Onu ilk tanıdığımda Trabzonspor kaptanı idi, onun müthiş bir futbolu ile yendiğimiz Kayserispor maçı sonrası kaleci Rızkullah’a o gölü nasıl attın diye sormuşlardı. Bende o gün Ömer Güner’in çırağı Sonhaber gazetesi temsilcisi. O mütevazi duruşu ile attığı gölü hatırlamadığını söylemişti. Biliyorum ki Kayserispor kalecisini düşünerek bunu söylemişti.
Aradan yıllar geçti, halamın kızını istemeye bizim kapıdan içeri girdi. Kayınbiraderi Salih abiye bizim aile kız verdi, akraba olduk.

89 senesi sonları, bizi Trabzon Belediyesine çağırdı. Ben, Taşkın (Özer) abi, Oktay (Kuloğlu) abi ve Cengiz Kadıoğlu belediyede Atay Bey ile toplantı yaptık. Temel Şükrü Doğru döneminden sonra onun isteği ve dileği doğrultusunda Türk Sanat Müziği Korosunu şef Suat Kurtuldu ile devam ettirmiştik. Ama bir müddet sonra Temel abi vefat etmiş, bizlerde mitoz bölünmeye uğramıştık. Neyse, bizi belediye de topladı ve Trabzon Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu kurduğunu, bizleri de oraya atadığını ve şef Taşkın Özer yönetiminde çalışmaları eski Sümer Sineması (şimdinin Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi) binasının bir bölümünü tahsis ettiğini söyledi. Taşkın abi biraz itiraz edecek oldu, “bu bir emirdir Taşkın, git başlayın” demişti. 1990’da Trb. Belediyesi TSM çalışmalarına başladık.
Onun Belediye Başkanlığı döneminin son aylarında ben İskenderpaşa Mahallesine Muhtar adayı oldum. O Trabzon Belediye seçimini kaybetti, ben muhtarlığı kazandım. Her görüşmemizde “Ah Muhtar keşke beraber çalışabilme fırsatı bulsa idik” derdi.
CHP açıldı. Bir müddet sonra Atay Abi İl Başkanlığına aday oldu seçildi. Yıllarca CHP İl Bşk. olarak görevini sürdürdü. Son seçildiği İl Kongresinde ben Divan Kurulunda idim, karşısındaki aday rahmetli Hasan Ali Genç.
Trabzonspor Başkanı oldu, bende Volkan bey ile Trabzon Belediyesinde. Aynı zamanda ben Trabzon Belediyespor’un da Başkanı. TS Asbaşkanı o dönem Nevzat (Şakar) abi, hiç rahat bırakmıyorum yakalarını. TS sponsorunu resmen Belediyespor’a bağlamışım. Bir ara çekti beni kenara “Muhtar az biraz rahat dur, sana yetişmekten anamız ağlıyor” demişti. TS’nin Bordomavi Lokali için ruhsat sorunu var, Zabıta ’da bana bağlı. Trabzonspor lehine çözdük konuyu çok sevinmişti.
Ortak akrabamızın cenazesinde en son karşılaştık, onu görünce çok üzülmüştüm.
Hastalık koca Atay abimizi yıkmıştı.
Ömrümün son kırk senesinde çok güzel hatıralar bıraktın Atay Abi, ışıklar içinde ol.
KALDIRIMLAR BOYANDI, GÜZELLEŞTİK…
Büyükşehir Belediyesi gitmiş Gazipaşa Caddesi üzerinde kaldırımları boyatmış. Elbette ellerinde kalifiye eleman olmadığı için tam bir karikatürize durum çıkmış ortaya.
Bizim Teoman’da rahat durur mu?
Mübarek Trabzon’un iç sesi.
Paylaşmış sosyal medyasında, bende ondan gördüm. Aslında Meydan da yaşıyorum, her gün gelip geçiyorum ama kör tarafıma gelmiş sanırım. Hiçbir şeyi özenli ve düzenli yapmadığımızdan bu da olmamış!

