Meral Akşener  Partisini kurdu.
Ve adını  "İyi Parti" olarak açıkladı.
Tutar mı bu isim, olabilir.
Ama Parti logosunda biraz sıkıntı var.
Mesela güneş temalı logo bir anda Ak Partinin Ampulünü anımsatıyor.
Bu benzerlik Ak Partiye mi,
İyi Partiye mi yarar bilemiyorum.
Kaldı ki Logonun renk seçimleri de kötü.
Konu Türkiye ise,
En uygun renk kırmızı/beyaz olabilirdi.
Keşke logo profesyonel bir çalışma veya bir yarışma ile belirlenseydi görüşündeyim.

Partinin kurucuları gösteriyor ki,
Renkli bir parti olacak.
Türkiye'yi kucaklayacak bir parti olacak İyi Parti.
Ancak yine de yorum için çok erken.
Evet patinin kurucuları arasında,
İyi bilindik solcular.
İyi sağcılar.
Memlekete iyi hizmet etmiş kahramanlar.
İyi bilindik iyi insanlar var...
Bana Özal'ın ANAP'ını hatırlatıyor.
Türk siyasetine ve ülkemize hayırlı olsun...

NE DEMEK ILIMLI İSLAM

Bizim kadim dostlarımızdan Suudi Arabistan,
Ilımlı İslam'a avdet eylemiş.
Oh oh ne ala!
*
Ancak ne demektir bu Ilımlı İslam?
Bizim bildiğimiz İslam tekdir ve o da,
Kuran İslam'ıdır.
İslam diye bu güne kadar, 
Gaddarlık yapmışlar...
Halkı köleleştirmişler...
Kadınları ezmiş yok saymışlar...
*
Şimdi bu zulümden  bir fiske vazgeçince de ılımlı İslam'a dönüş öyle mi?
Bence Ilımlı İslam'a değil,
İslam'a  dönün,
İslam'a dönün gelin!
Adaletli,
Hakkaniyetli,
Ahlaklı.
Çalmayan,
Öldürmeyen,
Aldatmayan o İslam'a gelin yeter...

O KATİL YAKALANDI!

Erenin katili Giresun'da yakalanıyor.
Köylüler onun aranan bir şaki olduğunu hemen fark ediyorlar.
Kahveye götürüp çay söylüyorlar ve sonra da emniyete haber verip yakalatıyorlar.

Evet Canımız Eren'imizin katiline çay söylemek nedir bilir misiniz?
Asalettir.
Mertliğin en zirve noktasıdır.
Adamlığın en heybetli yüreklisidir.
Çatışmada hiç acımaz gebertir;
Terörist de olsa mağdurken yakalanmış ise,
Kahvede çayını söylemek, ancak Karadenizliye mahsustur.
Evet Eren;
Aldatılmış ve alçaltılmış katillerinden en azından biri yakalandı.
Hem de Kara Lastiklerin Müzeye konulduğu gün.
Ruhun şad olsun yiğidim!
*
Bu arada ey Türkiye düşmanlarının maşası olan alçaklar!
Görüyorsunuz ki;
Bu giriştiğiniz mücadele,
Türk devletinin demir yumruğuna kafa atmaktır.
Ve her zaman olduğu gibi o akılsız kafanız parçalanmaya devam edecektir...

FINDIK VE PTT

Facebook'tan arkadaşım Muhammet Memiş,
İlginç bir sorunu bana aktardı.
"Abi, geçen ulusal gazetenin birinde okudum,
PTT ile fındık gönderenlere yüzde 25 ıskonto varmış.
Ben de PTT'ye gittim arkadaşıma fındık gönderdim.
Ama ıskonto falan yapmadılar.
Tam tarifeden ücret  aldılar.
"Olur mu?" Diye itiraz ettim,
Görevli araştırdı ve
'Evet öyle bir tarife var ama,
Giresun'dan yapılan gönderilere mahsus' dedi.
Şimdi bu nasıl hakkaniyet?
Trabzon'da,
Ordu'da,
Sakarya'da fındık üreticisi yok mu?"
*
Muhammet kardeşim yerden göğe haklı.
Sahi nedir bu tarife saçmalığı?
Var mı bunu izah edecek bir görevli?

BU NE PERHİZ!

