Bu haber kez okundu.

BU BİR KATLİAM
Mustafa Çulcu: Çifte standart

"Onyekuru'nun pozisyonu penaltı değil. Diagne 2. sarıdan, Nagatomo küfürden kırmızı görmeliydi. Ekuban'a yapılan penaltıydı. Hakemlerin yetenekleri köreldi."
MHK Başkanı Yusuf Namoğlu'nun göreve geldiğinden bu yana belirlediği 12-13 kişiyle Avrupa'nın 6. büyük ligini götürme inadı yorgun, bitkin, eleştirilerden yıpranmış bir hakem grubu oluşturdu.

Sezon başından bu yana hakem eğitimlerini layıkıyla yapmak, hakemleri lige hazırlamak yerine VAR sistemine odaklanması hakemlerin saha performanslarını düşürdü. Öyle ki "yetenekli, iyi kumaş" dediğimiz, umutla baktığımız hakemlerin bile yetenekleri köreldi.

Maçlar biraz zorlaşınca, biraz çekişme artınca hedefe giden takım sayıları çoğalınca, hakemlerle ilgili sıkıntılar ortaya çıktı. Son dönemlerde umutlandığımız hakem Ümit Öztürk ilk defa Galatasaray- Trabzonspor maçı yönetti. Maçın başlarında basit temaslara devam diyerek oyunu oynatma çabası olumlu gözüktü.

Hakem Ümit Öztürk'ün ilk defa yönettiği Galatasaray-Trabzonspor maçında vermiş olduğu kararlar uzun süre tartışılacak karar oldu.
Olmadı Ümit Öztürk.

7. DAKİKA: Galatasaray lehine verdiği faul doğru. Sonrasında Diagne'nin elle oynamaya çalışıp, aldatmasına çıkardığı sarı kart da doğruydu.

18. DAKİKA: Galatasaray lehine verdiği penaltıda kaleci Arda kayarak ayakları yerde topa doğru gitti. Onyekuru topu çeldi.
Kaleci Arda'nın Onyekuru'nun ayak ucuyla bir teması gözüküyor.
Ama Onyekuru adımını atıyor, yere basıyor sonra dizlerini kırarak kendini bırakıyor. Belki fotoğraf olarak penaltı gibi gidebilir. Ama pozisyon incelendiğinde penaltı olmadığını görüyoruz. VAR'ın bu pozisyona inceleme tavsiye etmesi gerekirdi. Kaleci Arda'ya gereksiz bir sarı kart çıkardı.

37. DAKİKA: Trabzonspor ceza alanı içinde Diagne-Hosseini mücadelesinde devam kararı doğruydu.

43. DAKİKA: Abdülkadir- Nagatomo mücadelesinde hakemin vermiş olduğu faulden sonra Nagatomo hakeme doğru aleni bir şekilde "F..k off" dedi. İki kez aleni şekilde tekrarladı. Bu söylemi yaparken hakem ile Nagatomo arasında kimse yok. Hakemin önü açık ve Nagatomo'ya oldukça yakın mesafede. İhraç etmesi gerekirken hakem kart dahi çıkarmadı.

45+1. DAKİKA: Her ne kadar Galatasarya defansı üçlü set olarak geride duruyor olsa da Rodallega şut mesafesine girmiş bir pozisyonda topla giderken arkadan gelen Diagne, Rodallega'yı düşürüyor. Sarısı olan Diagne'nin ikinci sarıdan ihraç olması gerekirdi.
Hakem sadece faul verdi.

54. DAKİKA: Ekuban, Marcao mücadelesi Galatasaray ceza alanı içerisinde. Marcao, Ekuban'ın ayağına önce havada vuruyor sonra basıyor. Marcao sarı, pozisyon penaltı olmalıydı. VAR inceleme tavsiye etti. Hakem Öztürk, VAR'dan tekrar izledi. Ama penaltıyı ve kartı vermedi.

Nasıl ki bunda VAR'a gidip inceliyorlarsa Galatasaray lehine verilen penaltıda da bu incelemeyi yapmaları gerekirdi. Çifte standart uyguladılar.

