NAPOLYON PARA PARA PARA DİYOR ÜNLÜ YÖNETMEN ADEM KILIÇ:

Yapımcı Adem Kılıç ile Oflu hoca 2'yi konuştuk .
Adem  Kılıç bildiğiniz gibi Trabzon'un sanat yürekli bir evladı.
Bu güne kadar 4 film çekmiş.
4 iyi film!
Sümela'nın Şifresi
Sümela'nın Şifresi 2
Oflu Hoca
Oflu Hoca 2
Hepsi de toplumda karşılık bulmuş kahkaha  getirmiştir.
Yapımcı Adem Kılıç "Mütevazi  olmak, sıradan işler yapmak gibi bir huyum  yok.
Her zaman iyinin iyisine talibim" diyor..
Son filmi "Oflu Hoca" bir kaç gün önce gösterime girdi ve  çok büyük ilgi görmeye başladı...
Daha film vizyona girmeden sosyal medyada insanlar fragmanlarında  gülme krizlerine girdiklerine göre yakında ülke krize girerse şaşmamak lazım.
Öyle ya kriz denilince illa da hükümet krizi,
Ekonomik kriz, yada kalp krizi olacak değil ya .
Bu onunkisi mutlu krizlerden...
Şaka bir tarafa biz mizaha gelelim ve Karadenizlinin Komedi filmi Oflu Hoca 2'nin yapımcısı Adem Kılıç'la sizler için ;
Film dünyasını, 
Sinemayı ,
Sanat ve Trabzon'u,
Hatta Türkiye'yi,i konuştuk.

TAKA: Adem Hocam sizi gönülden kutluyorum.
Bunca hüznün yaşama zevkinin kaçtığı, umutsuzluğun tavan yaptığı geleceğe endişeyle bakıldığı, ülkenin ayrıştırıldığı, etrafın toz duman olduğu bir anda siz ortaya çıkıyor ve insanları bu koşullarda güldürmeyi başarıyorsunuz. Bana göre bu durum kansere çare bulmak kadar zor bir iş. Dedim ya kutluyorum sizi, kutluyorum da anlatır mısınız bu filmin çekimleri ne kadar zamanınızı aldı ?

ADEM KILIÇ: Hakikaten insan güldürmek ağlatmaktan çok daha zor zanaat. Hele dediğiniz gibi bu koşullarda güldürmek çok daha zor. Başarmış isek ne mutlu bize. Evet gördüğümüz ilgi ve alakaya bakılırsa "Başardık!" diyoruz ve tabi ki mutlu oluyoruz. Malum marifet iltifata tabidir. Gittiğimiz her yarde muhteşem kalabalıklar tarafından karşılanıyoruz. İnsanlar bizleri kucaklıyor, bizlerle fotoğraflar çektiriyor anında sosyal medyadan paylaşıyorlar. Çünkü biz halkız.
Halkın diliyiz. Duygularıyız, fikriyiz...
Filme gelince filme 1 Şubat günü başladım.  Arkadaşlarımın çoğu " olur mu Şubat uygun biz zaman değildir" dediler. Ben buna rağmen kararımdan dönmedim ve çok da iyi ettim.
Havalar çok ideal geçti.
Çekimler yaklaşık bir ay sürdü, tüm teknik çalışmalarımızla birlikte yaklaşık 4 ayda filmi bitirdik.

TAKA: Çekimlerde yaşadığınız sorunlar oldu mu?

ADEM KILIÇ: Önemli sorunlar yaşamadık.
Bir gün öyle bir sis oldu ki 10 santim önümüzü göremiyorduk. Ama topluca sis duasına çıktık Allah duamızı kabul etti ve bir saat izin verdi o arada filmi çektik. Aynı durumu Sümela'nın Şifresinde yaşadık. Sümela yolunda bizim Alper Kul ile Ruhi Sarı  Yani Temel- Turgay yol kenarında horon oynayacaklardı ki birden yağmur fırtına ... İnanın bir güneş duası yaptık, Allah'ım  o bulutların arasından güneşini gönderdi ve o sahneyi de hayırlısıyla çekivermiştik. Yani anlıyorum ki Allah seviyor bu Adem kulunu.

TAKA: Son zamanlarda bölgemiz Sinema ve dizilere konu olmaya başladı. Nedir bunun esbab-ı mucibesi?

