Başbakan Binali Yıldırım,
"Bizim Partide FETÖ'cü yoktur " diyor.
Bir çok insan da "Haydaa!" diyor.
*
Öyle ya, "Haydaa!"demesin de ne desinler?
Milli İstihbarat Teşkilatında FETÖ'cü var.
Polis Teşkilatında FETÖ'cü var.
Askeri Kışlada FETÖ'cü var.
Milli Eğitim Teşkilatında FETÖ'cü var.
Üniversitelerde FETÖ'cü var.
Adliyede FETÖ'cü var.
Hakim/Savcılar arasında FETÖ'cü var.
CHP'de FETÖ'cü var.
MHP'de FETÖ'cü var.
Rusya'da,
Amerika'da,
Avrupa'da FETÖ'cü var.
Ama gel gör kii,
AK Partide FETÖ'cü yook.
Yok işte.
Sanki yer yarılmış da içine girmişler.
*
Yaşa,
Var ol,
Türkiye.
Yıkılmaz,
Haşmetinle...

KADİR ÖZCAN

İz bırakan bir abideydi.
Güvenilir bir dost,
Sözünün eri bir yüksek şahsiyetti.
*
Onu daha çok çubuklu ve bordo/mavi formasıyla hatırlarım...
Değişmeyen kadronun 4 numarası.
Kalede Şenol,
Turgay,
Necati
Kadir.
*
O yıllarda asıl kadrolar ilk on birler şeklindedir.
Yani forma numarası
1 Şenol
2 Turgay
3 Necati
4 Kadir
5 Cemil
6 Bekir
7 Ali Kemal tertibiyle devam ederdi.
*
İşte o, 4 Numaralı formasıyla  Avni Aker'de aslanlar gibi savaşan adamdı.
İşte o, 4 Numaralı formasıyla ikili mücadele kaybetmeyen adamdı.
Futbolu gösterişten uzak, aklı ve ayaklarıyla oynardı.
Hiç bir zaman seyirci onu ıslıklamadı.
*
Uzun saçları yakışıyordu Kadir'e
Hafiften sallana sallana yürür.
Fırtına gibi koşar.
Gerekirse yerden 20 santim yüksekliğindeki topa uçarak kafayı indirirdi.
*
Çok şampiyonluklar gördü...
Çok ilgi alaka gördü.
Çok vefasızlıklar ve ihanetler de yaşadı.
*
Aramızdan ayrılalı 3 yıl olmuş.
Yani yaklaşık bin gün.
Futbol adına bir güzel gün yaşamadık ondan sonra.
*
Dün ağabeyi  Arif Özcan aradı.
"22 Ekim Cumartesi  saat 14'de Akçaabat'ta  Kadir'imizi kabri başında yad edeceğiz" dedi.
Allah Rahmet eylesin efsane,
Allah sabırlar versin sevenlerine...

KARAR VERİN ARTIK

Ben onu "Usta" bilirdim.
Ama ne olmuşsa  etkin bir kesim "ustalık bitti" diyerekten  ona "Uzun adam" dediler...
*
Sonra "Komutan" dediler.
Sonra "İşte komutan işte ordu" dediler.
Sonra belli ki az geldi,
"Baş Komutan" dediler...
*
Sonra "Uzun Adam" dediler.
Gel gör ki, "Uzun" da kesmedi.
Ani bir kararla vazgeçip, 
 "Reis" dediler.
Böylece Reis'e meftun  MHP'lileri AK Partiye yüklediler.
*
İyi de bir karar verin ardık.
Usta mı?
Uzun Adam mı?
Başkan mı?
Komutan mı,
Başkomutan mı?
Cumhurbaşkanı mı?
Reis-i Cumhur mu?
Şah mı,
Padişah mı?
*
Bir de bir yalaka, mülakatta yani iltimas yapacak ya,
 "Reis denilince aklına kim geliyor?" diye soruyor.
Kim  gelecek?
Tabi ki Erdoğan gelecek yalaka.
*
Dağ deyin, Erdoğan'dır,
Yıldırım deyin, Erdoğan.
Şimşek, yağmur,fırtına deyin ...
Yine Erdoğan tabi ki Erdoğan'dır.
*
Anladın mı?
Yetti mi, yalaka?
Erdoğan İşte,
Er do ğan,

TAHAMMÜL DEMOKRASİNİN ASALETİDİR

Bu iktidarın kabul edemediğim bir yaklaşımı var.
Ret ve saldırı.
*
Bir öneri mi geldi muhalefetten.
Anında düşmanlaştırılır ve top yekun karşı konulur.
*
Bir fikir önerisi mi oldu,
"Aklını kendine sakla!
Sen kiim fikir kim?" şeklinde  aşağılamalara muhatap olurlar...
*
Mesela Üniversite sınav soruları çalındığında,
Nice gençlerin hakkı organize işlere kurban edildiğinde bu zihniyet,
Hiç tınmamış,
Soruşturmaya dahi gerek görmemiş,
Aslı astarı yokmuş gibi feryatlara kemane çalmıştır.
*
Sonra, o bilindik itiraf: "Ne istediniz de vermedik?" Sitemleri...
Dedim ya ret ve saldırı...
*
Muhalefet Partisi Gaziantep'te IŞİD yapılanması var dedi diye eski bakanlardan ve şimdiki Belediye Başkanı iddia sahibi vekile stüdyoyu dar etmişti.
"Bu gibi laflarla PKK'nın yapmadığı kötülüğü Gaziantep'e yapmaktır.
Bu iddia asılsızdır.
Yalandır.
...Dır
...Dır
...Dır..."
*
E, ne oldi?
Önceki gün Gaziantep'te  IŞİD mensupları kendilerini patlattı 3 Özel Harekatçı şehit.
*
Neden eleştiri hakkı düşmanca bir tepki görüyor.
Gele gele geldiğimiz "ileri demokrasi" bu mudur?e gele geldiğimiz "ileri demokrasi" bu mudur?

