Ekranın bir tarafında uçaklar, diğer karede ise meclis.
15 Temmuz gecesi
Yakın plana geçildiğinde de elinde telefonu ile birlikte Trabzon Milletvekili Av. Ayşe Sula Köseoğlu.
Bazı milletvekilleri ‘haydin sığınağa inelim’ teklifine rağmen o cesur.
Trabzon milletvekili Köseoğlu’nu o görüntü ile hatırlayacak herkes.
Ve o görüntüyü gelecek nesiller de izleyecek.
Meclise bomba yağarken, Milletvekillerinin konuşmaları.
Ayşe Sula veya diğerleri,
17-25 Aralık öncesindeki bazı diyaloglar bahane edilerek hedefe konmak isteniyor.
Bu kentte kim yükseliyorsa aşağıya çekilmek isteniyor.
1994’te Av. Şeref  Malkoç il Başkanlığına hazırlanıyordu.
Onunla röportaj için gittiğimde tanıdım. Stajer avukattı. Ayşe Sula hep demokrasinin yanında durdu.
Fanatik olmadı.
Trabzon’da isimlerin değiştirilmesine de ‘Şu aşamada gerek yok’ diyerek  karşı çıktı.
O gece meclisi birlikte paylaştığı CHP grup Başkan vekilini, çıkışının hemen ardından tebrik etti.
Türkiye’nin uzlaşmaya ihtiyacı var.
Trabzon İl Milli Eğitim Müdürü bende bir şey yapayım dedi.
Hasan Ali Yücel isminin yerine Ömer Halisdemir’i koysa böyle tepki almazdı.
İstikbal okulu!
Bu kabul görmedi.
Dünkü yazımda yazdım, direnmedi de.
Düzelir dedi.
Yazımla ilgili bir Eğitimci aradı.
Tebrik etti.
Herkes duyarlı olsa dedi.
Ama siyasetin sertliği var.
CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen yerelin tepkisini meclise taşıdı.
Meclis başka bir yer.
Oradan çıkan sese Cumhurbaşkanı ve Başbakan da kulak veriyor.
Pekşen, ‘Cumhurbaşkanı sabote mi edildi’ dedi.
Dün ise Trabzon Valisi Yücel Yavuz  kararı duyurdu.
‘İsimler kalacak’
Yeni açılacak iki okula şehidimizin ismi verilsin.
Zira dün duyduğum, Bener Cordan isminin yerine ismi gelen Şehidin babasının mektubu var.
Milli eğitime,
‘Oğlumun adı kaldırılırsa kendimi yakarım’
İsmi mutlaka verilmeli.
Olmayacak iş yoktur.
Yeter ki istensin.
Hasan Ali Yücel isminin iade edilmesi, Trabzon ile Giresun arasındaki bağı da güçlendirir.
Hatta Görele’nin Trabzon’a bakışını törpülemez.
Göreleliler hepimiz Trabzonuz der.
Zaten Hasan Ali Yücel’de bir şiirinde şöyle demiş:
‘Soyumu sopumu araştırmayın, ben Trabzonum.’