Bol bol konuşuyorlar.
Yeni Türkiye.
Osmanlı.
İleri demokrasi.
Duyan da her şey güzel olacak sanıyor...
Ama nerdee?!
İlahiyatçı İhsan Eli açık Kayseri Kitap Fuarında saldırıya uğruyor.
Sırf düşüncelerinden ötürü.
Bu durumdan vazife çıkartanlar necidirler?
Adaleti tesis etmekle görev mi almışlar bir yerlerden ?

İhsan Eliaçık'ı sersin/sevmezsin.
Normaldir.
Kitaplarını Okursun/okumazsın normaldir.
Ama saldırmak da neyin nesidir böyle...
*
İleri demokrasi öylemi?
Yok bu ve benzeri yaşananlar,
İleri cehalet,
İleri küstahlıktır.
İleri tahammülsüzlüktür.
Çok yazık,
Çok yazık bize...

GURUR VEREN GÖREV

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Dekanlığına Atanan hemşerimiz İsmail Demircioğlu ile yeni görevinden ötürü kendisini kutladık.
Doğrusu çok da hak ettiği bir onurlu görev.
Zira ülkesine,
Devletine bağlı,
Yetişmişliğin zirvesinde bir değer.
Dilerim uzun yıllar Jandarma Okullar Komutanlığında ülkemize hizmet eder.
Demircioğlu,
"Görevimle gurur duyuyorum.
İşimi hızla benimsedim.
Beni bu göreve layık gören sayın Bakanımız Soylu'ya teşekkür ediyorum.
Bizim için artık uyumak zaman kaybıdır.
Akademi bünyesinde 17 kişilik sınıflarda subay adayları yetiştiriyoruz.
Okulumuz 5 yıllık.
Öncelikle derhal FETÖ'cüleri temizledik.
Her şeye sil baştan başladık.
Bu yıl, zorunlu İngilizce eğitimi veriyoruz.
Beş yıl sonra bu insanlar ordunun pırıl pırıl parlayan teğmenleri olacaklar.
Ve bu arada mezun olduklarında da 5 yıllık hizmeti dolmuş, sigortaları ödenmiş konumda olacaklardır.
Evet,
Okulumuz yatılı olup, yeme/içme ve harçlıklar dahil her türlü ihtiyaçları da yine bu okulumuzca karşılanmaktadır.
Dediğim gibi doğrudan İçişleri Bakanlığımıza bağlıyız.
O bakımdan da konferanslarımız olacaktır ve  ilk konuşmacı olarak Bakanımız Sayın Süleyman Soylu'yu davet edeceğiz.
Mayıs 2018 tarihi itibarıyla,
Dünden bu güne jandarma Sahil Güvenlik Uluslararası Sempozyumunu planlıyoruz.
Bu gün bize katılan nitelikli gençlerimiz yakın gelecekte Türk Ordusunun şerefli komutanları olacaklardır" dedi.
Dünden bu güne jandarma Sahil Güvenlik Uluslararası Sempozyumunu planlıyoruz.
Bu gün bize katılan nitelikli gençlerimiz yakın gelecekte Türk Ordusunun şerefli komutanları olacaklardır" dedi.

FIKRA 

Üç arkadaş tren istasyonuna gitmişler. İçlerinden biri gişeye yaklaşıp bilet almış ve trenin kalkmasına ne kadar zaman olduğunu sormuş.
Bir saat 15 dakika.
Arkadaşlarına dönmüş; Daha çok var hadi gidip şu karşıda kim kafeye çay içelim.
Oradan buradan derken laf lafı açmış. Birden tren düdüğü ile kendilerine gelmişler. Koşarak dışarı fırlamışlar ama nafile tren kaçmış.
Sormuşlar: Sonra ki tren ne zaman?
Bir buçuk saat sonra.
Yine dönmüşler kafeye. Yine çay yine laf derke yine düdük sesi. Koşmuşlar ama bu defa da treni kaçırmışlar. Bir saat sonra bir tren daha varmış. Dönmüşler kafeye. Ama bu kez uyanık duruyorlar. Trenin sesini duyar duymaz. Kalkmışlar ve koşmaya başlamışlar. İçlerinden ikisi biri bir vagona biri bir vagona zar zor yetişmiş. Üçüncüsü ise geri de kalmış ve yetişememiş.
Bir süre dövündükten sonra başlamış katıla katıla gülmeye.
Durumu gören istasyon memuru dayanamayıp sormuş;
-Hem treni kaçırdın hem de gülüyorsun!
-Ulan nasıl gülmeyim onlar beni uğurlamaya gelmişti.