ADEM KILIÇ: Haruncuğum bunun esbab-ı mucibesi; Bizim insanlarımızın bakışı,
Duruşu, sözü doğal olarak filmlere konu olur.
Kendisi hakkında fıkra üreten, kendini ti'ye alan başka yöre insanı var mıdır.?
Aşk hikayelerimiz müçhever   tadındadır.
Bizde seven sevdiğini alır, ötesi berisi yok, alır.
Vermezlerse de seven sevdiğini alır bizde.
Evet bütün bunlar olurken dahi hayatımızda mizah eksik olmaz. Şaka, nükte ve takılmalar olmadan bizler günü akşam edemeyiz.
Biz böyle sıcak kanlı insanlarız. Heyecanlı insanlarız biz.
Evet bizde hikayeler çok, Aktör çok.
Şive harika; mekan Allahın doğası ki o da muhteşem!
E, daha ne olsun değil mi!
Özellikle benimle çalışacak set ekibimi sırf hemşerilerimle buluşsunlar, kaynaşsınlar diye bir hafta öncesinden gönderiyorum; bu bir haftalık süre içinde  aksan öğreniyorlar.
Bak dostum, bizler Şehrimizin reklamcısıyız.
Turizm elçisiyiz.
Bunca güzellikleri kara lahana tadında halkımıza sunuyoruz.
Çektiğimiz sahneleri gören ülkemim insanları Karadeniz'e adeta  hücum ediyor.
Haklı olarak bu  güzellikleri, tarihi eserleri görmek istiyor. 
Ayasofya'sını,
Sümela'sını,
Cephaneliğini,
Atatürk Köşkünü,
Yaylaları,
Uzungöl'ü merak ediyorlar.
Diğer taraftan film ekipleri şehrimize gelerek otellerde kalıyorlar.
Taksiler kiralıyorlar.
Restoranlarda yiyorlar.
Yerel sanatçılara roller veriyorlar.
Bunların her biri son derece önemlidir.
Öte yandan Türkiye İstanbul'dan ibaret değildir; 81 ilimiz var.
Türkiye engin bir tarihi zenginliğe sahip.
Artık İstanbul, İzmir, Ankara çok kalabalıklaştı, Anadolu'ya açılmak lazım.
Biz Anadolu'ya açılmayı konuşurken Amerika dünyaya açıldı.
 
"Hollywood'ta ürettiklerini dünyaya satıyorlar ve yüzlerce milyar dolarları götürüyorlar...

Tabi götürdükleri paralarımız ve yok ettikleri kültürümüz ve verdikleri kendi medeniyetleridir.
Evet, biz de sadece Anadolu'ya değil hatta dünyaya açılmalıyız. Ve bunun zamanı gelmiştir artık.

TAKA: Bundan sonra nasıl bir film tasarlıyorsunuz?

ADEM KILIÇ: Bundan sonra yine bölgemde şehrimde olacağım.
Göç filmiyle.
Göçler beni çok etkiler...Çocukluğumdan bilirim hazzını.
Mesela göçten bir gün önce inekler dere kenarlarında bir güzel yıkanır ve ertesi gün boncuklu basküllü süsleri kafalarına takılır, ziller çıngıraklar boyunlarına geçirilir. Tabi bu arada günlük erzaklar da sırtlanılır. Göçler 2 gün sürer. Yol boyunca göç edenler görülür. Varıldığında ise yaylalarda horonlar edilir... İşte bunun filmini yapacağım.

TAKA: Sizinle çalışmak nasıl bir şeydir?

ADEM KILIÇ: Benimle çalışmak eğlencelidir, neşelidir.
Muhteşem sinerji oluşur. Sette dostluklarımız zirve yapar.
Biz bir ekibiz, iyi adamlardan, başarılı olmuş yetenekli insanlardan oluşan bir ekibiz...
O bakımdan ortamlarımız harikadır.

TAKA: Trabzonlusunuz ama daha çok dışarıda yaşıyorsunuz.
Trabzon dışarıdan nasıl görülüyor?

ADEM KILIÇ: Dostum, Trabzon marka şehir.
Trabzon klas adamlar, mert insanlar şehridir.
Dışarıda bu algı var.
Neden var?
Çünkü Trabzonlu merttir.
Vatanına, milletine, dostuna sahiptir. Cesurdur Trabzonlu.
Onun içindir ki marka değeri çok yüksektir.
Son zamanlarda Trabzonspor'la ilgili gelişmeler  verilen şiddet yanlısı tepkiler Türkiye genelinde olumsuz algılanmaya neden olsa da yine de bu kentin Türkiye genelinde yüksek bir kredisi bulunmaktadır.
Bu kent kötü niyetliye, vatan hainlerine asla izin vermiyor.
Evet Bu kent vatanına,
Dinine
Namusuna ve Trabzonspor'una laf söyletmiyor.
Bu arada her zaman her yönüyle takdir ettiğim Şenol Güneş  şike hakkında bakın ne diyor " Küme düşecek kadar kötü olduğumuz olmuştur, ama şike yapacak kadar şerefsiz olmadık!" .
Bu arada el birliği ile Trabzonspor'u sömürdük. Sömürdük derken sömürdüler.
Kartvizit yaptılar. işte Trabzonspor eski yöneticisi gibi komik hatta gülünç zavallılıklar bunlar...
Sen önce kimsin, nesin ne ürettin? Onu söyle bu toplum sana hak ettiğin statüyü zaten verecektir.
Ama bütün bu olumsuz kimseler azınlıktadır.
Bu kent tarihi ile tarihi eserleriyle, yetiştirdiği kültür sanat ve siyaset ve devlet adamlarıyla devlet gibidir.
Bu arada aklıma gelmişken söyleyeyim; aldığım bilgilere göre Trabzon Devlet Tiyatroları Müdürü bu kentin amatör tiyatrolarına sırtını dönmüş, sahneyi vermiyormuş. Buna çok üzüldüm.
Bu gençler sizin rakibiniz değil ki, neden onları dışlamaktasınız, anlayamıyorum?