Ahmet Çakar: Katliam

Trabzonspor katledildi.
Merkez Hakem Komitesi, Türk hakemliğini yönetmek yerine maalesef bazı tetikçi hakemler yerleştirip onları göreve atayarak soykırım yaptırıyor.
Geçen hafta Erzurumspor'u Özgür Yankaya ile boğdular. Dün gece de Galatasaray'ın 12. oyuncusu Ümit Öztürk tarafından Trabzonspor katledildi.
Peki Ümit Öztürk kim? Geçen yıl Alanya'da net penaltıyı vermeyip Galatasaray'a şampiyonluğu hediye eden hakemdi. Dün gece de maçı ilk yarıda yüzde 100 yanlış kararlarla bitirdi.
İlk penaltıda ofsayt var mı, yok mu tartışılır. Bilgisayar 'ofsayt yok' dedi, inandık ama penaltı yanlış karar.
Onyekuru kaleci Arda'nın uzanmış ayağına kendine takıyor.
Ardından Trabzonspor Rodallega ile mükemmel bir gol buluyor ve umutlanıyor ki bu sefer sahneye üzülerek söylüyorum, tetikçi Ümit Öztürk çıkıyor.
Nagatomo'nun aleyhine çaldığı bir faulden sonra yüzüne karşı defalarca 'f..k off diyen Nagatomo, oyundan atılmıyor.
Oysa ki daha 48 saat önce Soldado aynı laf yüzünden Kayseri'de oyundan atılmıştı.
Öztürk'e bu da yetmiyor. Sarı kartlı Diagne'ye ilk yarının son dakikasında dünyanın her futbol kültüründe net sarı kart içeren bu arkadan müdahalede sarı kart vermiyor.
Verse Diagne oyundan atılacak çünkü. Yazıklar olsun! Köy maçlarını yöneten hakemler bile bu iki kırmızı kartı es geçmez.
Yok eğer, "f..k off' bir hakaret değilse sarı da mı yok? Peki Saldoda Kayseri'de niye atıldı o halde? Yine ikinci yarı Galatasaray defans oyuncusu ceza alanında Ekuban'ın ayağına basıyor. VAR odası 'seyret' diyor, hakem buna da penaltıyı vermiyor.
Aslında bu penaltı tartışılır. Ama burada çok tehlikeli, acı veren bir çifte standart var. Bu pozisyonu 'seyret' diyen VAR, niye Galatasaray'ın kazandığı penaltıda 'tekrar bak' demedi.

Sevgili Yusuf Namoğlu, size büyük sevgi ve saygım olmasına rağmen bu işi götüremiyorsunuz.

Hata başka bir şeydir, bazı tetikçilerle ligi dizayn etmek başka bir şey.
Bakın bakalım bu sene ve geçen sene Ümit Öztürk, Galatasaray maçlarının yüzde kaçını yönetti.

Sonuç olarak Türk hakemleri VAR'ın da içine ettiler, Türk futbolunun da.

Erman Toroğlu: Ohaaa!!!

Nagatomo'nun küfürü, Diagne'nin ikinci sarısı, Marcao'nun Ekuban'a yaptığı penaltıyı görmeyen bir hakem sahada.
Bu maçta ne taktik konuşulur, ne teknik!
Tek kelime var söylenecek o da şudur; Ohaaa!!!
Seyirci harika, ortam güzel, iki takım da top oynamaya niyetli.
Galatasaray ilk 20 dakika sağdan soldan müthiş pozisyonlar yaratıyor. Sonra Trabzonspor dengeyi sağlıyor. "Enteresan bir maç izleyeceğiz" diyoruz. Trabzon tahminlerin üstünde sahaya iyi yayılıyor ve direnç gösteriyor.
Sonra sahneye hakem çıkıyor. Ümit diye biri… Penaltı mı, ofsayt mı deniyor? Ofsayta bakıyoruz. Çizgiyi çekiyorlar ama nasıl! O kırmızı ile mavi çizgiye bakınca bir de oyunculara bakınca biraz tuhaf geliyor. Çizgiyi çekenlerin günahları boynuna. Çünkü önlerinde son derece teknolojik aletler var.
Ama penaltı net penaltı.
Sonra sahneye bir kez daha hakem çıkıyor.
Nagatomo çok net bir biçimde, iki gün evvel Soldado'nun hakeme söylediği kelimeyi söylüyor. Hakem duyuyor, görüyor ama vermiyor. Üç maymundan biri oluyor!
Sonra Trabzon hücuma çıkıyor. Rodallega göbekten tehlikeli bir şekilde top sürerken Diagne arkadan gelip net bir biçimde adamı indiriyor. Eee Diagne'nin evvelden sarı kartı var. Verse kırmızı olacak! Yüreği yetmiyor! Ama daha sonra o pozisyonun çok benzerlerine sarı kart veriyor. Niye? Çünkü sarı kartı olmayan futbolculara gösteriyor bizim 'erkek' hakem!
Hakem bazen erkekleşiyor, bazen de tuhaflaşıyor. Yumuşak yumuşak kararlar veriyor!
Öyle işler yapıyor ki; Bir tarafa sertleşen adam, sonra ne kadar yumuşuyor onu anlayamıyorum.

