Trabzonspor camiasının acı günlerinden biri daha bugün yaşıyoruz.

Sevgili Özkan Sümer ağabeyimizin ölümü bizleri derinden üzmüştür.

Allah’tan rahmet diliyor, ailesinin ve camiamızın başı sağolsun diyorum.

Bakıyoruz da dünyanın ne kadar boş olduğuna ölen gidiyor ama sağ olanlar yine günlük işlerine devam ediyor.

Ben de siz okurlarım için Hatayspor maçını yorumlamak için kalemi elime aldım.

2020-21 sezonuna salgın hastalık yüzünden takımlarımız çok zorluklar içerisinde başladı.

Bu yetmezmiş gibi TFF’nin ligden küme düşmemeyi onaması gelince 21 takımlı ligde tam anlamıyla zorlukların yaşanması kaçınılmazdı.

Çünkü tam anlamıyla idman yapamayan futbolcuların haftada üç maç oynayacağı periyot başladı.

Bu zorlu dönemeçte sakatlıkların olması büyük olasılıktır.

Çünkü hiçbir kulübümüz salgın yüzünden sezon başı tam olarak yükleme yapamamıştır.

Tabi ki bu zorlu şartlar altındaki maçları izlemek bile bizleri strese sokuyorsa bir de futbolcuların psikolojisini düşünün.

Sürprizlerin yaşandığı bu sezonun en flaş takımlarından biri olan Hatayspor’a konuk olduk.

Abdullah Avcı, kazanan Çaykur Rizespor maçının kadrosunu bozmadı ve aynı 11’le de başladık Hatay maçına.

Maça Hatay çok iyi başlangıç yaptı.

Trabzonspor’a önde basıp çıkmasına izin vermeyip oyunu bizim sahamıza yıkarak oynamayı amaçladılar.

Bizim oyuncularımız da ilk dakikalarda buna boyun eğdi.

Top rakip sahaya gittiği zaman bile öne çıkamayan bir Trabzonspor izledik.

Bu oyun anlayışı ister istemez rakibin de pozisyona girmesine neden olan faktördü.

Onun için rakip kaleye gitmekte bile zorlandık.

 İlk yarıya baktığımızda doğru dürüst bir atağımız bile yoktu.

Bir tek Nwakaeme’ye top gittiği zaman hareketleniyoruz, hepsi bu kadardı.

Şunu söyleyeyim ki Trabzonspor’un oynadığı bu futbol rezaletin de ötesindeydi.

Bakın 45 dakikada bir tek net gol pozisyonuna bile giremedik.

Çünkü orta alanda yine yokları oynadık.

Öndeki oyuncuları bizim orta saha oyuncularımız hiç besleyemedi.

Bundan dolayı da rakip kaleyi zorlayamadık.

Ve ilk yarıda 0-0’lık skorla soyunma odasına gidildi.

İkinci yarıya Yusuf Sarı’yı koyup Baker’ı çıkartacak diye düşünürken bunu hocamız gerçekleştirmedi.

Çünkü Ekuban’ı forvet arkasına çekip en azından hücum gücünü artırmış olurduk.

Ama hocamız değişikliğe gitmeden devam kararı aldı.

İkinci yarıya ilk yarıdaki gibi Hatayspor çok iyi başladı.

Ve ikinci yarının ilk 5 dakikasında üç net gol pozisyonuna girdiler.

Biz oyuncularımızdan hareketlenmelerini bekliyorduk, fakat dakikalar ilerledikçe daha da kötü oynamaya başladılar.

Ender gelişen ataklarımızın birinde top kornere çıktı ve bu korner atışından gelen topa Hugo mükemmel bir kafa vurdu ve topu üst köşeden Hatay ağlarıyla buluşturdu.

82.dakikada Baker’ın büyük hatası, kalemize neredeyse gol oluyordu.

Fakat Diouf, Allah’tan kötü vurdu ve topu auta attı.

Trabzonspor, evinde hiç yenilmeyen Hatayspor’u 1-0’la geçerek bir ilke de imza atmış oldu.

Ben futbolun adaleti yok lafına bir kez daha inanıyorum.

Biz 1 puana dünden razıyken 3 puana adeta göbek attık desem yalan olmaz.

Kötü futbol oynadık ama tek bir kafa vuruşu bizi çok mutlu etti.