Cumartesi günü Trabzon’da “Haksızlığa karşı tek yürek„ adı altında yapılan yürüyüşte Trabzonsporlu taraftarlar ve yöneticiler şike ile ellerinden çalınan 2010-2011 sezonu şampiyonluk kupasının yargı kararlarına rağmen kendilerine verilmemesini protesto et

Cumartesi günü Trabzon’da “Haksızlığa karşı tek yürek„ adı altında yapılan yürüyüşte Trabzonsporlu taraftarlar ve yöneticiler şike ile ellerinden çalınan 2010-2011 sezonu şampiyonluk kupasının yargı kararlarına rağmen kendilerine verilmemesini protesto etti. Bu yürüyüşte en büyük öfke hiç şüphesiz başta Başbakan Erdoğan'a, Aziz Yıldırım ve Yıldırım Demirören`e oldu. Nitekim tepkili bu kalabalık cadde üzerinde bulanan AKP il binasının önünden geçerken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a tepki gösterip ‘yuh’ çekti ve  “Siyaset spordan ellerini çek, Başbakan futboldan ellerini çek ve Tayyip kupadan ellerini çek„ şeklinde slogan attılar. Başbakan Trabzon’dan gelen bu sese hala kulak vermiş değil. Fakat bu dava Trabzonluların  namus davası oldu artık. O kupa Trabzon`a gelecek. Tepkinin dozunu artırmalıyız. Yargıtayın Fenerbahçe aleyhine vermiş olup fakat her nedense gerekçesini hala açıklamadığı kararı sorgular hale veya Fenerbahçe lehine bir kamuoyu oluşturulursa en ağır tepkiyi bu hükümete 30 Mart 2014'te yapılacak yerel seçimlerde vermeliyiz. Trabzon’da adeta hezimete uğramalılar. Bu tarihi görev tüm Trabzonluların haksızlığa karşı bir namus borcudur. Her Trabzonlunun namuslu ve onurlu bir tepki vereceğine inancım tamdır. Trabzonsporumuzun her türlü siyasi düşüncenin üstünde olduğunu asla unutmamalıyız. Ülkemizde "yargının bağımsızlığı" kavramının ne derece tükendiğini görmek bizi daha da çok endişelendiriyor. Bizim için Başbakan Erdoğan'ın, duyarlı devlet adamlığı duruşu 'oy kaygısı' ile hareket etmekle bitmiştir. Taraftarı çok olan, oy potansiyeli çok olan mı haklı, yoksa. Fenerbahçe Atatürk'ün kulübü de Trabzonspor kimin kulübü? Başbakan Erdoğan gerçekten oy kaygısı ile hareket ediyorsa, korkmasın. Zira bu Başbakan: -Dünyanın 3.büyük ordusunu 'oy kaygısı' olmadan pasife edendir, -Devletin içinde paralel devlet dedi Cemaati karşısına korkmadan aldı, -Milliyetçilerin tepkisinden korkmadan barış sürecini hala devam ettiren o, -Milli Andın kaldırılması milletin yetkisinde olsa da, korkmadan kaldırdı, -Ne Mutlu Türküm Diyene anlayışını Türk milletinin hafızasından ve kimliğinden 'oy kaygısı' olmadan silebilen bir Başbakan şimdi kimden korkuyor? Hırsızlardan mı? Fenerlilerin oy vermemesinden mi? Başbakan Erdoğan'ın, koyu bir Fenerbahçe taraftarı olduğunu biliyoruz, fakat Erdoğan'dan herkese eşit duyarlı devlet adamlığı duruşu bekliyoruz. Nitekim Başbakan desteklediği yeni bir gelişme daha var, Cumhurbaşkanı Gül’ün, yasayı onay vermesi halinde Balyoz ve Ergenekon davaları ile birlikte şike dosyası da yeniden görülecekmiş. Davaların yeniden görülmesi halinde ise Yargıtay’ın Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım hakkında verdiği kararın askıya alınması, yeni bir sürecin başlaması bekleniyor. İşte bu nokta tüm taraftarlar, tüm yurtta Haksızlığa karşı tek yürek direnişini en sert dille sürdürmelidir. Bu direniş kupa Trabzon´a gelene kadar sürmelidir. Trabzonlular için bu direniş büyük bir imtihan olacaktır. Bizim yiğit uşaklar; size güveniyorum. Dik durun dik. Hem de dimdik. Siz Trabzonspor'un değil ülkemizin haksızlığa karşı direnen sembolü olacaksınız. Diren Trabzon! Diren. Saygılarımla