Sonra ikinci yarı Marcao, ceza alanında Ekuban'ın ayağına basıyor. VAR çağırıyor, 10 dakika izliyor. Yahu arkadaş hadi maçın içinde görmedin. 10 dakika TV'de izleyip göremiyorsan bu işi neden yapıyorsun kardeşim!

Bu pozisyondan 10 dakika sonra buna benzer bir pozisyon var hem sarı veriyor, hem faul.
Bir yerde 'yumoş yumoş' olan hakem öbür tarafta sertleşiyor. 80'de Linnes bir pozisyona giriyor sarı kart gösteriyor. Peki aynısını Diagne yapmıştı niye aynı uygulamayı yapmıyorsun!

Sonra da tribünler "Yumuşak Hakem" diye bağırınca kızıyorsun!
Ayağa basılan pozisyonda VAR'a gidip, izleyip penaltı vermiyorsun. Ben sizden şüphelenirim.

Neden biliyor musunuz? Acaba organize bir işe mi girdiniz? Çünkü organize işler insanları şişler!

Bakınız… Maçı yazalım, futbol yazalım dedik.
Nereye geldik? Şimdi şemsiyeyi ters çevirelim.
Dün gece aynı kararlar Galatasaray'ın aleyhine olsaydı Türkiye'de neler olurdu?
Bütün bunlardan sonra bir çift laf Trabzonlu futbolculara söyleyeceğim; Hepinize helal olsun. Hakeme rağmen iyi mücadele ettiniz ve oyundan atılmadınız. İsyan edip, 1-2'niz atılsa hakem haklı olacaktı belki. Bu mücadeleyle hakemin 'iğrenç' yönetimini açığa çıkardınız.

Galatasaray'ın galibiyetine büyük bir gölge düştü.
Merak ediyorum bundan sonra aleyhlerine olan bir-iki pozisyonda ne diyecekler acaba!
Bu maç yorumumu tek kelimeyle bitireceğim.
Kim veya kimler üstüne alınır bilmem;
OHAAA!!!

Ömer Üründül: Beklediğim gibi / Sabah

Dün gece maç öncesi teknik açıdan yaptığım fikir cimnastiğine tıpa tıp uyan bir 90 dakika izledim. Analizim şöyleydi: Galatasaray sahasında Fatih Terim felsefesi ile yüksek tempo ile oyunu karşı alana yıkan ve ofansif etkinlik sağlayan bir takım. Buna karşılık Trabzonspor'un dün geceki kadrosu ile takım savunmasında başarılı olması mümkün değildi.
Birbirleri ile hiç oynamamış ve her an kişisel hatalara açık bir geri dörtlü. Bu rahatsızlığı azaltacak orta saha formatı da yok. Yusuf ve Abdülkadir Ömür, top rakipteyken koşuyorlar ama yer parsellemeyi bilmiyorlar. Buna ilaveten Ünal Karaman'ın çakma ön liberosu Toure... Bu şartlarda Galatasaray adına her atak girişiminin tehlike yaratacağı açıktı ama hareketli forveti ve öne doğru dikine oynayabilen Abdülkadir Ömür ve Yusuf ile riskli oynayan Galatasaray karşısında da pozisyonlar üretebileceklerdi.
Öyle de oldu.
Galatasaray bilhassa penaltıdan kazandığı ilk gole kadar çok tempolu oynadı. Sonra da skora denge geldi ama devre sonunda yine öne geçtiler.
İkinci yarıda da yine takımın en iyisi Belhanda'nın golü ile iyice rahatladılar.
Sonuçta Galatasaray, Başakşehir'in de puan kaybettiği haftada aldığı üç puanla yarışa devam dedi. Diagne vasat bir performans sergiledi ama unutulmamalı ki, yeni bir takımda uyum için en zor görev yeri santrfordur. Ünal Karaman'ın eli çok kısıtlıydı.
Ancak maça orta sahada Abdulkadir Parmak ile başlayıp, Traore'nin yerini bozmadan stoper uyumsuzluğunu önleyebilirdi. Takım savunmalarının çok ciddi arızalar gösterdiği bu yüzden de günümüz futbolunun ilkelerine ters düşen ama buna karşılık seyir zevki yüksek bir maç izledik. Hakem Ümit Öztürk'ün yüreği ne yazık ki Diagne'ye ikinci sarıyı çıkarmaya yetmedi. Galatasaray lehine verdiği penaltı tartışılır ama Trabzonspor lehine de gerçek penaltıyı veremedi.