Caddelerin taşlarını boyatacağınıza, Meydan ve civarındaki (özellikle Uzunsokak’daki) parkeleri değiştirin. Yakışmıyor Trabzon gibi tarihi bir kente bu büyük 30x70 granit taşlar. Tüm tarihi kentlerin meydanları küçük ve güzel parkelerle döşelidir.
Atom Karınca Gümrükçüoğlu’na defalarca dedik, hatta Trabzon Sanatevi olarak Meydan Düzenlemesi’ne bir öneri dosyası sunduk, madde madde neleri yaparlarsa bu kente daha iyi bir görüntü verebilirler diye proje üzerinden öneriler verdik. Tek bir maddeye bile bakmadılar. Kafaları şöyle çalışıyor, sor STK’lara (bir eleştiri gelirse, ortak akılla yaptık dersiniz) al önerileri ama sen bildiğini oku!
Cadde boyamasına gelirsek, ortak akıl elbette yok ama az akıllı biri Trabzon gibi tarihi ve kültürü önde olan bir kente bunu yapmaz.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi, otur SIFIR…
BİR SIFIR DA ORTAHİSAR BELEDİYESİNE…
Yeni yetme muhtarı zil takıp oynuyor.
İskenderpaşa Mahallesindeki Arnavut taşlar sökülüp asfalt dökülecekmiş! Bu işlemi yapacak Ortahisar Belediyesine sosyal medyadan teşekkür ediyor! Bu pazartesi Arnavut taşlar sökülmeye başlıyormuş, hafta sonu da tüm mahallenin alt bölümü asfaltlanacakmış! (ya da beton parke yapılacak)
Bir hafta önce bu köşeden Meydan ve civarındaki Arnavut taşların nasıl sıhhi olduğunu ve tarih kokan bir medeniyetin ana caddelerinde olmalarını önemsediğimizi belirtmiştik. Hatta kendi dönemimde (1994-2004 arası) “Mahalleme bir metre asfalt istemiyorum, tarihi Trabzon Meydanına asla asfalt dökmeyin” diye dilekçe verdiğimi söylemiştim.

Geldik 2026’ya İskenderpaşa Muhtarlığı gitmiş dilekçe vermiş, Ortahisar Belediyesi de programına almış, mahalledeki Arnavut taşlar sökülüyor yerine pırıl pırıl asfalt dökülecekmiş!
Hadi Asım Efendi döneminde belediyenin iş bilmezliğine tanık olmuştuk da tarih bizi CHP yönetimindeki Ortahisar Belediyesinin acemi ve tarih bilmezliğine mi ortak edecekti?
Arnavut taşların İskenderpaşa Mahallesinden kaldırılıp asfalt dökülmesini içime sindiremiyorum, bir avuç Trabzon tanımaza alet oldunuz.
Otur Ortahisar Belediyesi, sana da kocaman bir SIFIR…
“İNÖNÜ” ADINA HASSASİYET…
Yıllar önce, benim tertip Asım Efendi dönemi.
Avni Aker Stadyumunun üst bölümü bilindiği gibi adı İnönü Caddesi.
Gitti Asım Efendi buranın parkelerini değiştirdi, boydan boya bordo-mavi parkelerle döşendi yol. Adını da değiştirdi, “Bordo-Mavi Bulvarı” dedi.
Amaç belli, İnönü adına tahammülleri yok. Halk cılız bir iki ses yükseltti ama Asım Efendi bu sefer gitti Bulvar’ın Trabzon Lisesi tarafına, tam caddenin başlangıcına Trabzonspor heykeli koydu! Trabzonspor çerez aslında, onun hedefi İnönü adlı cadde…
Hiç unutmuyorum o caddenin ve o TS heykelinin açılışını mehter takımı ile bir şölene çevirmiş ve pek çok CHP’li de o törene gidip resim vermişti. Rahmetli Cafer abi başta olmak üzere. Ben Galaylı Gazan olarak protesto etmiştim ve köşemde dile getirmiştim “gittiğinizde o heykeli de peşinizde götürün, göreceksiniz ne o boyalı parkeler ne de Avni Aker yerinde kalacak” demiştim.

O boyalı parkeler birkaç ay sonra kendi rengine döndü, Avni Aker’i de Millet Bahçesi yapacağız üzerinde koşup yuvarlanıp bedava çay içeceğiz diyen Reis’e feda ettiler. Ne o boyalı parkeler kaldı, ne Avni Aker ne de Trabzonspor Bulvarı…
Tek dertleri ülkenin kurtuluşunu sağlayan Mustafa Kemal ve arkadaşlarına olan husumetleri.
Meydan da “Atatürk Alanı”na “15 Temmuz Şehitler Meydanı” demelerinin de altında yatan budur.
Yıllardır bu tiyatrocuları seyredip duruyoruz…
CELALLENME MUSTAFA ABİ…
Daraltılmış toplantıda ufkunu genişletmiş Mustafa abi, muhalefeti yerden yere vurmuş hatta Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Çam ve Sakura Hastanesi yoluna 15-20 kamyon asfalt dökemediğini, bunu yapamayanların ileri teknoloji savunma sistemlerini yapamayacağını söylemiş ve bombayı patlatmış: “iki kamyon asfaltı dökemeyen zihniyetten, ülkeyi korumasını bekleyemezsiniz”!
Konu nasıl 2 kamyon asfalttan ülke korumasına geldi, ben anlamadım umarım siz anlamışsınızdır. GS’lı Sabri gibi dağı taşı dövüyor Mustafa abi.

