi diye meraklardayım?
Siyaset işte... Fazladan alınacak bir oy uğruna olmayacak şey yok gibi…
Büyük lokma ye... Büyük konuşma!
(İnci'den not: Tersinden düşünüyorum. Trabzonspor’un şike ile şampiyon olduğunu, Fenerbahçe'nin temiz olduğunu ve 2. Olduğunu, Trabzonspor başkanının tüm kurumlarca suçlu bulunduğunu ve içeride yattığını, Tarabzonspor'a UEFA’dan dahi ceza kesildiğini falan filan... O zaman da kupa Trabzonspor' da kalır mıydı acaba? Galatasaray’a yenildiğinde arabaları ters çeviren Fenerbahçe taraftarı sessiz sakin kaderine razı gelir miydi?)