Nasıl Müslümansınız böyle?
"Bir insanı öldürmek insanlığı öldürmek gibidir" diyen bu İslam değil midir?
Değil midir ki bu din;
"Müslüman Müslüman'ın kardeşidir" der.
"Müslüman'a Müslüman kardeşinin malı ve canı haramdır" der.
*
Ey insan görünümlü mahluklar!
Görülüyor ki, insanlıktan çıktınız.
Yetmedi siz, Müslümanlıktan da çıktınız.
*
Bir taraftan IŞİD,
Bir taraftan PKK
Bir taraftan FETÖ
*
Evet, siz Müslüman geçinseniz de,
Aslında din düşmanısınız.
Dindara düşmansınız.
Türk'e,
Anadolu'ya,
Hatta Kürde de düşmansınız.
*
Siz, insana;
İnsanlığa,
Bu vatana düşmansınız.
Çünkü siz, dış güçlerin beslediği, birer tetikçisiniz.
Boyunuz devrilsin...

Pilajdaki Zorbalar

Malum sıcak bir yaz sezonu yaşıyoruz.
Avrupa'da bir plajda insanlar deniz kenarında kalın çakıllar üzerine uzanmış güneşleniyorlar.
Aralarında bir kadın var ki o diğerlerinden biraz olsun farklı.
*
O siyah giysilerine bürünmüş,
Bir elini sağ yanağının altına yastık yaparak dalgalara karşı uyuya kalmış.
Kalmış ama onun bu tavrı deniz kenarında özgürce soyunan ve o halleriyle keyif çatan özde batılı sakinleri fena halde sinir etmiş.
Derhal polis çağırmışlar.
*
Bir polis,
İki Polis
Üç Polis
Tam dört polis gelmiş.
*
Oracıkta uzanan kadını kıyaya vurmuş bir ölü balina sanmış gibi önce öyle seyre dalmışlar.
Sonra bakmışlar ki, bu ölü balinadan çok bir Müslüman kadına benziyor,
Bir tekmede uyandırmışlar.
*
Kadından soyunmasını istemişler.
Kadın, önce şaşkınlıkla onlara bakar,
Etrafında tam 4 polis var.
*
O dört polis.
O dört zorba, kadını oracıkta rencide ve refüze ettiler.
Üzerini çıkartmaya zorladılar.
*
Yazıklar olsun insanlığın böylesine!
Ayıplar olsun !

Che!


Bizim büyük başkan, önceki gün memleketi Rize'deydi.
Hazır gelmişken bir laf daha edeyim demiş olmalı ki,
"Che eşkıyadır." demiş.
Neden biliyor musunuz.
Liseli çocukların yakasında Che'nin görselini görmüş de ondan.
Evet, Che 39 yaşında,
Ömrünün en güzel çağlarında  öldürülmüştür.
Ama o eşkıya değildi.
O dağlarda evleri yakmıyor,
Altın, bilezik, lira, beşibirlik çalmıyordu.
Çıkarsız umarsız canını ortaya koyup özgürlük adına savaşıyordu...
*
Sevgili büyük Başkan!
Gelin,
Sezar'ın hakkını Sezar'a verin.
"Adam öyledir, böyledir ama cesurdur.
Adam öyledir böyledir ama makam/mevki hastası değildir."
Deyin...
Hayatını okumuş iseniz,
Küba Devriminden sonra Fidel, kendisine" Che, istediğin makam senindir,
Gel Küba'yı birlikte yönetelim" der.
*
O ise, "Bu işler bana göre değil Fidel. Haydi sana kolay gelsin." 
Diyerek mazlumların özgürlüğü için çeker gider ülkesinden...
Ha öldürülmüş dediniz ya.
O mazlumların haklarını beyaz adamlardan kollarken öldürüldüğü doğrudur.
Hani Che'nin avukatı değilim ama, kediye de kedi demek lazım sayın Başkan.
O bizden biri olsaydı Che,
Ölümünün adı kesinlikle şehadet olacaktı.
Öyle değil mi Başkan.
*
Bu arada bırakın da kim kimin resmini yakasına takacak,
Ya da takmayacak,
Kendi karar versin.
Öyle ya,
Bırakın artık milleti rahat...

Şeytan 

Şeytan sapıktır.
Tecavüzcüdür.
Katildir.
*
Cilvedir,
İşvedir,
Baştan çıkartır.
*
Şeytan hırstır.
Hilekardır.
Hak yedirtir.
Hakkaniyetten hoşlanmaz.
*
Şeytan insanı istila eder.
"Yetki bendedir, beni dinle" der.
Güçlü olmanı ister.
Vurmanı kırmanı;
Onu buraya, bunu şuraya savurmanı ister.
*
Şeytan akla gelmeyen akıllar verir.
Akla gelmeyecek karanlık fikirler üretir.
Ve sonra gemileri batırır  ve "ben ne yaptım ki?" der.
*
Şeytan egodur.
Şeytan şehvettir.
Şeytan azamettir.
Şeytan yalakadır,
Şeytan münafıktır.
kirdir, kibirdir şeytan

Ey Vah Yine Maçlar Başladı!

