Derbi gecesinde yalnızca bir maç kazanılmadı; Galatasaray, ezeli rakibi Fenerbahçe karşısında aldığı farklı galibiyetle şampiyonluk yarışında kapıyı ardına kadar kapattı diyebiliriz. Ligin bitimine üç hafta kala oluşan yedi puanlık fark, matematik hâlâ ihtimallere açık olsa da, sahadaki gerçekliğin artık başka bir hikâye yazdığını gösteriyor.
Ancak lig bitmedi. Aksine şimdi gözler, en az şampiyonluk kadar değerli olan Şampiyonlar Ligi bileti için verilecek mücadeleye çevrildi. Bu yarışın en kritik aktörlerinden biri de Trabzonspor.
Maç önünde Bordo-Mavililer için işlerin kolay olmayacağı aşikardı. Perşembe gecesi Samsunspor ile 120 dakika mücadele eden Trabzonspor neredeyse hiç dinlenmeden, hiç idman yapamadan Konya yolunu tutmuştu.
“..Konya yolundayım Konya yolunda….” film repliğinde olduğu gibi neredeyse maç başladığı saatler Bordo-Mavili oyuncuların yolda olduğu saatlere denk gelecekti..
Üstelik sadece yorgunluk değil sakatlıklar da hocanın canını yakacaktı, belliydi. Savunmanın bel kemiği haline gelen Batagov’un ardından büyük tecrübe Saviç’in de sakatlanması teknik heyetin elini ciddi anlamda zayıflatmıştı. Bu eksikler yalnızca bireysel kalite kaybı değil; aynı zamanda savunma organizasyonunun bütünlüğünü de tehdit eder türdendi. Özellikle geçiş oyunlarında yaşanabilecek zaaflar, sezonun bu en kritik virajında telafisi zor sonuçlar doğurabilirdi.
Bu atmosferde deplasmanda oynanacak Konyaspor maçı, Trabzonspor adına yalnızca üç puan değil, karakter sınavı anlamı taşıyordu. Eksiklere rağmen ayakta kalabilmek, alternatif çözümler üretebilmek ve belki de sezon boyunca çok konuşulmayan isimlerden katkı alabilmek gerekiyordu.
Kadrolar açıklandığında devre arası sol bek için alternatif olarak transfer edilen Lovik’in stoperde görevlendirildiğini gördük.
Maçın başlamasıyla birlikte Bordo mavili oyuncuların bırakın top oynamayı yürüyecek hali olmadığını gördük. Trabzonspor'un tehlikeli atağı rakip kalecinin hatası sonrası gerçekleşirken, Konyaspor'un ilk golü bulduğu yarım saatte 4 net pozisyonunu Onana çakardı.
Gol sonrası da Trabzonspor’un reaksiyon verecek takati yoktu. Konyaspor’un istekli iştahlı oyunu ilk golün kopyası bir golle daha taçlandı ve ilk yarı 2-0 ile takımlar soyunma odasının yolunu tuttu. .
İkinci yarıya Fatih hoca 3 değişiklikle başladı. Değişiklikler ile iki vites yükselen tempo sonrası oyunun kontrolü Trabzonspor’un eline geçti. Üst üste pozisyonları bulmamıza rağmen doğru pas şut tercihleri olmayınca skorbordu değiştirmeyi başaramadık.
78’de Augusto ile farkı bire indirmeyi başardık. 80’de çok net bir gol ahlarla vahlarla kaçtı.
Son dakikalarda birçok pozisyon ya kaleciye takıldı ya da direğe takıldı.
İkincilik yolunda büyük bir şans ne yazık ki ahlar vahlarla kaçtı gitti.. Hiçbir şey bitmiş değil ama yine de bu hafta puan cetvelinde ikinciliğe oturmayı çok istiyorduk..