Laboratuvar incelemelerinde toplam 1600’den fazla parazit sayılırken, bunların yalnızca iç organlarda değil, balığın tüketilen kısmı olan kas dokusunda da bulunduğu belirlendi. Buna rağmen araştırmanın belirli bir bölgeden alınan sınırlı sayıdaki örnek üzerinde yapıldığı vurgulanıyor. Bu nedenle yüzde 96’lık oran, marketlerde satılan tüm ton balıklarının aynı oranda parazit taşıdığı anlamına gelmiyor.

İncelenen balıkların yüzde 96’sında parazit bulundu

Ocean and Coastal Research dergisinde yayımlanan araştırmada toplam 53 çizgili orkinos incelendi.

Bu balıkların 51’inde parazit tespit edildi. Böylece çalışmadaki örneklerin yaklaşık yüzde 96’sında parazit görüldü.

Trabzon’da Bir Ailenin Kararı 3 Hastaya Yeni Bir Hayat Umudu Oldu
Trabzon’da Bir Ailenin Kararı 3 Hastaya Yeni Bir Hayat Umudu Oldu
İçeriği Görüntüle

Araştırmacılar mikroskop ve taramalı elektron mikroskobu kullanarak toplam 1600’den fazla parazit örneği belirledi. En yüksek sayı bağırsaklarda görülürken, kas dokusu ve mide de parazit bulunan bölgeler arasında yer aldı.

Kas dokusunda 441 parazit tespit edildi

Araştırmada parazitlerin dağılımı da dikkat çekti.

Bağırsaklarda 596, kas dokusunda 441, midede ise 408 parazit tespit edildi. Balıkların kalp ve böbreklerinde ise parazite rastlanmadı.

Kas dokusunda parazit görülmesi özellikle önem taşıyor çünkü bu bölüm balığın insanlar tarafından tüketilen kısmını oluşturuyor.

Ancak bu sonuçlar yalnızca incelenen 53 balığa ait ve tüm ton balığı ürünlerine genellenemiyor.

Anisakis türlerine de rastlandı

Araştırmacılar balıklarda Anisakis ve Trypanorhyncha gruplarına ait parazitler belirledi.

Bazı Anisakis türlerinin canlı halde tüketilmesi durumunda insanlarda anisakiyaz adı verilen enfeksiyona yol açabildiği belirtiliyor.

Bu enfeksiyon karın ağrısı, mide bulantısı, kusma ve ishal gibi şikâyetlerle kendini gösterebiliyor. Bazı kişilerde alerjik reaksiyonların da ortaya çıkabileceği ifade ediliyor.

Trypanorhyncha larvalarının insanlarda enfeksiyona yol açması ise oldukça nadir görülüyor.

Konserve ton balığında aynı risk anlamına gelmiyor

Araştırmadaki yüksek oran, konserve ton balığı tüketiminin de aynı düzeyde riskli olduğu anlamına gelmiyor.

Konserve üretiminde uygulanan yüksek sıcaklığın parazitleri öldürerek büyük ölçüde etkisiz hale getirdiği belirtiliyor. Balığın yeterli sıcaklıkta pişirilmesi de canlı parazitlere karşı etkili yöntemlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Riskin daha çok uygun şekilde dondurulmamış çiğ ya da yeterince pişirilmemiş balıkların tüketiminde gündeme geldiği vurgulanıyor.

Balığın hızlı temizlenmesi neden önemli?

Araştırmacılar, balığın yakalandıktan sonra hızlı şekilde temizlenmesinin de önemli olduğuna dikkat çekti.

Balığın ölümünden sonra bazı larvaların iç organlardan kas dokusuna doğru hareket edebileceği, bu nedenle iç organların mümkün olduğunca kısa sürede çıkarılmasının tercih edildiği belirtildi.

Çalışma, balık ürünlerinde düzenli kontrollerin, soğuk zincirin korunmasının ve doğru işleme yöntemlerinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Araştırma tüm ton balıklarını kapsamıyor

Çalışmanın en önemli sınırlaması, yalnızca 53 balığın incelenmiş olması.

Ayrıca örneklerin belirli bir coğrafi bölgeden alınması nedeniyle elde edilen yüzde 96’lık oranın başka avlanma bölgeleri veya farklı ton balığı türleri için aynı sonucu vereceği söylenemiyor.

Araştırmacılar bu nedenle daha geniş örneklem gruplarıyla yeni çalışmalar yapılması gerektiğini belirtiyor.

Kaynak: MYNET