TAKA: Oflu Hoca küfrediyor mu? Tepkiler nasıl?

ADEM KILIÇ: Hayır, hayır! Hocamız gayet usturuplu konuşuyor.
Biliyoruz ki, mizah için, komedi için küfür şart değil.
Evet filmimiz ailecek oturulup zevkle izlenecek bir film oldu.
 Filmimize 7+ verildi. 
Müziklerini Eser Eyüboğlu yaptı. Eser aynı zamanda bizim oyuncumuz.
Filme bir klip yaptık Tarkan kızacak ama ondan çok tıklanır oldu.
Filmimiz henüz bir hafta oldu vizyona gireli, muhteşem bir trendimiz var. Oysa Film için Mayıs ayı çok da ideal olmamasına rağmen çok iyi gidiyoruz. Bu Film Aslında Türkiye filmi.   Ülkemizin her yerinde büyük ilgi görmekteyiz, çünkü filmin karakterleri hayal ürünü değiller, yaşayan karakterler bunlar...
Dostum, güldürü zor iştir.  Ama daha da zoru bu koşullarda komedi yapmaktır.
Ülke kan gölüne dönmüş,
Şehitlerin ardı arası kesilmiyor.
Cinayetler, tecavüzler, hırsızlık arsızlık yolsuzluk gırla gidiyor... Ve biz komedi yapıyoruz.
Yani güldürüyoruz ağlanacak halimize...
Diğer taraftan bizler bu şehrin fahri turizm elçileriyiz.
Kentimizi tanıtıyoruz. Tarihini, doğasını, yaylasını şehrini, insanını tanıtıyoruz...

TAKA: Bir an düşünün ki siz her şeye yetkilisiniz. Düzeltmek için acilen neler yapmak istersiniz. 

ADEM KILIÇ: En büyük sorun eğitim. Hiç bir insan yoktur ki bilerek yanlış yapsın.
O zaman asıl sorun bilmemektir. Cehalettir.
Bunu gidermenin tek yolu da eğitimdir.
Allah hocalarımızdan razı olsun. Bizler onlardan çok şey öğrendik.
Bu gün öncelikle bir eğitim şurası toplanmalı. Sorunlar üst düzede tartışıp değerlendirilmeli.
Bu gün 6 yaşındaki kız çocuğuna nikahı kıyan zihniyetin zırvalığı açıkça görülmesi lazım.
Evet, eğitilmiş kadın özgürdür. Bir adım öndedir. Eğitilmiş insan, okuyan anlayan anladığını paylaşan insandır. 
Tabi bu arada ekonomik gelirlerin hakkaniyetle paylaşılması lazım.
Napolyon: "Para para para" der ya ben de "Eğitim eğitim eğitim" diyorum.
Eğitim olunca, sanat, kültür, seyahat, turizm, sinema, şiir, hoşgörü, sevgi  olacaktır...
Daha çok sevgi dilini kullanmalıyız.
Selamlaşmalıyız.
Sevgisiz kibirli, ruhu kirli insanlar, çirkin yüksek ve asabi suratlı binalar yaparlar.
Dediğim gibi kendimizi yeniden formatlayalım. Bölünmeyelim, parçalanmayalım.
Nasıl bir duruş ki bu, bir küskünlük on yıl sürüyor.
Nedeni bir tebessümle hallolacakken cahil inatlaşmalar...
Biraz iddialı olacak ama, ben buna inanıyorum.
Ben yetkili olsam doğuyu koruculuk sistemiyle değil, tüm doğulu gençleri iş güç sahibi yapalım. İnsanlar bakın o zaman  devletini nasıl sahipleniyorlar.
Bu işsiz güçsüz insanları ölümüne kandırıyorlar...
Canlı bomba yapıyorlar. Bu teröristlerin başları olanlar neden canlı bomba olmazlar.
Olsunlar. Davaları için halkın çocuklarını öldürürken kendileri dağ dedikleri otantik mekanlarında erotik hayatlar yaşıyorlar...
Neyse konumuza gelelim, Oflu Hoca iyi film; Gülme garantili film. 
İzleyin efendim!

TAKA: Tebrik ediyorum, başarılarınızın devamını diliyorum...