Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Başkaya, demiryolu projesiyle ilgili çarpıcı gerçekleri Haber Müdürümüz Atakan Tok’a anlattı.
 
Trabzon’un tam anlamıyla gelişmesi, ekonomik refaha ulaşması, istihdamın sağlanması, göçün önüne geçilmesi için yıllardır hayal edilen demiryolu hattının en başına gittik. Bu proje ilk ne zaman çıktı, kimler önerdi, neden hala yapılamadı? Tarihten günümüze kadar demiryolu ile ilgili Trabzon’da yaşanan gelişmeleri Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Başkaya Taka Gazetesi Haber Müdürümüz Atakan TOK’a anlattı. Bu konu hakkında tezi ve kitabı da olan Başkaya ile tarih kokan bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

TAKA: Trabzon’a demiryolu yapımı fikri ne zaman ortaya çıktı?
 
Muzaffer BAŞKAYA: Trabzon’a Demiryolu getirmek için ilk girişim Osmanlı döneminde, aslında Trabzon’un bir asrı aşkın bir süredir hayalidir demiryolu projesi. Çünkü zengin tarihi geçmişi, doğal güzellikleri ve köklü kültürüyle Doğu Karadeniz’in en önemli şehri olan Trabzon coğrafi konumunun sağladığı avantaj neticesinde tarih boyunca en işlek transit merkezlerinden biri ola gelmiş, ünlü İpekyolu’nun üzerinde bulunduğu için yakın geçmişe kadar canlı bir ticari hayata sahip olmuştur. Tabi bunun temel nedeni Trabzon-Tebriz güzergâhıdır. Tarihi öneme sahip bu yol tüccar, gezgin ve resmi elçilik heyetleri tarafından en güvenilir ticaret yolu olarak kabul edilmiştir.
 
110 Yıl Uğraştık
 
Bu durum Osmanlılar döneminde de devam etmiştir. Trabzon 1461 yılında fethedildikten sonra Osmanlı Devleti, kendisine büyük kazançlar sağlayan Trabzon-Tebriz yoluna önem vermiş, yolun tamiri için defalarca kez girişimlerde bulunulmuştur. Bilhassa İkinci Meşrutiyet döneminde Trabzon-Erzurum-Tebriz transit hattı üzerinde bir demiryolu inşa etmek için hazırlıklar yapılmıştır. Bölgenin ileri gelenleri, iç bölgelerden Karadeniz sahiline demiryolu bağlantısı yapıldığı takdirde İran ticaretine göz diken Ruslara karşı üstünlük kurulacağını düşünmüştür.
Burada şunu ifade etmeliyiz ki Trabzon’da demiryolu yapmak için ilk kapsamlı çalışma İkinci Meşrutiyet yıllarında yani 1908 sonrası yapılmıştır. 2018 yılında olduğumuza göre Trabzonlular 110 yıldır demiryoluna sahip olmak için uğraşmıştır diyebiliriz.
 
 İşgal Yıllarında Ruslar Maçka’ya Kadar Demiryolu Yapmıştı
 
TAKA: Peki Cumhuriyet döneminde bu konuda neler yapıldı?
 
Muzaffer BAŞKAYA: Cumhuriyet yıllarına geçmeden arada Trabzon’un işgal edildiği 1916-1918 arasındaki acı dolu bir dönem vardır. Trabzonluların hicret ettikleri yani şehri terk ettikleri bu süreçte Ruslar Trabzon’u işgal etmiş, bu sırada şehirdeki ibadethaneleri tahrip edip ahır olarak kullanmıştır. Bugün Atapark adıyla anılan mevkide bulunan Trabzon Valilerinden Kadri Paşa’ya ve Kumandan Hamdi Paşa’ya ait türbelerin sandukaları yıkılmış, lahitlerine kadar girilmiş ve bu eserler, para bulmak ümidiyle Ruslar tarafından tahrip edilmişti. Ayrıca aynı yerde defnedilmiş olan Yavuz Sultan Selim’in annesine ait Gülbahar Hatun’un (asıl adı Ayşe Hatun) türbesindeki eşyalar çalındığı gibi, türbe ahır haline getirilmişti. Fakat Rusların bu yaptığı kötülükler haricinde şehre hizmetleri de olmuştur. Mesela Uzun Sokak adıyla bilinen sokağa paralel olarak Maraş Caddesini açan Ruslar, limanda mevcut mendireği daha da uzatmışlar, Akçaabat-Trabzon sahil yolunu genişletmişler ve asıl en önemlisi Maçka’ya kadar uzanan hafif sistem bir demiryolu inşa etmişlerdir.  İşgalden hemen sonra Trabzon’u ziyaret eden Milli Müdafaa Vekili Fevzi Paşa yazdığı raporunda, Rusların yaptığı demiryolu hakkında ayrıntılı bilgiler verir. Tabi 24 Şubat 1918’de Trabzon’un tekrar Türklerin eline geçmesiyle birlikte bu demiryolu inşaatı da yarım kalmıştır.
 
TBMM’de Kanunla Kabul Edildi
 
10 Nisan 1924’de TBMM’de Trabzon-Erzurum arasında demiryolu yapılması kanunla kabul edildi.
Gelelim Cumhuriyet dönemine, şunu en başta ifade etmek gerekir ki Trabzon’un, demiryolu hayaline en fazla yaklaştığı dönem Cumhuriyetin ilk yıllarıdır. Zira bu mesele ile en fazla meşgul olanlardan biri olan dönemin Trabzon Milletvekili Muhtar Bey, Trabzon-Erzurum demiryolu hattının yapılması için olağanüstü bir gayret göstermiştir. Muhtar Bey’in gayretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan bir önergeyle 1925 yılı içinde inşaatına başlanmak üzere Trabzon-Erzurum şimendifer yani demiryolu hattı ile Trabzon Limanının yapılması kanun teklifi genel kurula getirilmişti. 10 Nisan 1924 tarihli 476 sayılı kanunun tam adı şu şekildedir: “Trabzon-Erzurum Demiryolları ile Trabzon Limanı Keşfiyat ve İhrazatının 1340 Senesi Zarfında İcrası Hakkında 476 Sayılı Kanun” Neticede Muhtar Bey tarafından hazırlanarak Meclise sunulan bu kanun teklifi hiçbir itiraz olmadan ittifakla kabul edilmiştir.
 
