Küresel petrol piyasalarındaki belirsizlik, havayolu şirketlerinin en büyük gider kalemi olan yakıt maliyetlerini sürdürülemez bir noktaya taşıdı. Qantas gibi devlerin jet yakıtı fiyatlarında %150’ye varan artışlar bildirmesi, sektördeki krizin boyutunu gözler önüne seriyor. Özellikle Asya merkezli taşıyıcılar, artan maliyet baskısını hafifletmek amacıyla bilet fiyatlarına doğrudan zam yaparken, operasyonel giderleri karşılayabilmek için ek ücret politikalarını da revize etti. Enerji fiyatlarındaki bu volatilite, şirketlerin sadece kârlılığını değil, aynı zamanda uzun vadeli sefer planlamalarını da tehdit eder hale geldi.
Binlerce Uçuş İptal Edildi: Rotalar Değişiyor
Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilim, hava sahası güvenliğini ön plana çıkarırken büyük çaplı sefer iptallerine yol açtı. 28 Şubat ile 10 Mart tarihleri arasında bölge bağlantılı 43 bini aşkın uçuşun durdurulması, küresel hava trafiğinde büyük bir kaos yarattı. Güvenli rotalara yönelen yolcu talebi, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika hatlarında arz-talep dengesini bozarak fiyatların tırmanmasına neden oldu. Bazı hatlarda doluluk oranlarının %90’ı aşmasıyla birlikte, yolcular hem daha yüksek ücretlerle karşılaşmakta hem de bilet bulmakta zorluk çekmektedir.
Ek Yakıt Ücretlerinde Yeni Tarife Dönemi
Bloomberg News verilerine göre, AirAsia ve Air India gibi şirketler ek ücretlerde ciddi artışlara gitti. 12 Mart itibarıyla yürürlüğe giren yeni tarifelerle birlikte, Güneydoğu Asya ve Afrika uçuşlarındaki ek ödemeler 90 dolara kadar yükselirken, uzun menzilli Avrupa ve Kuzey Amerika uçuşlarında bu rakamın 200 doları bulması bekleniyor. Hong Kong Airlines ve Air New Zealand gibi diğer oyuncular da benzer adımlar atarak yakıt farkını yolcuya yansıtmak zorunda kaldı. Şirketler, petrol fiyatları dengeye kavuşana kadar bu ek ücretlerin kalıcı olabileceği sinyalini veriyor.