Hami Mandıralı: Trabzon'un emeği çalındı / Takvim

Trabzonspor, dün Türk Telekom Stadı'nda ikinci kez hakem faciasına maruz kaldı. Benim hocalık yaptığım dönemde 2016 yılında Deniz Ateş Bitnel gösterdiği kırmızı kartlarla Trabzonspor'un emeğini çalmıştı.
Bunun bir örneğini de dün yaşadık. Onyekuru'nun yerde kaldığı pozisyonda hatalı bir penaltı kararı veren Ümit Öztürk, kendisine küfreden Nagatomo'yu ise oyundan atamadı. Aynı sözü söyleyen Fenerli Soldado, Kayseri maçında atılmıştı.
Hakem Diagne'nin Rodallega'ya yaptığı faulde ikinci sarıyı da atlayarak bir skandala daha imza attı.

Kötü Örnek Oldular

Abdülkadir Parmak'ın orta sahada rakibinin ayağına basmasına faul çalan hakem, Ekuban'ın Galatasaray ceza sahası içinde sert bir şekilde ayağına da basılmasına seyirci kalmıştır. Hakem kısaca dün Trabzon'un bir penaltısını vermedi, aleyhine bir hatalı penaltı verdi. İki Galatasaraylı'yı da atmadı!
Trabzonspor dün yenilmesine rağmen dimdik oynamış ve sonuna kadar mücadele etmiştir. O yüzden futbolcuların başı dik olmalı. Futbolu yönetenler gençleriyle oynayan Trabzonspor'a kötü örnek oldu.

Levent Tüzemen: Operasyon

Galatasaray'ın, eksik Trabzon'a karşı coşkulu, etkili, mücadele gücü yüksek, tempolu güzel oyunu ve aldığı galibiyette maalesef hakem kararları etkili oldu.
Ümit Öztürk'ün Marcao'nun Ekuban'a yaptığı faul pozisyonu nda net penaltıyı vermemesi akıllara ziyandı. Diagne'nin attığı gol öncesi gece boyunca mükemmel oynayan genç kaleci Arda'nın şanssızlığıydı. Çünkü Arda'nın kayarken sağ ayağı koşu halindeki Onyekuru'nun ayağına temas ediyor.
Pozisyon net penaltıydı. Ancak kafalardaki soru işaretlerini kaldırmak adına VAR'da görev yapan Bülent Yıldırım, "Penaltı doğru" dese bile hakem Öztürk ekrana gelip pozisyonu süzüp karar verse daha doğru olurdu. Galatasaray'ın baskısına ve kontrolüne geçen oyunda Trabzonspor da çok iyi mücadele etti ve Muslera'nın kalesine akıllı ataklar yaptı.
Çok övdüğümüz Marcao, Rodallega'nın golünde kolay çalım yedi, üstelik kontrolsüz girişinden dolayı penaltı olması gereken pozisyonda Ekuban'ın ayağına bastı. Marcao ile Luyindama arasında ciddi bir uyum problemi var. Marcao-Luyindama ikilisi anlaşamazsa Galatasaray savunmada sorunlar yaşar.
Belhanda golsüzlüğünü Trabzon'a karşı giderdi. İlk golünde şanslıydı ama ikinci golü jenerik olacak güzellikteydi.
Hakem kararlarına baktığımızda Galatasaray'ın güzel oyununu ve galibiyetini engelleyebilecek kararlar ortaya çıktı. Burada ciddi bir operasyon var. Acaba bu operasyon TFF yönetimini devirmek üzerine yapılmış bir hamle mi, yoksa Galatasaray'ı tartışılabilecek konuma getirmek için mi?