Büyük Rekabet Yaşandı
 
TAKA: Peki Yapılacak Demiryolunun Güzergâhı neresidir?
 
Muzaffer BAŞKAYA: Burası gerçekten çok tartışmalı bir konudur. Yani bu konuda büyük bir rekabet yaşanmıştır diyebilirim. Zira demiryolu için 3 ana güzergâh üzerinde değerlendirme yapılmıştır. İlki Trabzon- Zigana- Gümüşhane-Bayburt hattıdır. Fakat yapılan incelemelerde buradan geçen hattın çok masraflı olacağı ortaya çıkınca vazgeçilmiştir. İkinci seçenek Erzurum-Tirebolu hattıdır. Yani demiryolunun Giresun’dan sahile indirilmesi seçeneğidir. Açık konuşmak gerekirse bu konu üzerinde dönemin Trabzon ve Giresun milletvekilleri arasında büyük bir rekabet yaşanmıştır. Ama bu güzergâh da kabul görmeyince en son seçenek değerlendirmeye alınmıştır. Bu seçenek ise Sürmene-Bayburt-Aşkale-Erzurum güzergâhıdır.
 
Atatürk’ün Hedefi
 
TAKA: Peki neden bu proje hayata geçirilemedi?
 
Muzaffer BAŞKAYA: Çok istenildi gerçekten. Hatta Gazi Mustafa Kemal 1924’de Trabzon’u ziyaret ettiği zaman inşası düşünülen demiryolu ile ilgili şunları ifade etmiştir: “Bu feyyaz, ahalisi zeki, müteşebbis, çalışkan olan Trabzon’umuzu az zamanda dahile şimendiferle raptolunmuş, güzel rıhtım ve limanla teçhiz edilmiş görmek netice-i amalimdir” Yani Mustafa Kemal Paşa diyor ki, halkı çalışkan ve zeki olan Trabzon’u limanı da inşa ederek demiryoluyla iç bölgelere bağlamak en önemli hedefimdir. Görüldüğü üzere Mustafa Kemal Paşa da bu projenin hayata geçmesine taraftardı. Fakat şu bir gerçek ki her ne kadar söz verilmiş olsa da veya kanunla kabul edilse de bu demiryolunun o günkü bütçe ile yapılması mümkün değildi ve de olmadı zaten.
 
Tren Yerine Kamyon
 
TAKA: Peki Atatürk döneminde sonra demiryolu projesi için adım atıldı mı?
 
Muzaffer BAŞKAYA: Demiryolu için ilk hayal kırıklığı az evvel ifade ettiğim gibi 1924’te yaşandı. 1930 sonrasında siyaset değiştirilerek demiryolu yerine kamyonlarla nakliyat yapılması için büyük masraflara girişilerek Trabzon’dan Ağrı’ya uzanan şose yol tamir edildi ve Devlet Demir Yolları, 1937 yılında transit yolunda kamyonlarla sefer yapmaya başlandı. Fakat Trabzonlular demiryolu hayalinden vazgeçmediler. Şehri ziyaret eden hemen her yetkilinin önüne demiryolu dosyasını koydular ve beklentilerini dile getirdiler. Bunun üzerine en azından Trabzon Limanının yapımı için harekete geçilmiş ve 1946 yılında bugünkü modern manadaki limanın inşaatına başlanmıştır.
 
Tarıma Bel Bağladık
 
Son olarak şunu ifade etmek gerekir ki, demiryolu projesinin rafa kalkmasının ardından Trabzon ticaretine asıl büyük darbe 1937 sonrasında vurulmuştur. Zira Erzurum-Sivas demiryolunun faaliyete geçmesiyle artık iç bölgelerde yetiştirilen ürünler kolayca ülkenin batı bölgelerine gönderilmeye başlanmış, Trabzon limanı iyice atıl bir duruma düşmüştür. İran transit ticareti azalan, Doğu Anadolu’nun iskelesi olma özelliğini kaybeden Trabzon ekonomisi artık sadece fındıktan veya diğer tarım ürünlerinden sağlanan gelire bel bağlamak zorunda kalmıştır. Bu durgunluk Trabzon’da büyük sermaye sahibi olan birçok kişinin şehri terk ederek İstanbul ve havalisine yerleşmesine neden olmuştur.
 
Fırsatı Kaçırmayalım
 
Sonuç olarak Trabzon,  limanına hemen her gün yabancı gemilerin demir attığı, İran’dan gelen kervanların mallarını boşalttığı, oluşan sermaye birikimi neticesinde entelektüel bir kitlenin var olduğu ve bu sayede sanattan spora, eğitimden sağlığa hemen her alanda Anadolu’nun en canlı şehirlerinden biri iken yaşanan bu gelişmeler neticesinde artık bu hareketliliğini kaybetmiştir.

Günümüzde gündeme gelen Trabzon-Erzincan demiryolu projesinin hayata geçirilmesiyle birlikte daha önceden kaçırılan fırsatların da telafi edileceğini ümit ederim.
ATAKAN TOK