Günümüzde teknolojinin ve sosyal medyanın hızı, bizi tarihte hiç olmadığı kadar yoğun bir bilgi akışına maruz bırakıyor. Ancak bu akışın çok büyük bir kısmı krizler, felaketler, şiddet olayları ve ekonomik darboğazlar gibiolumsuz içeriklerden oluşuyor. Literatürde "Doomscrolling" (kötü haber sarmalı/kaydırması) olarak adlandırılan, kişinin istemsizce ve durmaksızın olumsuz haberleri tüketmesi durumu, masum bir merak duygusunun çok ötesindedir.
Bir psikolog olarak açıkça belirtmeliyim ki; beynimiz ve bedenimiz, tüm dünyanın acısını, krizini ve travmasını 7/24 canlı yayında izlemek üzere tasarlanmamıştır. Sürekli olarak kötü haberlere maruz kalmak, ruhsal ve fiziksel sağlığımız üzerinde çok ağır faturalar ödetebilir.
Neler Hissedilir? (Duygusal ve Bilişsel Belirtiler)
Sürekli olumsuz gündem tüketildiğinde, bireyin iç dünyasında adım adım bir aşınma başlar. Kişi genellikle şu duygusal ve zihinsel süreçlerden geçer:

Kronik Çaresizlik ve Güvensizlik Hissi: Kişi, dünyanın tamamen tehlikeli, tekinsiz ve adaletsiz bir yer olduğuna inanmaya başlar. Geleceğe dair umutlar tükenirken, "Ben ne yaparsam yapayım hiçbir şey değişmeyecek" algısı (öğrenilmiş çaresizlik) baskın hale gelir.
Anksiyete ve Sürekli Tetikte Olma (Hipervigilans): Beyin, maruz kaldığı her kötü haberi "yakın bir tehdit"olarak algılar. Bu yüzden kişi, kendi hayatında her an kötü bir şey olacakmış gibi sürekli tetikte, gergin ve huzursuz hisseder.
Duygusal Duyarsızlaşma ve Uyuşma: Başlangıçta yoğun üzüntü yaratan haberler, bir süre sonra kişide hiçbir şey hissetmeme, uyuşma ve empati kaybı yaratabilir. Bu, zihnin aşırı yüklenmeye karşı geliştirdiği ilkel bir savunma mekanizmasıdır.
Yabancılaşma ve Sosyal İzolasyon: Çevresindeki insanların acılarına veya günlük hayatın dinamiklerine adapte olmakta zorlanan birey, hem kendine hem de topluma yabancılaşarak kabuğuna çekilebilir.

Odaklanma Güçlüğü ve Zihinsel Sis: Sürekli felaket senaryoları düşünmek beynin bilişsel kapasitesini sömürür. Kişi işine, derslerine ya da günlük rutinlerine odaklanmakta ciddi güçlük çeker; unutkanlık ve kararsızlık baş gösterir.
Hangi Klinik Hastalıklara Yol Açabilir?
Bu durum sadece geçici bir can sıkıntısı değil, psikiyatrik ve fizyolojik düzeyde tanı alabilecek ciddi hastalıklara zemin hazırlayan yapısal bir tetikleyicidir.
Psikolojik ve Psikiyatrik Hastalıklar
Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB): Belirli bir odağı olmayan, günün büyük bölümüne yayılan ve kontroledilemeyen kronik kaygı durumudur. Kötü haberler, bu bozukluğun en büyük besleyicisidir.
Majör Depresif Bozukluk: Umutsuzluk, hayattan keyif alamama (anhedoni), enerji kaybı ve değersizlik hissiyle karakterize olan depresyon, dünyanın sürekli kötüye gittiği algısıyla kronikleşir.
İkincil Travmatik Stres Bozukluğu (Vicarious Trauma): Travmaya doğrudan maruz kalmasak bile, şiddet veya felaket videolarını/haberlerini sürekli detaylıca izlemek, tıpkı o travmayı bizzat yaşamışız gibi kabuslar, flashbackler (gözün önüne gelme) ve kaçınma davranışları geliştirmemize neden olabilir.

Somatizasyon Bozukluğu: Psikolojik acının bedenselleşmesidir. Kişi tıbbi bir nedeni olmayan kronik ağrılar, mide-bağırsak sorunları ve kas kasılmaları yaşamaya başlar.
Tükenmişlik Sendromu (Burnout): Sadece iş hayatında değil, yaşamın bütününe karşı enerjinin, motivasyonun ve duygusal kaynakların tamamen tükenmesi durumudur.
Fizyolojik ve Bedensel Hastalıklar
Beynimiz bir tehlike algıladığında (bu sadece ekrandaki bir haber olsa bile) amigdala uyarılır ve vücuda kortizol ile adrenalin (stres hormonları) pompalanır. Bu hormonların kronik olarak yüksek seyretmesi şu fiziksel hastalıklara yol açar:

