Bundan yıllar öncesiydi.
Eski bir devlet büyüğümüz “güzel şeyler olacak” dediği zaman
doğrusu ben de ülkemde yaşanan onca huzursuzluklardan sonra bir bildiği olmalı diye umutlanmıştım.
*
Öyle ya bildikleri şeyler var ki "güzel şeyler olacak" demişlerdir.
Bu öyle “Her şey güzel olacak” filminden esinlenmiş bir temenni değildi ya.
Ancak aradan nice yıllar geçti;
Bırakın güzel şeyler olmasını
Kanlı yaşlar döküyoruz.
Umutsuzluklarımız ona yüze katladı.
*
Millet;
Açlığını,
İşsizliğini,
Geçim derdini unuttu.
“Ne olduk, nereye gidiyoruz?” Kaygısına düştü.
*
“Güzel şeyler olacak!...”
İyi de bu sözün ardından nice yıllar geçti.
Bir kaç temel atma ve açılıştan başka ülkede güzel bir şeyin numunesine rastlandı mı?
“Yoksa gözleri(miz) var görmüyor, kulakları(mız) var duymuyor” muyuz...
*
O uğursuz açılım büsbütün açıldı,
Şimdi tepemize saçıldı.
*
Hatırlayın eli kanlı gözü kara ve  küstah PKK’lılar on binlerce taraftarının eşliğinde ve zafer edasıyla güneyden yurda giriş yaptılar...
Ki ne giriş.
Ardından bu zat-ı katiller görülmemiş bir hukuki hoşgörüyle derhal özgürleştirildiler.
*
Ve sonra da çıkarıldıkları otobüslerin üzerinden devlete karşı hava ata ata Diyarbakır’a teşrif buyurdular...
*
Yeğenim Ahmet sormuştu bana:
"Dayıcım şimdi bu durum nedir, Türk ordusu bu çapulculara yenildi mi? "
*
Adam haklı. Zira her bakan göz görmüştü  bu çirkin manzarayı umumiyeyi.
Öyle ya nispet yaparcasına,
Küfredercesine,
Gözdağı verircesine sözde vakur edalarla,
Alkış ve zılgıtlarla ülkemin topraklarına giriş yapan vicdansızlar
Yaptıkları onca alçaklıktan hicap duymamış,
Yüce devletin şefkatli ellerine teslim olmamış,
Terörist başı Apo efendileri öyle istemiş diyu lütfetmişlerdi.
Sonrası bu gün ortalama şehir sayısı neredeyse 10 oldu.
*
Tamamen savaş meydanlarına döndü vatanın dört bir yanı.
Türkiye nefesini tutmuş açlığını unutmuştur.
Unutmuştur işte.
 
*
Nerede yıllar önce teröristin ölüsüne sahip çıkmayan o ülkesine kalben bağlı ve mahcup Kürt insanı?
Artık ölüsünü o da şehit kabul etmekte...
Binlerce,on binlerce kişinin katılımıyla toprağa vermekte ve Türkiye Cumhuriyeti’ne verip veriştirmekte...
*
Maalesef cin şişeden çıkmış ama öyle iyi huylu bir cin değil bu.
Bu ahlaksız ve yamyam bir cindir.
*
Şimdi bunlara devletin kalbini ele geçirmiş,  beynini kemirmiş, elini/kolunu bağlamış bir de FETÖ belası eklenmiştir.
*
Aşık daimi diyor ya,
"Nede olsa kışın sonu bahardır.
Bu da gelir bu da geçer ağlama."
*
Geçmiyor ama.
30 yıl geçti.
Geçmiyor...

AK Partide Hesap Zamanı

Bu hesap öyle seçim hesaplarından değil.
Hesap zamanı demişsem doğrusu hesaplaşma zamanı.
Rize eski Belediye Başkanı Halil bakırcı, Yılların Bakanı ve hemşerisi Hayati Yazıcı ile aralarında bir FETÖ kavgası var ki, sormayın.
Bakırcı, " Hayati Yazıcı geçmişte Türkiye'de paralel devlet olduğuna inanmıyorum diyordu.
Şimdi de Ak Partinin üst kademesinde FETÖ'cü yok" diyor.
*
Bunun ardından Ordu Büyük Şehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz'ın da başı fena halde belada.
İddiaya göre Başkan Enver Yılmaz, Savcı Öz'ü yurt dışına kaçırtmış.
*
Bunu da söyleyen Hemşerisi eski millet vekili ve dava arkadaşı İhsan Şener.
Tabi bu ağır ithama karşı iş başbakana hatta Cumhurbaşkanına kadar yansıtılıyor.
Ve başkan Enver Yılmaz haykırıyor,
" İftira atanın dini olmaz!
İftira atanın dini vatanı olmaz!" diyor.
*
Muhteşem!
Keşke  iftiranın ahlaksızlık, alçaklık olmasının yanısıra dini karşılığının "dinsizlik" olduğu daha sık hatırlatılsa...
*
Neyse konuya dönersek.
Ak partide 50'ye yakın milletvekili, 6 bakan ve 4 büyük belediye başkanın da FETÖ ile anılması söz konusu.
Ak Parti Toz duman.
Siyaset toz duman
Bürokrasi toz duman.
Esnaf, işadamı toz duman
Velhasıl 15 Temmuz geçmiş olsa da sancılarımız devam ediyor...

