İlk yazımızdan beri vermeye çalıştığımız mücadele ne içindi? Fark ve farkındalık oluşturmak için baz aldığımız yegâne dayanağımız neydi? İlk defa duyacak olanlar için hatırlatalım...

"Ne sağ Ne sol; Hakyol En Doğru Yol " şiarı ile başladığımız serüvenimizde; ister sağcı, ister solcu, ister orta yolcu, devrimci, liberâl, isterse de alevi veya ateist olsun; çıkış noktası ve merkezi devlet hassasiyeti, savunuculuğu ve sevgisi olan, devletine zerre-i miskal faydası olan her bir yurttaşımızın, başımızın üstünde yeri vardır.

GAYET NET...NOKTA .

Rahmetli Uğur Mumcu; babamın Tuzla Piyade Okulunda beraber aynı dönem asteğmenlik yaptığı devre arkadaşı idi.

Babam o yıllarda dahi; askeriyede, rahmetli Uğur Mumcu'nun " MİMLİ " ve " SAKINCALI " muamelesine maruz bırakıldığını, onunla beraber gittiği her yere 2 askerin de kendisine eşlik ettiğini söylemişti.

Çok garibime gitmişti doğrusu...!

Siyasi düşüncesinden ötürü; ki devlet düşmanı ve bölücü olmayan safkan bir sosyal demokrat kişilikten bahsediyoruz; böyle bir davranışa maruz bırakılmasının ve izole edilmesinin hiçbir haklı gerekçesi olamaz.

Babama nasıl 1 insan olduğunu da sormuştum. Sessiz sakin, kimseye zararı yoktu demişti. Hiç unutmuyorum...

Kaldı ki bu şahsın 90'lı yıllarda (günümüz gençleri hatırlamayabilir) söylediği, iddia ettiği ve savunduğu herşeyin birbir çıktığına hep beraber şahit olmadık mı!!!

Ne acıdır ki; değeri ölümünden sonra anlaşılmış ve geç gelen adalet adalet midir? çelişkisi içinde iade-i itibarı da ancak ölümünden sonra teslim edilmişti!

Vatanını ve devletini sevmenin sağı solu mu olur? Kulvarlar farklı olsa da ortak payda devlet, vatan, millet ve bayrak değil mi???

Gençliği sosyalizmin en derin yerlerine kadar uzanan ve orta yaşlarından sonra sağ tandansa yaklaşan üstad Necip Fazıl Kısakürek'in devlet sevgisi ile rahmetli Nazım Hikmet Ran üstadın devlet sevgisi arasında hiçbir fark yoktur.

Tek farkla! Birisi sağ cenahta yoğrulmuş; diğeri ise sol cenahta vatan özlemi ile kavrulmuş...

Veya rahmetli Adnan Menderes ile toprağı bol olsun; Karaoğlan Bülent Ecevit'in devletçiliği arasında herhangi bir ayrım yapılabilir mi?? Elbette ki hayır...

Ee o zaman bu ne menem bir çelişkidir ki; rahmetli Uğur Mumcu'ya yıllarca bu ülkede sanki bölücülük barındıran bir zihniyetmiş gibi hep üvey evlât muamelesi reva görüldü.

90'lı yıllarda pkk terör örgütünün bütün gerçekliğini, yapısını, dinamiklerini ve şifrelerini deşifre eden bir vatan evlâdı idi rahmetli Uğur Mumcu...

Sağdanmış soldanmış ne fark eder...

pkk'nın ast-üst ilişkilerine, nasıl faaliyet gösterdiğine ve hangi yöntemlerle eylemler gerçekleştirdiğine kadar; bütün gerçeklikleri tüm çıplaklığı ile kamuoyuna duyuran bir vatan evlâdı...

Tıpkı Diyarbakır Emniyet Müdürü olarak görev yapan ve görev yaptığı süre zarfında pkk'nın tüm tehditlerine rağmen; gözünü budaktan sakınmayan ve görevi başında şehit edilen rahmetli Gaffar Okkan gibi.

Ailesine ve kendisine; pkk'nın yaptığı tüm baskı ve tehditlere rağmen terör örgütüne darbe üstüne darbe indiren, ölümden dahi korkmayan bir vatan evlâdının hikayesidir O'nun hikâyesi...

Ve de bütün bu faili meçhullerin; fetö eliyle gerçekleştirildiğine dair düşüncemiz de sabittir...

Tıpkı Çetin Emeç gibi...

Turgut Özal gibi...

Biter mi??? Liste o kadar kabarık ki...!

Eşref Bitlisler, Muhsin Yazıcıoğlular, Hrant Dinkler, Özdemir Sabancılar, Onat Kutlarlar, Abdi İpekçiler, Madımak Olayları, Adnan Kahveciler, Rahip Santorolar ve daha niceleri...

Bütün bunların azmettiriciliğinde ve dahlinde fetö parmağının olduğu çok aşikâr ve net. Lâkin parmak nereye kadar uzanıyor; onu bilemiyoruz...!

Devletine muhakkak ki bir faydası olan, ya da bir sağdan bir soldan şehit verdiğimiz, veyahut geleceği parlak ve önü bir şekilde açık olan bu kişilerin hepsinin şehit edilmesi ufak bir tesadüf olamaz herhalde...

Bir başka açıyla değerlendirirsek şayet, ülkeyi bir kaos ortamına sokmak, bununla meşgul etmek ve çamura saplayarak sürekli olarak çözümsüzlükle bu devleti yormak hedefi olanlar; bütün bu şaibeli cinayetleri fetö eliyle gerçekleştirmişlerdir.

Bu vesile ile geçtiğimiz 24 Ocak günü; pkk ve fetö ortak aklı ile şehit edilen araştırmacı yazar Uğur Mumcu ve devletine, milletine, bayrağına bağlı cesur bir vatan evlâdı olarak son nefesini veren, Diyarbakır Emniyet Müdürü rahmetli Gaffar Okkan anısına...

Bir kaç iyi ve cesur adama oluyor hep olanlar...

Allah rahmetini esirgemesin inşallah...

Selâm ve muhabbetle sevgiler & saygıla