İşler istendiği gibi gitmediği durumlarda, işi başaramayan şahsı bir daha denemeye ikna etmek, motive etmek amacıyla söylenen halk arasında meşhur bir söz vardır. Anadolu’da ‘’Allah’ın hakkı 3’tür’’ derler..
Trabzonspor'un Avrupa arenasına çıkmak için iki kere denediği ama Kopenhag duvarını yıkamadığı için dramatik bir şekilde Şampiyonlar Ligine veda ettiği bir sürecin ardından ayağımıza gelen UEFA Avrupa Ligini bu noktada üçüncü deneme olarak kabul edebiliriz.
Güzel duygular içinde geçtim televizyonun karşısına..
Rakip liginde 5 te 5 yapmış, 15 gol atıp sadece 1 gol yemiş Avrupa'nın yükselen futbol ülkesi Macaristan'ın Ferencvaros takımı.
Dakika 5 dolmadan yenen gol, maç öncesi sosyal medyadan yaptığım uyarılarda ne denli haklı olduğumun göstergesi gibiydi.
Golden sonra rakibin yediği kırmızı kart tanrının lütfü gibiydi. Kart sonrası eksik kalan rakip karşısında Trabzonspor oyuna hakim olur diye düşünürken kopya bir gol daha kalemizde gördük.
Bir anda 2-0 geri düştük.
Bu gole hızlı bir reaksiyon veren Fırtına skoru 2-1'e getirdi. Lakin defansif hatalar bitmek bilmiyordu ve 5 dakika geçmeden Bordo Mavili ekip acemi bir gol daha yedi ve ilk yarı 3-1 rakibin üstünlüğü ile sonuçlandı..
İkinci yarı gemileri yakarak başladı Abdullah Hoca. Yusuf Yazıcı, Hamsik ve Eren'i aynı anda sürdü sahaya.
Bu hamle oyun üstünlüğünü Trabzonspor"a geçirse de skor üretmeye imkan vermedi. Abdullah Hoca zaman kaybetmeden ikinci santraforu Umut Bozok'u oyuna aldı.
Bu hamle de sonuç verdi ve dakikalar 70 i gösterirken fark bire indi (3-2). Golden sonra yeterli zaman olsa da Trabzonsporlu oyuncular baskılı oyun ile panik oyununu karıştırınca skor üretmede başarısız oldular..
Allah'ın hakkı 3 dediğimiz bir geceyi 3 gol yiyerek kapattık.
Yakışıksız bir sonuç …