Eskiden kocalarının annelerinin yanında yaşlanan gelinler vardı.
Şimdi erkekler, karılarının annelerinin yanında yaşlanıyor!
 
Eskiden sabahtan akşama görmese,  elinde boş kaseyle “Komşu merak ettim nerelerdesin?” diyerek kapıyı çalan komşular vardı…
Şimdi yan dairede ölsen, koksan kimse farkında değil!
 
Eskiden arası bozuk karı-kocaları barıştırmak, yuvalar yıkılmasın diye  canla, başla uğraşan lafı dinlenen aile büyükleri vardı…
Şimdi o canla, başla uğraşan aile büyüklerinin yerinde yerler esiyor. Hepsi kendini bir odaya tıkıştırıp, sesini bile çıkartamayıp ömrünün geri kalanını kurtarmanın derdinde!
 
Eskiden biri öldüğünde tüm aileyi, mahalleyi, eşi-dostu hüzün kaplardı…
Şimdi biri öldüğünde “ amann şimdi kalk git!kim uğraşacak? neyse gitmişken en azından iki selfie çeker sosyal medya da paylaşır, üzgünmüş izlenimi yaratır eşten dosttan ilgi dolu mesajlar alır böylece gündeme gelirim“ modunda.
 
Eskiden borç namus demekti! Sahip çıkılırdı verilen söze…
Şimdi, adam verdiğiniz borçla tatile gidiyor, sanki borçlu olan sizmişsiniz gibi telefonunuzu bile açmıyor!
 
Eskiden masum, saf güzellik modaydı…
Şimdi kaş, göz, dudak, burun, meme, yanak, popo… Kısacası her yanında ne kadar estetik, o kadar güzelsin modası var.
 
Eskiden her şeyin paylaşıldığı sevgi,merhamet dolu akrabalar vardı…
Şimdi her yer gözünü oymak, sırtından vurmak üzere apartta bekleşen akrabalarla doldu.
 
Eskiden saygı dolu çocuklar vardı. Tek bakışla frenlenen çocuklar!
Şimdikiler “ Çocuğum özgür yetişmeli, onu serbest bırakmalıyım “ düsturuyla yetiştirilmeye çalışıldığından olsa gerek, çocuklar uçakta, otobüste, tatilde, deniz kenarında elleri anneye, babaya ,bakıcıya, ananeye kalkmış bir şekilde çığlık çığlığa hep avaz avaz!
 
Eskiden sır küpü arkadaşlar vardı. Kesseniz sırrınızı kimseye demeyen!
Şimdi arkanızı döndüğünüz anda anlattıklarınız arkadaşınızın arkadaşının dilinde!
 
Eskiden bir daha asla yüzüne bakmayacağı birinin arkasından konuşurdu insanlar.
Şimdi ona,buna,şuna konuşmadığı, söylemediği kötü söz kalmamasına rağmen hiç birşey dememiş gibi arkasından konuştuğunun yüzüne yüzsüzce gülen menfatçi insanlarla doldu ortalık!
 
Eskiden dostluk vardı… Ekmeğin de kurşun kalemin de ortasından kırılarak paylaşıldığı dostluklar…
Şimdi paran varsa, dostun var! Paran yoksa, öl daha iyi!