Olcay Çakır: VAR'a rağmen

VAR'a gitme gereği dahi duymayıp kendinden emin bir şekilde ev sahibi lehine direkt penaltıya hükmetmek güzel!
Diagne'nin, sarısı varken üstelik; atağa kalkan oyuncuya arkadan müdahelesine de sarı vermemek, o da güzel!
İlk yarıyı kafana göre dizayn edip bitirmek o da güzel... Ee peki ne olacak bu Türk futbolu?
Gencecik oyuncuların sisteme inancı gibi safsatalar?
İkinci yarıda her şey yeniden başlıyor diyoruz!
Umut var Trabzonspor takımında, Abdülkadir Parmak hamlesi yapıyor oyun daha da güzelleşecek diyoruz!
Umut var Trabzonspor'da ama "Ümit" yok sahada!
Ümit VAR ama kafasına göre var!
Ekuban'a ceza sahası içinde yapılan hareket için lütfen bir VAR'a gidiyor hakem...
Dünyanın gözü önünde herkesin bir ekran yardımıyla görebileceği ve hakemlik geçmişi gerekmeyen netlikte penaltıyı izlemesine rağmen "oyna devam" deniliyorsa kapatın siz bu tezgahı...
Dün akşam gencecik çocukların umutlarıyla oynadınız.
İki maçta fişini çektiniz Trabzonspor'un. Başakşehir bir, bu maç iki...
Neyden korktunuz ki?
Bir de skandal VAR dönüşü sonrası orta alanda tüm kararları doğru verme güzelliği.
Bu lig size güzel ne diyelim!
"İzledim, temas görmedim" öyle mi?
Siz de haklısınız tabii.
Dillendirme "dinlendir" ile meslek icrasına devam edebiliyorsunuz çünkü.
Güçlüden yana pozisyon almalarınız nereye kadar?
Yazık çok yazık!

Necmi Perekli: Gel de yaz

Gelin de bu maçı şimdi bu denli kısa kelimelerle anlatın bakalım.
Maçın başlarında Trabzonspor her ne kadar oyuna savunma anlayışıyla başlamış ise de bu tedbir oyunun havası gereğiydi.
Her şeye rağmen kaliteyi de asla aşağı çekmedi.
Her iki takım da bu maça son derece iyi hazırlanmış ve tribünleri dolduran seyircilere güzel bir müsabaka seyrettirmiştir.
Galatasaray'ı attığı goller ve hak ederek aldığı üç puanı kutlamak gerekir.
Trabzonspor da eldeki kısıtlı kadrosu ile bu denli aktif ve güzel mücadele ortaya koyması da yine takdire şayandır.
Eğer ellerine geçirdikleri fırsatlarda son vuruşlardaki tereddütleri olmasa idi belki de bu maç en azından berabere bitebilirdi.
Maç fevkalade yüksek bir tempoda sürdü hatta bir yerde temponun düşebileceğini düşündüm.
Ama her iki ekip de maçı sonuna kadar gayet zinde ve yüksek tempoda götürdü.
Müsabaka içerisinde şu veya bu futbolcunun da iyi olmadığı şeklinde hiçbir öneri ileri süremeyiz.
Hepsi de maçın hakkını verdi.
Diğer taraftan teknik direktörler de karşı hamleleri görerek yerinde ve zamanında yaptıkları müdahalelerle onlar da seyircinin takdirini kazandı.
Trabzonspor üç gol yemesine rağmen herkesin beklentisinin aksine kaleci Arda'yı buradan başarılı oyunu itibarı ile kutluyorum.
Trabzonspor böylece kalesini on yıl kadar emanet edebileceği ikinci genç kaleciyi de kazanmış oldu.
Trabzonspor gelecekte bu gençlerin üzerine doğru bir takım kurabilir. Transferde doğru hamlelerle bordo-mavililer, önümüzdeki sezonlarda şampiyonluk yarışı içinde olabilir. Bu potansiyelin bu şehirde var.
Tartışmalı sayısız pozisyon maçta cereyan etti. Her şeyi geçtim.
Birbirinden farklı iki hakemin "F..k off'a karşı standartsız kararlarını, ilk goldeki ofsayt çizgisini hatta Diagne'nin ikinci sarı kartını... Ama Marcao'nun Ekuban'a yaptığı penaltının VAR incelemesine rağmen verilmemesine hiçbir gerekçe bulamıyorum.
Çok açık söyleyeyim ki sadece Trabzonspor'a değil birkaç hafta önce Trabzon'daki maçta deplasmanda oynayan Başakşehir, dün akşam belki de sezonun en görkemli futbollarından birini oynayan Galatasaray dahil aynı anda pek çok kulübe, kuruma ve kişiye adeta operasyon çekiliyor.
Dün akşam Galatasaray'ın kendi sahasında ortaya koyduğu performansa da gölge düşürme gayreti dikkat çekiciydi.
Trabzonspor'un sayısız hakem kararındaki mağduriyetlerine bir yenisi daha eklendi. Normal bir hakem yönetimi olduğunu iddia eden varsa sabaha kadar tartışırım.
Tüm yetkilileri sağduyuyla hareket edip gereğini yapmaya davet ediyorum.
Tüm yaşadıklarımız toplumsal huzurumuzu olumsuz yönde etkiliyor.