Tebrikler Vali Bey'e

Trabzon İl Milli Eğitim müdürünün yok yere yarattığı kırız nihayet çözüldü.
Önceki yazımda da "Sizin Başka işiniz yok mu Müdür Bey" diye yazdığım yazıda bu can sıkan olaya değindim. Anlamsızlığından, vefasızlığından bahsettim.Hatta bu konuda yazdığım yazıdan ötürü CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen arayarak gösterdiğimiz tepkiye teşekkür ederken, "Olayı Trabzon Valisine aktardım, ilgileneceğini belirtti" dedi.
Aradan 24 saat geçmedi ki aldığımız habere göre Trabzon valisi eski isimlerin olduğu tabelaları okullara asılması konusunu çözmüştür.
Böylece Trabzon  fuzuli olarak yaratılan bir krizden Vali Bey'in müdahalesiyle kurtulmuş oldu.
Teşekkürler  Vali Bey...

Allah Büyük Sula Vekil!

Ak Parti Trabzon Milletvekili Ayşe Sula Takayı Ziyaret etti.
İşte Ayşe Sula'dan hoşuma giden sözler:
*
Bu şehirde doğdum,
Bu şehirde yaşayacağım,
Bu şehirde öleceğim.
*
Ben siyasetin ilk gününde dediğim gibi,
Trabzon'un sesiyim,
Trabzon'un Ayşe'siyim.
*
Bakanımız ve tüm vekil arkadaşlarımızla derdimiz ülkemiz ve bölgemizdir.
*
Sosyal medyayı kullanmayı seviyorum.
Böylelikle ortalama her paylaşımımda en az 50 bin kişiye ulaşıyorum.
Bu önemli bir rakamdır.
*
Halkla kucaklaşıyorum.
Özellikle kadınlarımızla.
Onların halını hatırını soruyorum.
Onlardan biri olduğumu onlara göstermekten ben de onlar da mutlu oluyorlar...
*
Ölümden korkmadığımı darbe kalkışmasında iyice anladım.
Biliyorum ki, Allahın verdiği canı ancak Allah alabilir.
Biz ona ve kadere iman etmişiz.
*
Okullardan Hasan Ali Yücel ve Bener Cordan'ın isimlerinin indirilmesine çok üzüldüm.
Sanırım tepkiler üzerine o isimler tekrar yerlerine takılmış.
Şimdi bu daha doğru oldu.

Sevgili Başkan Susma!

CHP Trabzon İl Başkanı Turgay Güngör İyi bir insandır.
Mühendistir.
Bürokrasi tecrübesi vardır.
Ama görülüyor ki siyaset ona göre bir elbise değil.
*
CHP Trabzon İl başkanlığı veb sitesini izliyorum.
3 Haber bakıyorum siteden.
Bu gün 7 Eylül.
En son haber ayın 5'inde yayınlanmış.
Ondan önceki, 1 Eylülde.
Yani CHP Trabzon İl Başkanlığı 7 günde 2 haber koymuş sitesine.
*
Bu haberlerin 2'si de ulusal haberlerden.
Genel Merkez menşelidir .
Biri Elbistan raporu,
Diğeri ise, Kılıçdaroğlunun "Bu toplantı tam bir yüzkarasıdır." diyor.
*
Turgay Bey!
Neden bu kadar rahatsınız.
Yoksa tatilde misiniz?
*
Baksanıza bu şehirde eğitime onca hizmet etmiş Hasan Ali Yücel ve Bener Cordan gibi iki eğitim çınarının isimleri okullardan indirildi sizde ses yok.
Oysa bu sizin için de önemli bir fırsattı.
Haklı tepkiler için doğru bir çığlık olacaktı.
Ne yazık ki sizde tık yok.
Ama dedim ya bu elbise size göre değilmiş.

Teşekkür

Değerli eğitim insanı Ahmet Aydın Trabzonludur.
Antalya'da yaşıyor.
Ama öyle böyle değil.
Trabzonlu bir aydın,
Bir düşün insanı ve bir eğitimcinin hasıdır o.
Bütün bunları Taka Gazetesine bir koli muz gönderdi diye yazdığım sanılmasın.
Sadece bu ifadeleri yazmama neden oldu o muzlar.
Yoksa hakkında fikri düşüncem eskidir.
*
Tatlı olan her şeye mesafeliyim.
Ancak bu dostun muzları Taka'ya lezzet tattırdı.
Taka adına teşekkürler Ahmet Bey!

Fıkra

Bir Fransız, İngiliz, Alman, Hollandalı, Rus, İranlı ve Türk bir araya gelmişler ve ülkelerinin özelliklerini anlatıyorlarmış...
Fransız :
Bizim ülkenin kızları o kadar güzel, o kadar güzeldir ki, bakmaya, öpmeye kıyamazsınız....
İngiliz :
Bizim ülkenin biraları, içkileri o kadar güzeldir ki içmeye doyamazsınız..
Alman :
Bizde de öyle güzel, öyle sağlam arabalar var ki inanamazsınız. Hepsi müthişdir.
Hollandalı:
Siz bizim ülkenin evlerini bir görseniz, içiniz gider..Mükemmel tasarımdırlar
İranlı:
Bizim oraların halılarını bir görseniz, güzelliğine ve dokuma sanatına hayran olursunuz..
Rus:
Arkadaşlar bizde bir gizli servis var, KGB, dünyada neler olsa anında haberi olur.. İnanılmazdır...
Sıra Türk'e gelir :
Bizde öyle delikanlılar vardır ki...İnanamazsınız.
Alır Fransız kızını, atar Alman Arabasına, içer İngiliz içkilerini, gider Hollandalının evine, yatırır İran Halısının üstüne, değil Rusların gizli servisi, kocasının bile ruhu duymaz...