Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit’in yeni adli yılın açılışında yaptığı konuşma tartışılıyor.
Adalet için artık yürüyüşlerin dahi yapıldığı günümüz Türkiyesi’nde bunu konuşmak ve yazmak gerek.
Yer yüzünde herkes adalet istiyor, sorun herkes adaleti kendi ideolojik ve heveslerine hizmet edecek şekilde yürümesini benimsiyor.
Bu anlayıştan adaletin çıkması mümkün değil.
Türkiye’de yargı alanı sorun çözen değil sorun üreten bir alan haline gelmemeli.
Hak ve hukuk tesis edilemiyorsa yaşamanın ne anlamı var?
Yargıtay Başkanı Cirit haklı olarak şunu söylüyor:
“Bizim görevimiz, duyguyla, coşkuyla, önyargı ile davranmak değil, insan haklarına ilişkin standartlardan taviz vermeden objektif delillere göre karar vermektir.
Tamamen bir güven mesleği olan hakimlik ve savcılık mesleğini icra edenlerin yaklaşık 1/3'ünün terörist faaliyetlerin odağında yer alması, halkın gözünde yargıya olan güveni elbette sarsacak bir durumdur.
Toplumun en çok güven duyması gereken meslek mensuplarının bir terör örgütünün amaçları doğrultusunda hareket etme ihtimali dahi, tek başına bir toplumun şaşkınlık ve sarsıntı yaşamasına yeterlidir.”
Adalet aslında ilk olarak insanın kendine karşı dürüst olabilmesiyle başlıyor.
Kaçımız bunu başarabiliyoruz ki!
Türkiye’de yargının siyasallaşması, hukukun hiçe sayılması, benim savcım, hakimim anlayışı bugünün sorunu değil.
Vefat eden eski bakanlardan biri ‘ben kendi partililerimi hakim yapmayacağım da kimi yapacağım’ demişti.
Oysa bir devletin temelini oluşturan en ana unsurlardan biri adalettir.
Yasama ve yürütmenin iş ve eylemleri de sonuçta adalete intikal edeceğinden son söz daima adaletindir.
Yasama, yürütme, yargı birbirinden bağımsız olmalıdır. Yargı gücü, yasama ve yürütmeden ayrılmamışsa işler arap saçına döner.
AK Parti iktidarının önünde çok güzel bir fırsat var aslında.
Senelerdir ayaklara pas pas edilen adalet anlayışını halkın tam anlamıyla kucaklayacak şekilde dizayn edebilir.
‘Türkiye’de yargı alanı sorunlu bir alandır’ algısının kesinlikle yıkılması gerekiyor.
Maalesef bu saplantı hukukun üstünlüğü ilkesine çok ciddi zarar veriyor.
Türkiye’de son birkaç yılda sayısız yenilikler yapıldı, yıkılmaz denilen tabular yıkıldı.
Gerçek adalet anlayışının yerleşmesi için Cirit’in söylediklerinin tam anlamıyla hayata geçmesi gerekiyor.
Neler yapılabilir?
Yargıya güveni artıracak tedbirlerin alınması, tabii hukuk anlayışına dönülmesi, anayasada da yerini almış bir kural olan uluslararası hukukun bir parçası olduğumuzun unutulmaması ve hukukun temel ilkelerinden hiç taviz verilmemesi.
Bir yerden başlamak lazım.
Yeni adalet Bakanı Abdülhamit Gül ki, iyi tanıyorum, arkasında durulsun bu yenilikleri yapabilecek kapasite ve cesarettedir.
2017 yılının bu hissiyatların ve beklentilerin hayata geçmesi temennisiyle yeni adli yıl hayırlı olsun.
Çok Okunanlar
Diploma Var Ama İş Yok: En Zor İş Bulunan Bölümler Belli Oldu
Enis Bardhi’nin Kaçırdığı Penaltının Perde Arkası Ortaya Çıktı
Umut Nayir’in Eşinden Trabzonspor’u Sarsan Sözler
Beşiktaş Transferde Trabzonspor’un Alamadan Vazgeçtiği İki Yıldızın Peşine Düştü
Trabzonspor Türkiye Kupası’nı Kazandı, Fatih Tekke’nin Ozan Tufan’a Yaptığı İşaret Gündem Oldu
Trabzonspor Kupayı Aldı Ama Finaldeki Detaylar Tartışma Yarattı