Ligler başladı.
Bizde yine o kaygılar...
*
ilk maçını evinde kazanan efsane,
ikinci maçında yine etti bizi deli divane...
*
En fazla bir hafta sürer bizde mutluluk.
Bir hafta sonra Gaziantep'te Niyazi olduk işte.
Yani bizim Tonyalının dediği gibi, "vurdi vuruldi" yine Trabzon...

Ülkü Önal

Artvin Ardanuçlu
Hiç evlenmemiş.
Yani kendi başının sultanı.
Sosyal bilimlerden ön lisans mezunu.
 
Bir süre kütüphane müdürlüğü görevinde de bulunan Ülkü Önal,
toplam 11 kitaba imza atmış bir yazar.
 
İşte Ülkü Önal özetle,
 " Artvinliyim.
Memleketimi her şeyden çok seven biriyim.
Bu güne kadar toplam 11 kitabım yayınlandı.
*
Halk Kültürüyle ilgilenmekteyim.
Ayrıca çeşitli gazete ve dergilerde 200 civarında makalelerim yayınlandı.
*
Ahıska ve  Ardanuç yörelerinin mani ve türkülerini kitaplaştırdım.
Mesela Ahıska Masalları'nı yazdım.
Ahıska Osmanlı zamanında 250 yıl eyalet başkentliği yapmış bir merkezdir.
Şimdi maalesef bir ilçe konumunda.
*
Evet, 1944 yılında zorba Stalin'in Ahıska Türklerini öz yurtlarından sürgün edişini yazdım.
Komik ama en çok yöresel yemek kitaplarım sattı.
*
Annem yaşıyor.
Hala annemin kızıyım.
"Neredeydin" diye hala soruyor, sorguluyor...
Yani demem o ki annem, "hala kontrol bende"" diyor.
*
Evet, Ülkü Önal en çok üzüldüğü şeylerden de bahsetti bize.
Çalışmalarımız, toplumsal  sorunlarımız paylaşacak gazete ve televizyon bulamıyoruz.
Mesela 'Artvin Evleri' aldı başını gidiyor, ama kimsenin umurunda değil.
Bu huzurun simgesi tarihin izleri  gün gün siliniyor dünyamızdan.
Biz ülkemizin en huzurlu kentiyiz.
Son yıllarda ilimizde yaşanan terör bize ait değildir.
Bu görüntüler  Artvinliye iftiradır.
*
Ülkü Önal;
"Artvin Belediyesinin neden 'kültür yayınları' olmaz?
Neden bir kent müzesi bulunmaz.
Kent müzesi kurmaya karar versinler,
*
Kurmaya karar verdiklerinde yanıma gelsinler.
Elimde onlara verecek çok sayıda etnografik araç/gereçler var.
*
Lütfen insanlarımız ve kurumlarımız kültür ve sanata ve sanatçıya duyarlı olsunlar...
Ülkem insanları mutlu olsun.
Memleketimizin refahı yükselsin.
Huzur ve barış olsun.
Bütün isteğim budur" dedi.
*
Ne güzel söylemiş yazar Ülkü Önal!
Yüreğine, kalemine sağlık...

Üstümüze Pislik Yağıyor

Daha dün Yemen'de saldırı oldu ve  45 kişi öldürüldü.
Türkiye'de saldırılar ve gözyaşı dinmiyor 31 Yılda 50 bin kişi öldü.
Suriye'de 5 Yılda  toplam ölü sayısı 500 bini aştı.
Irak bir milyon insanı defnetti;hala dertleri bitmedi; bölündükçe bölünüyor...
Afganistan bildiğimiz gibi, kan gölü vaziyetinde.
Libya yılların lideri Kaddafi'sini linç etti.
İşte sevgisizlik.
İşte bozgunculuk.
İşte yaratılanı yaratandan ötürü dahi sevememek ve onun kanlı sonuçları...
*
Hani biz biliyorduk ki Müslüman'ın kanı Müslüman'a haramdır.
Bir birimizi sevmedikçe iman etmiş olamayız.
Hani biz bilirdik ki, iman etmedikçe de cennete giremeyiz.
*
Neymiş, "Efendim bu gavurlar bizi birbirimize düşürüyor."
Neden oyuna geliyoruz.
Niçin onların istediği buysa  biz de alet oluyoruz.
Ne zaman akıllanacağız.
Ne za man!
 
Sevdiğim Fıkralar

Su,
ateş ve
ahlak dost olup, birlikte zaman geçirmeye başlamışlar.
Çevrede dolaşırlarken eğer kaybolurlarsa birbirlerini nasıl bulabileceklerini sorgulamaya başlamışlar.
*
Suya sormuşlar: “Kaybolursan seni nasıl bulacağız?”
“Nerede bir şırıltı duyarsanız beni orada bulabilirsiniz” diye cevap vermiş.
*
Ateşe sormuşlar: “Seni kaybedersek ne yapalım?”
“Bir duman gördüğünüz yerde ben varım” diye yanıtlamış ateş.
*
Sıra ahlaka gelmiş.
Onun yanıtı ise oldukça düşündürücüymüş.
“Beni kaybederseniz, bir daha asla bulamazsınız!”•