Doğu Karadeniz’in kendine has tatlıları arasında yer alan Laz böreği ve gocaman gerdanı, Ramazan ayında daha fazla tercih ediliyor. Yufkaların arasına konulan muhallebiyle hazırlanan ve şerbetle buluşan Laz böreği, hem görünümü hem de lezzetiyle dikkat çekiyor. Hafif yapısıyla iftar sonrası için ideal bir seçenek olarak görülen bu geleneksel tatlı, her yıl Ramazan sofralarının başköşesinde yer alıyor.

Muhallebili Şerbetli Lezzet: Laz Böreği
Börek görünümünde olmasına rağmen aslında bir tatlı olan Laz böreği, adını yöre insanından alıyor. İncecik açılan yufkalar arasına konulan muhallebi ve üzerine dökülen şerbetle hazırlanan bu tatlı, özellikle doğal malzemelerle yapıldığında farkını ortaya koyuyor.

Trabzon’da evinde yaptığı Laz börekleriyle adını duyurduktan sonra işletme açan Nejla Keresteci, bu lezzetin tanıtımında önemli rol üstleniyor. Yaklaşık 30 yıldır sektörde olduklarını belirten Keresteci, Laz böreğinin Ramazan ayında daha çok tercih edildiğini ancak yıl boyunca yoğun talep gördüğünü söylüyor.

Keresteci, Türkiye’nin dört bir yanında yapılmaya başlanan Laz böreğine olan ilginin her geçen gün arttığını belirterek, özellikle Almanya’dan yoğun sipariş aldıklarını ifade ediyor. Ürünlerin hem yurt içine hem de yurt dışına gönderildiğini kaydediyor.
Gocaman Gerdanı da İlgi Görüyor
Laz böreği Ramazan ayında öne çıkarken, yöreye özgü bir diğer tatlı olan gocaman gerdanı da iftar sofralarında yerini alıyor. Fındık ve tereyağıyla hazırlanan, büzülerek şekil verildiği için bu isimle anılan tatlı, hafif yapısıyla dikkat çekiyor.

Keresteci, gocaman gerdanının yılın her döneminde tercih edilebileceğini ancak Ramazan’da talebin arttığını söylüyor. Bu iki tatlının birlikte sıkça sipariş edildiğini belirtiyor.
“Daha Fazla Tanıtılmalı”
Laz böreği Ramazan ayında büyük ilgi görse de hâlâ bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu dile getiren Keresteci, tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini vurguluyor. Daha fazla ön plana çıkarılması halinde ilginin artacağına inandığını ifade ediyor.

Mesleğe ilk başladığı yıllarda çalışanlarına yalnızca “Oklava tutabiliyor musunuz?” diye sorduğunu anlatan Keresteci, zamanla işin inceliklerinin daha iyi anlaşıldığını ve hamurdan anlayan kişilerin önem kazandığını belirtiyor. Üretim sürecini yakından takip ettiğini ve kaliteyi ön planda tuttuklarını da sözlerine ekliyor.