Trabzonspor’un 2. Lig maçlarını o dönemin izleyicileri çok iyi bilir. 1972-73 sezonunun son haftasında bizim maçımız Trabzon’da Gençlerbirliği ileydi. Kayserispor ise Ordu ile oynuyordu. Son haftada bize öyle bir oyun oynadılar ki tam Kayserili oyunu. Bir hafta önce Ordu’da oynanan maçta bize dostluk söylemi altında oyun oynadılar.

Meğerse Kayseri, Ordu’ya çok büyük bir prim vaat etmiş. Fakat onlar bu primi Orduspor’a vermediler. Bizim Ordu’daki maçta ise Ali Kemal’in ayağı kırıldı. Benim ön dişim ve dudağım patladı. Maçı da öyle 0-0 bitirdik.

Ertesi hafta Ordu, Kayseri’ye gitti. Onlara prim vermedikleri için Orduspor maça asıldı ve son dakikalara kadar maç 0-0 gitti. Ancak son dakikalarda Kayserispor, Ordu’ya golü atınca 1-0 kazandı. Biz de Gençlerbirliği maçı için sahaya çıktık. 15 dakika sonra hakem santraya davet etti ve üç düdük çalarak bizim hükmen 3-0’lık galibiyetimizi ilan etti. Ne var ki bu sonuç bize yeterli gelmiyordu; çünkü Kayserispor’un averajı bizden iyiydi. Bizim en az Gençlerbirliği’ni 5-0 yenmemiz gerekiyordu ki şampiyon olalım.

Bizim maç oynanmayınca Boztepe’de çamlığa çıktık, küçük el radyolarıyla maçı dinledik. Bütün futbolcu arkadaşlarımla tir tir titriyorduk maçı dinlerken. Bu heyecanımız, bu titrememiz 86’ncı dakikada son buldu. Çünkü Kayserispor, Ordu’ya 86’ncı dakikada golü attı. Hiç unutmuyorum; her birimiz bir çam ağacının altında ağlayıp durduk. Bize yapılan bu utanç verici durumdan sonraki sezon şampiyon olarak lige çıkmayı başardık.

Eskiden de şimdi de bize bu çirkin oyunlar oynandı. Ben de diyorum ki bizden kimse medet ummasın. O sezon bize oyun oynayan bu iki kulüp; Kayserispor ve Gençlerbirliği, kol kola ligden düşüp o zamanın cezasını beraber çekmiş olurlar inşallah. Bu dünya etme bulma dünyasıdır. Ne ekersen onu biçersin. Bu deyimler çok doğru. Eskilerden bize kaldı ama çok yerinde söylemler.

Bakın, o kaybettiğimiz sezonun özetini siz okurlarıma kısaca yazıyorum: 1973 yılı, bizim son maçımız Gençlerbirliği ile. Ancak Kayserililer şeytanlık peşinde. Gençlerbirliği’nin üç oyuncusu üniversite sınavına girdikleri için Trabzon’a cumartesi günü uçakla geliyorlar. Bu üç oyuncunun başında gelen yönetici ise Kayseri kökenli Ali isminde bir vatandaş. Kayserililer bunu duyuyor ve bizim kulübü arayarak, isim vermeden, “Kayserili Ali diye biri Gençlerbirliği oyuncularını Trabzon’a getiriyor.” diyorlar.

O dönemki Genel Kaptanımız Özkan Kırali gidiyor, havaalanında futbolcuları kestiriyor ve “Kayserili Ali kim?” diyor. Adam da doğal olarak “Benim.” diyor. O da “Vurun buna!” deyince ortalık karışıyor. Oradan Gençlerbirliği’nin kamp yaptığı Görele’ye gidiyorlar ve Trabzon Havaalanı’nda yaşananları oradaki yönetim kurulu arkadaşlarına anlatıyorlar. Bu görüşmelerden sonra hemen Ankara’ya dönüyorlar. “Can güvenliğimiz yok.” diyorlar. Bu senaryoyu yazıp çizenler Kayserisporlular oluyor.

Ama bugün adalet tecelli ediyor ve Kayserispor lige veda ediyor. Biz de inşallah Gençlerbirliği’ni yeneriz de onlar da bu lige veda edip ikisi kol kola giderler. Bunu yaşayan eski bir futbolcunuz olarak gelecek sezon için Trabzonspor’umuza başarılar diliyorum. Önümüzdeki sezon görüşmek üzere, hepinize saygılarımı sunuyorum. Hoşça kalın.