SON DEFA REİS

Geçenlerde yapılan memuriyet sınavlarının sözlü kısmında "Reis denilince aklına kim geliyor?"
Sorusu kamuoyunda çok tartışıldı.
Ama durum yine aynı.
İktidar cephesinde değişen bir şey yok.
*
Bakan İsmet Yılmaz, "Asla böyle bir durum olmamıştır.
Böyle bir soru bizim soru havuzumuzda yoktur."
Yani "olay iftiradır."
Yani demek istedikleri, " işin gerçekle aslı alakası yoktur" demeye devam ediyorlar.
Yani aynı terane.
Yani yine ret ve inkar.
*
Oysa sayın Bakan "yoktur" yerine ,
"Soru havuzumuzda 'Reis size kim i hatırlatıyor?' şeklinde bir soru yoktur.
Araştırıyoruz, şayet sınava giren memur adaylarına böyle bir soru sorulmuş ise,
İlgili hakkında gerekli işlem yapılacaktır."
Şeklinde konuşması daha şık olmaz mıydı?

SAVAŞTAYIZ SAVAŞTA

Türkiye uzun yıllardır yaşamadığı savaşlar yaşıyor.
İçeride, müzmin PKK belası bitmek bilmiyor...
*
Bu bela sürekli kan ve gözyaşı üretiyor.
Anaları ağlatıyor, 
Türkiye feryat ediyor...
Nedeni ,dış mihrakların maşası bu hainler,
Sözde Türkiye topraklarında Kürt Devleti kuracaklar.
*
Ama dediğim gibi özel üretilmiş bu iç hainlerin dış uzantıları var.
Bu ülkeler ülkemiz tarafından da iyi bilinir.
Sözde "dost" ülkeler ile bir araya gelindiğinde el sıkışır hatta gülüşülür fotoğraflar dahi çekiliriz, salakmışız gibi.
*
Evet, finans onlardan,
Hain içimizden.
Şehitler yüreğimizden.
Gözyaşları analardan...
*
Ama nasıl oluyorsa dostuz bunlarla...
*
Ayrıca son yıllarda bu batılı medeniyetin (!) ürettiği bir IŞİD algısı var ki,
Önce "Allahuekber!"
Sonra elleri arkadan bağlı,
Gözleri sargılı,
Kafaları önlerinde başları belada;
Bir kaç saniyelik zamanı kalan insanların zalim celladı  görüntüleriyle tanıdık bu ürkünç belayı.
*
İslamiyet diye bunlar;
Dünyaya korku,
Vahşet ve tiksinti verdiler.
Dünyadaki İslam'ın önlenemez yükselişini bu görüntülerle engellediler.
*
Tabi hepsi bu kadar değil elbet.
Bu içten pazarlıkçı çukur devletler,
Kurdukları IŞİD'in vahşetini durdurmak bahanesiyle, İslam yurdunu talan ettiler.
Ve etmeye devam ediyorlar.
*
"Yahu biz Müslüman'ız,
Bu çevre bizim çevre...
Varsa bir çirkinlik biz halleder,
Biz düzeltiriz." diyoruz.
"Siz karışmayın fena olur!" diyerekten tehdit ediyorlar.
*
Evet,
Yaratılan fiili durum nedeniyle Türkiye bu gün Suriye ile savaş durumundadır.
Bu gün Türkiye Musul'da ve  Irak'la da savaş durumundadır.
Bu gün Türkiye "Asla girmesin, Ortadoğu bataklıktır" denilen bataklıktadır.
*
Bu arada İran kendine önemli alanlar açmaktadır.
Hatta "büyük şeytan" dediği ABD ile araları muhteşemdir bu günlerde.
Oysa Türkiye yapayalnızdır.
Artık Tayyip Bey'in Arap dünyasında ölümüne sevenleri de yok denecek kadar azdır.
*
Yani dünkü sevdalar dünde kaldı.
*
Diyeceğim o ki, durum zor.
Bu koşullarda Türkiye; iktidarıyla, muhalefetiyle bir olmalıdır.
Olmak zorundadır.
Hatta birlik olmaya mecburdan öte  mahkumdur.

FIKRA

Ayakları çok fena kokardı.Bir gün bir arkadaşına birlikte tiyatroya gitmelerini teklif etti. 
Hay hay, dedi arkadaşı.Ama eve git, ayaklarını yıka ve temiz bir çorap giy. Söz mü? 
Tiyatroya gittiler.Yerlerine oturdular.Aradan beş on dakika geçmeden etrafındakiler mendillerini burunlarına götürmeye başladı. 
Hani söz vermiştin, dedi arkadaşı. 
Vallahi değiştirdim, dedi.İnanmazsın diye kirlileri de cebime koydum.