Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri üzerinde yer alıyor. Son dönemde art arda yaşanan sarsıntılar, toplumda büyük bir tedirginlik yaratırken konunun uzmanlarından kritik uyarılar gelmeye devam ediyor. Japon yüksek inşaat mühendisi ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, katıldığı son konferansta Türkiye’nin mevcut yapı stoku ve zemin yapısı hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Moriwaki, doğru mühendislik yöntemleri ve sıkı denetimlerle can kayıplarının nasıl minimize edilebileceğini bilimsel verilerle ortaya koyarken, kaçak yapılaşma tehlikesine karşı yetkilileri ve vatandaşları bir kez daha uyardı.
Türkiye Deprem Riskinde Dünyada Kaçıncı Sırada?
Deprem verilerini küresel ölçekte değerlendiren Yoshinori Moriwaki, dünyada en çok sarsıntının Çin'de yaşandığını belirtti. Bu sıralamada Japonya dördüncü sırada yer alırken, Türkiye altıncı sırada bulunuyor. Ancak Moriwaki, yüzölçümü ve metrekare bazlı risk analizine dikkat çekti. Türkiye'nin Japonya'dan yaklaşık iki kat büyük olduğunu hatırlatan uzman, metrekareye düşen deprem yoğunluğu bakımından Japonya’nın altıncı, Türkiye’nin ise 17. sırada yer aldığını ifade etti. Bu veriler, Türkiye'nin geniş coğrafyasında deprem riskinin homojen dağılmadığını ancak stratejik bölgelerde yoğunlaştığını gösteriyor.
Yapı Denetimi ve Zemin Analizinin Hayati Rolü
Moriwaki, depremle mücadelede en kritik iki faktörün zemin analizi ve yapı güvenliği olduğunu vurguladı. 1999 Yalova depremi sonrası Türkiye'de devreye giren yapı denetim sisteminin büyük bir dönüm noktası olduğunu ifade eden uzman, 2001-2011 yılları arasında inşa edilen binaların geçmişe oranla çok daha dayanıklı olduğunu söyledi. "Doğru mühendislik önlemleri hem can kaybını hem de maddi zararı büyük ölçüde azaltır" diyen Moriwaki, 2018 yılında güncellenen Türkiye deprem yönetmeliğinin Japonya ile benzer seviyede, hatta bazı noktalarda daha sıkı olduğunu belirtti.
En Büyük Tehlike: Yüzde 50’yi Geçen Kaçak Yapı Stoku
Japon uzmana göre Türkiye’nin önündeki en büyük engel mevzuat değil, uygulamadaki aksaklıklar ve kaçak binalar. Ülke genelindeki yaklaşık 21 milyon yapı stokunun yarısından fazlasının kaçak veya mühendislik hizmeti almamış binalardan oluştuğunu belirten Moriwaki, "Felaket çanları çalıyor" diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti. 1939 Erzincan (7.9) ve 2011 Fukushima (9.1) depremlerini kıyaslayan uzman, Japonya'da büyüklük daha fazla olsa da doğru zemin etüdü ve yapı standartları sayesinde yıkımın daha sınırlı kaldığını, Türkiye’nin de bu standartları tavizsiz uygulaması gerektiğini ifade etti.