Kardiyovasküler (Kalp ve Damar) Hastalıkları: Sürekli yüksek adrenalin ve kortizol; kronik yüksek tansiyona (hipertansiyon), damar sertliğine ve uzun vadede kalp krizi riskinin artmasına neden olur.
Bağışıklık Sistemi Baskılanması: Kortizol hormonu uzun süre yüksek kaldığında bağışıklık sistemini zayıflatır. Bu da kişinin enfeksiyonlara, sık hastalanmaya ve hatta otoimmün hastalıklara karşı savunmasız kalmasına yol açar.
Gastrointestinal (Sindirim Sistemi) Rahatsızlıkları: İkinci beyin olarak kabul edilen bağırsaklar, strese anında tepki verir. Sürekli kötü haber tüketimi; Huzursuz Bağırsak Sendromu (IBS), gastrit, ülser ve kronik hazımsızlığı tetikler.

Kronik Uyku Bozuklukları (İnsomnia): Gece uyumadan önce alınan olumsuz uyaranlar, beynin uyku hormonu olan melatonini salgılamasını engeller ve bedeni savaş-kaç modunda tutar. Bu da dalış güçlüğü, sıkuyanma ve kalitesiz uyku kronikliğine sebep olur.
Psk.Merve Ak Tavsiyeler
Dünyada olan bitene gözümüzü tamamen kapatmak bir çözüm değildir; ancak sınır koymamak zihinsel bir intihardır. Ruh sağlığımızı korumak adına "dijital diyet" uygulamak, haber alma saatlerini sınırlandırmak,güvenilir tek bir kaynaktan sadece bilgi amaçlı gündemi takip etmek ve günün belirli saatlerinde ekrandan tamamen uzaklaşarak "burada ve şimdi"ye, yani kendi hayatımıza odaklanmak hayati bir zorunluluktur. Unutmayın; çökmüş bir zihinle, dünyaya ya da çevrenize fayda sağlamanız mümkün değil

Kötü Haberlerden Bıktınız mı? Dünyadan Umut Veren Gelişmeler
Psk.Merve AK
Gün içinde telefon ekranını her kaydırdığımızda, televizyonu her açtığımızda ya da gazete sayfalarını her çevirdiğimizde kesintisiz bir olumsuz haber akışına maruz kalıyoruz. Psikolojide "Doomscrolling" olarakadlandırılan bu durum—yani sürekli olarak felaket, kriz ve kötü haberleri tüketme eğilimi—zihnimizde sandığımızdan çok daha derin yaralar açıyor.
Sürekli olarak olumsuz dünyaya maruz kalmak, beynimizin tehdit algısını sürekli açık tutarak bizi kronik bir stres, çaresizlik ve zihinsel tükenmişlik sarmalına sürüklüyor. Bir süre sonra dünyaya karşı inancımızı yitiriyor, adeta duygusal olarak uyuştuğumuzu hissediyoruz. İşte tam da bu zihinsel tükenmişliğe karşı koymak, ruhumuza hak ettiği o temiz nefesi aldırmak için bugün köşemizde yönümüzü biraz olsun "iyiye" çeviriyoruz. Medyanın çok sık bahsetmediği ama geleceğe daha umutla bakmamızı sağlayacak o harika gelişmeleri sizler için derledik.

Tıp Dünyasında Devrimsel Adımlar ve Sağlıkta Yeni Dönem
Diyabete Kök Hücre Darbesi: Çin'de gerçekleştirilen ve doğal insülin üretimini yeniden sağlamayı başaran çığır açan bir kök hücre tedavisi, Tip 1 ve Tip 2 diyabeti tersine çevirerek tıp dünyasında büyük bir yankı uyandırdı.

Kanser Tedavisinde Tarihi Zaferler: 13 yaşındaki Lucas, ileri evre beyin kanserini tamamen yenmeyi başaran ilk kişi olarak tıp tarihine geçti. Bunun yanı sıra bilim insanları, pankreas kanseri için umut vadeden yeni bir hap tedavisinde ve rahim ağzı kanserini tamamen ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalarda çok önemliilerlemeler kaydetti.
Erken Teşhiste Yeni Dönem: İnsan vücudunda gizlenebilen kanser hücrelerini henüz yolun başındayken tespitedebilen yeni testler başarıyla sonuçlandı.
Dört Ayaklı Şifacılar: Brezilya'da hastanelerde resmen başlatılan "köpek terapi programları" sayesinde, eğitimli köpekler hastaları ziyaret ederek onlara moral veriyor; ağrı ve kaygı seviyelerini gözle görülür şekilde azaltıyor.

Çevre Zaferleri
Ozon Tabakası İyileşiyor: Bilim dünyasından gelen en taze veriler, ozon tabakasının beklenenden çok daha hızlı bir şekilde iyileştiğini ve yaşamımız içinde tamamen eski sağlıklı haline dönebileceğini gösteriyor.