İskender Günen: Kimine VAR kimine YOK / Sabah

Bu sezon VAR denen bir sistem Türk futboluna girdi. Ama VAR'ı bile kendinize benzettiğiniz bu maçta bütün çıplaklığı ile ortaya çıktı. Sakatlıklar ve transfer yasağı nedeniyle çok kısıtlı bir kadro ile bu maça çıkan Trabzonspor her türlü eksiğine rağmen mücadele gücünü sahaya yansıttı ama aynı filmi yine izledik.
1- Galatasaray'ın kazandığı penaltıyı 4-5 kez izlememe rağmen herhangi bir darbe görmedim. Yani penaltı değil.
2- 45. dakikada Diagne'nin Rodallega'ya yaptığı faul sonrasında ikinci sarı karttan kırmızı kart görmesi gereken pozisyonu hakem yine es geçti. Yani yine VAR, YOK oldu.
3- Nagatomo'nun ağzından yabancı dilde çıkan küfürler de duyulmadı nedense.
4- İkinci yarıda Galatasaray ceza sahası içinde Ekuban'ın ayağına gelen darbede hakemden, VAR'a da gitmesine rağmen nedense penaltı yorumu gelmedi!
Oyun için ise eleştirilerimiz var.
Galatasaray gibi kendi sahasında üst düzeyde tempo yapan takıma karşı savunma ile orta alanı birbirine yakın kurmak ve boşluk bırakmamak gerekirken iki bölge arasına rakip oyuncuların çok fazla girip gol pozisyonu ürettikleri anlar var. Ayrıca Novak ve Pereira'nın yokluğunda iki kanattan da çok geldi Galatasaray. Özellikle ilk yarının 20 dakikalık bölümünde dönen topları da Galatasaraylı oyuncular aldığı için büyük bir baskı altında kaldı Trabzonspor.
Oysa orta alanı kalabalık tutarak, tempoyu düşürmeyi denemeliydiler. Abdülkadir Ömür sağ kenara geçip Ekuban orta alana geldikten sonra ise rakip alanda daha fazla ayağa pas yapıp, Rodallega ile bulunan golün ardından Nwakaeme'nin kaçırdığı golle soyunma odasına 2-2 gitme şansını kullanamadı Trabzonspor.
Aslında böylesi hakem hataları ile dolu bir maçı yorumlayabilmemiz de gerçekten zor. Hakem hataları olmasa dünkü sonuç ortaya çıkar mıydı? Her şeye rağmen müthiş bir mücadele örneği gösterdikleri için Trabzonsporlu futbolcuları tebrik ederim.
İlgili Galeriler
Anahtar Kelimeler:
bu katliam
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner133

banner132