Trabzon’un hikâyesi biraz da ertelenmiş projelerin hikâyesidir.

2009 seçim vaatleri arasında yer alan Meydan–Boztepe teleferik projesi de bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.

Faruk Özak’ın Bayındırlık Bakanı olduğu, “61 proje” söyleminin hafızalara kazındığı o günlerde kâğıt üzerinde kalan bu hayal, aradan geçen yıllarda “günün ihtiyaçlarına cevap vermez” denilerek rafa kaldırıldı.

Biz teleferiği kuramazken yapanlar olmuş, Beşikdüzü bile hizmete alınmıştı.
Ordu da, Boztepe’ye teleferiği çekti; şehir turizmde yeni bir vitrin kazandırdı.
Bizim Boztepe ise yıllarca “Bir gün mutlaka” larla avunduk.

Ordu başardı biz başaramadık.

Bizim Boztepe’miz kel kaldı.

Ama Trabzon’da bazı projeler vardır; geç gelir ama iddialı gelir.
İşte Meydan–Çukurçayır Füniküler Hattı tam da böyle bir proje.

Yani teleferik değil, yer altı teleferiğidir.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in lansman toplantısında tanıttığı füniküler projesi, klasik bir ulaşım yatırımı olmanın ötesindedir.
Bir İstanbul’da var, bir de Trabzon’da olacak.
Yer altından giden, halatlı sistemle çalışan, biri inerken diğerini yukarı çeken iki vagonlu ulaşım sistemidir.
Yani şehrin kalbine yapılmış dikey bir asansör gibi düşünebilirsiniz.

Meydan’dan Çukurçayır’a 3 dakika 42 saniyede çıkılabilecek

Başkan Ahmet Metin Genç’in altını çizdiği nokta önemliydi.
Trabzon büyüyor. Nüfus artıyor, araç sayısı artıyor, trafik sıkışıyor.
Bu tabloya hâlâ sadece asfalt ve kavşak mantığıyla bakarsanız, sonuç değişmez.

Bin 540 metre uzunluğundaki bu hat, sadece bir ulaşım alternatifi değil; “ulaşımı yeniden düşünme” cesaretinin de bir göstergesidir.

Üstelik Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarıyla yapılacak olması kurumsal bir iddia taşıdığını da gösteriyor.

TBMM Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Adil Karaismailoğlu’nun sözleri işin teknik ve stratejik boyutunu netleştiriyor.
“Trabzon gibi coğrafyası zor şehirlerde füniküler en doğru çözümlerden biridir.”

Az enerji, yüksek verim.
Bugün İstanbul’un trafik çilesinin en büyük sebebi, zamanında yapılmayan raylı sistem yatırımlarıysa, Trabzon’da bu hatayı tekrarlamamak bir tercih değil, zorunluluktur.

Milletvekili Yılmaz Büyükaydın’ın işaret ettiği nokta da önemli tabi ki.
Yeni havalimanı, Güney Çevre Yolu, Kanuni Bulvarı, hafif raylı sistem,
Şimdi bunların yanına bir de Meydan–Çukurçayır Füniküler hattı ekleniyor.

Bu proje özellikle sabah ve akşam saatlerinde kilitlenen Çukurçayır hattı için ciddi bir nefes alma alanı oluşturacak.

Zaman tasarrufu, yakıt tasarrufu, stres tasarrufu…

Hepsi bir arada.

Vali Tahir Şahin’in “güvenli ve çağdaş bir alternatif” vurgusu, projenin başka bir yönünü hatırlatıyor.
Bu hat, sadece A noktasından B noktasına gitmek için değil; Trabzon’un turizm, çevre ve sürdürülebilirlik iddiası için de önemlidir.

Meydan’ı, Boztepe’yi ve Çukurçayır’ı birbirine bağlayan bu sistem, şehrin dikey büyümesine akılcı bir cevap niteliğindedir.

Trabzon bugün aynı anda birçok büyük projeyi konuşuyorsa, bu tesadüf değildir bana göre.
Deniz üzerindeki yeni havalimanı, şehir içi hafif raylı sistem, güney çevre yolu, Kanuni Bulvarı ve şimdi de füniküler projesi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’nun büyük destekleriyle bu projelerin hayata kavuşturulması Trabzon’u mega kent durumuna kavuşturacaktır.

Sonuç olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Meydan–Çukurçayır Füniküler Hattı, gecikmiş bir teleferik hayalinin telafisi değil; Trabzon’un geleceğe dair kurduğu daha büyük cümlenin bir parçasıdır.

Ve bu kez mesele sadece “vaat” değil.
Bu kez mesele, gerçekten yola çıkmaktır.