Yaban Hayatına Dev Kalkan: Dünyanın en büyük yaban hayatı koruma projesi, milyonlarca hayvanı güvenle koruma altına almak adına daha da genişletiliyor.
10.000 Yıl Sonra Gelen Geri Dönüş: Vahşi atlar, tam 10.000 yıllık bir aranın ardından yeniden İspanya’nın dağlarındaki özgürlüklerine ve doğal yaşam alanlarına kavuştu.
Popülasyonlarda Mutlu Artış: Sıkı koruma çalışmaları ve yürütülen projeler meyvesini veriyor; dev pandaların vahşi doğadaki sayıları son yılların en yüksek seviyesine ulaşırken, arı popülasyonları da yeniden yükselişe geçti.

Teknoloji Deniz Canlılarının Hizmetinde: Okyanuslarda kaybolan ve deniz canlıları için büyük tehlike arz eden hayalet balık ağlarını toplayan robot sistemler, binlerce deniz canlısını özgürlüğüne kavuşturmaya başladı.

Temiz Hava ve Hayvan Hakları İçin Ortak Adım: Hollanda, hem hava kirliliğini minimuma indirmek hem de patlama seslerinden olumsuz etkilenen hayvanları korumak amacıyla ülke genelinde havai fişek kullanımınıtamamen yasakladı.
Doğanın Sürprizleri: Tropikal bölgelerde yaşamasıyla bilinen nadir bir balıkçıl kuş türü, tarihte ilk kezBirleşik Krallık semalarında ve sulak alanlarında gözlemlendi.

Son 1 Yılda Türkiye’den İçimizi Isıtan Güzel Haberler
Sürekli olumsuz manşetlere ve kriz gündemlerine odaklanan zihnimiz, son 1 yıl içinde yanı başımızda gerçekleşen güzellikleri, kazanılan büyük başarıları ve insanlığa umut veren yerli hikayeleri gözden kaçırabiliyor. Oysa bu topraklarda azimle üreten, dünyayla yarışan, bilime ve spora yön veren muazzam bir damar var. Gelin, yüzümüzü çok uzağa değil, son 1 yılda kendi insanımızın, sporcularımızın ve bilim insanlarımızın yazdığı o gurur verici başarı hikayelerine dönelim:

Yeşil Sahalarda Kadınların Yükselişi: Kadın A Milli Futbol Takımımız, Dünya Kupası Avrupa Elemeleri kapsamında çıktığı kritik mücadelelerde Kuzey İrlanda ve Malta karşısında net, ezici galibiyetler alarak sporda inancın ve emeğin en taze simgesi oldu.
Voleybolda Dünyanın Zirvesindeyiz: Kadın voleybol takımlarımız uluslararası arenada fırtınalar estirdi. VakıfBank Kadın Voleybol Takımı, Şampiyonlar Ligi finalinde muazzam bir başarı elde ederek bir kez daha Avrupa'nın en büyüğü olurken; Galatasaray ise Kadınlar CEV Kupası’nı müzesine götürerek göğsümüzü kabarttı.
Alg Biyoteknolojisi ile Sıfır Atık: Türk bilim kadını Aygen Savaş Alkan, mikroalgleri (su yosunlarını) kullanarak tarım ve gıda alanında tamamen sürdürülebilir, sıfır atık odaklı yenilikçi çözümler geliştirdi ve ülkemizde büyük ödüle layık görüldü.

Tıbbi Ürünlerde Yerli İnovasyon: Biyokimyacı Hülya Dağöttüren, geliştirdiği moleküler formülasyonlar ve klinik ürün tasarımlarıyla "Türkiye'nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi" seçilerek sağlık alanında dışa bağımlılığı azaltacak dev adımlar attı.
Teknolojik Altyapıda Yeni Bir Çağ (5G): Türkiye, dijital dönüşüm yolculuğunda çok büyük ve vizyoner bir adım atarak resmen 5G teknolojisine geçişini başlattı. Bu hamle, yerli yazılımcıların ve genç girişimcilerin dünyayla çok daha güçlü rekabet edebilmesinin önünü açtı.
Potada Engel Tanımayan Şampiyonluklar: Tekerlekli Sandalye Basketbolunda adeta bir dünya ekolüyüz. Fenerbahçe ve Beşiktaş Tekerlekli Sandalye Basketbol takımlarımız, IWBF Eurocup finallerinde ardı ardına şampiyonluklar kazanarak dünyaya Türk sporunun gücünü gösterdi.
Dalgalara Meydan Okuyan Türk Kadını: Manş Denizi'ni geçen en genç Türk yüzücü unvanına sahip Aysu Türkoğlu, son 1 yılda dünyanın en zorlu ve tehlikeli açık su parkurlarını tek tek aşarak uluslararası yüzme camiasında tarihi başarılara imza atmaya devam etti.