Bir ömür dediğin, geçmiş hayatların özetidir.
Geçip giden yıllar, arkada kalan hüzünler, mutluluklardır.
Akan göz yaşlarıdır, hasrettir, sevgidir, özlemdir.
Kimi zaman sahnelerde delicesine, alkışlanan bir sanatçı,
Kimi zaman kendini bu ülkeye
Bir ömür dediğin, geçmiş hayatların özetidir.
Geçip giden yıllar, arkada kalan hüzünler, mutluluklardır.
Akan göz yaşlarıdır, hasrettir, sevgidir, özlemdir.
Kimi zaman sahnelerde delicesine, alkışlanan bir sanatçı,
Kimi zaman kendini bu ülkeye adamış bir çiftçidir.
Ya da
Cahit Sıtkı Tarancı’nın
“Yıllar yılı dost bildiğim aynalar” adli şiirinde
olduğu gibidir..
*
“Gözyaşı da mı yaşlanır kırışmış yüzlerde..
Günler Günleri kovalarken, zamanda ilerliyor.
Dün daha çocuk iken, bugün anne-baba oluyor.
Dertler kederler sırtına bindikçe de biniyor.
Akrep yelkovan dönerken, insanda yaşlanıyor..
Eski gülücükler nerede, suratlar somurtuyor.
Aynalar düşman artık, bizi genç göstermiyor.
Yaşlandık mı gerçekten yoksa aynalar mı yalan söylüyor.
Yılları horca kullanırken, günler değerleniyor.
Torunu kucağına alınca, birde nine-dede oluyor.
Bunca tedirginlik neden, ölümü yaklaşıyor”
*
Ya da
Erol Bleda’nin şiirinde olduğu gibi.
Kör karanlıkta çalar saat sesi yerine:
Kuşluk vakti kızarmış ekmek kokusu
Veya yavuklu busesiyle uyanma düşlerini
Ha babam erteledik.
20’li yaşlarda iken 30’lara kurduk saatin alarmını,
30’larımızda 40’lara belki sonra 50’lere
Lakin öyle yanlış kurgulanmış ki hayat
Kuşlukta uyanma fırsatını sunduğunda size,
Artık uyku giremez oluyor gözlerinize.
Doyasıya söyleşmek,
Telaşsız sevişmek için bol zamana kavuştuğunuzda
Söyleşecek, sevişecek kimsecikler kalmıyor
Yanınızda…
Özenle yarına sakladığınız bir sarı lira gibi ömrünüz
Vakti gelip sandıktan çıkardığınızda,
Bir de bakıyorsunuz ki,
Tedavülden kalkmış..
Hepsine sağlık ve mutluluklar diliyorum