Konuyu yine İmamoğlu’na getirip “Diyelim ki hapiste bir arkadaş var ya, yanlışlıkla Cumhurbaşkanı olmuştu… Türkiye neye dönerdi? Ukrayna’ya! Peki, siz o savunma sistemlerini kurabilir miydiniz? Hayır! Onlar “yapmayacağız” diyorlar çünkü” çakıyor yumruğu. CHP ve İmamoğlu nakavt!
Ey gözünü sevdiğim Mustafa’sı bu İran’dan (yanlışlıkla) gelen 4 füzeyi senin S-400 lerin mi düşürdü, yoksa NATO’nun hava ve füze savunma unsurlarımı düşürdü?
Bir âlem bu Mustafa, her eve lazım.
Güzel de bağlama çalıyor ha, bir videosunu seyrettim sosyal medya da bayağı başarılı.
Şelpe yaptığı bir videosu var, müthiş. Şelpe bağlama da mızrap yerine parmakla sap üzerine tellere vurarak çalma tekniği. Arif Sağ gibi resital veriyor Bağlamacı Mustafa. Ahmet Metin Genç’e tavsiyemdir, Türüt’ü getirip konser verdireceğine Mustafa’yı al, sana Şelpe yapsın. Okutsun bağlamayı, oylar cebe.
Bence en güzel meziyetlerin orada, siyasette gülünç oluyorsun Mustafa abi…
NE OLACAK ŞU FENERBAHÇE’NİN DURUMU?
Kimi ilahi adalet diyor kimi başka bir şey ama bence şu iki maddeyi uygulamaya geçirirlerse ilerde eninde sonunda şampiyon olacaklardır diyorum.
Madde 1: Bu sezonda olduğu gibi her sezon hakemler sayesinde kazandıkları tüm puanlar için Türk sporundan özür dileyip, hak yediklerini kabul etmeliler.

Madde 2: Trabzonspor’un 2010-2011 Şampiyonluk kupasını derhal bize iade etmeliler. Ahımızı ve hakkımızı yediler. İlahi adalet meselesini de böylece kapatabiliriz.
Ha, Fener bunları yapar mı?
Ben yapacaklarına asla inanmıyorum, dolayısı ile şampiyon olmamaya ve son dakika golleri ile maç kaybetmeye devam…
AÇ-KAPA HÜRMÜZ…
Yine kapatmış İran, aç kapa yalama oldu Hürmüz.
Esnaf kepengi gibi sabah açıyorlar akşam kapatıyorlar koca boğazı.
Olan yine bize oluyor, Brent petrol fırsat bu fırsat deyip şahlanıp gidiyor. Pompaya yansıyan her zam dolayısı ile bizim cebe de yansıyor. Hafta içi açık, hafta sonu kapalı…
Bizim basına bakıyorum, İran’a ateş püskürüyorlar. Arkadaş İran kapattı ama bir sor bakalım niye kapattı? Elbette Amerika yüzünden, ablukayı devam ettiriyor manyak Trump. İran’dan petrol alan ülkelere korsanlık yapıyor ABD, bunun yüzünden İran da kapattı Hürmüz’ü. Düşünsenize yolun her iki tarafında petrol istasyonu var, siz de arabanızla yakıt almış gidiyorsunuz. Biri önünüzü kesiyor ve “sen bizim izin vermediğimiz yerden nasıl yakıt alırsın” diyerek sizi tekme tokat dövüyor!

Dün arabasına yakıt alanlar karlı çıktı, bugün alan zammı yedi, yarın alanlar daha kazançlı!
Uluslararası siyaset resmen ergen muhabbetine döndü, saçma sapan açıklamalar, her hafta birbirine restleşmeler devam edip gidiyor.
Ağam bizimle eyleniy…
Bir insan sana "eşek " derse umursama, ama 5 kişi sana "eşek" derse git kendine bir semer al. Amerikan Atasözü