Trabzon’da Terzi Kardeşlerin 74 Yıllık Meslek Hikayesi
Trabzon’un Yomra ilçesinde yaşayan Nihat ve Yakup Sağıroğlu kardeşler, yarım asrı aşan meslek hayatlarıyla dikkat çekiyor. 86 yaşındaki Nihat Sağıroğlu ile 71 yaşındaki kardeşi Yakup Sağıroğlu, yıllardır aynı dükkanda omuz omuza çalışmayı sürdürüyor. Çıraklıkla başlayan yolculuklarını ustalıkla devam ettiren iki kardeş, değişen zamanlara rağmen mesleklerinden kopmadı. Belediye Pasajı’ndaki küçük dükkânlarında, eski bir dikiş makinesi ve ütüyle hizmet vermeye devam eden kardeşler, hem geçmişin izlerini yaşatıyor hem de zanaatin değerini yeni nesillere hatırlatıyor.
Trabzon’da terzi kardeşlerin meslek yolculuğu 1952’de başladı
Trabzon’da terzi kardeşlerin hikayesi, 1952 yılında Nihat Sağıroğlu’nun henüz 12 yaşındayken çırak olarak işe başlamasıyla başladı. Babasının kuzeninin yanında mesleğe adım atan Sağıroğlu, kısa sürede çıraklıktan kalfalığa, ardından da ustalığa yükseldi. Kendi iş yerini açarak yıllarca terzilik yapan Sağıroğlu, edindiği tecrübeyi kardeşi Yakup Sağıroğlu’na da aktardı.
Mesleği öğrenme sürecini anlatan Nihat Sağıroğlu, işi pratik yaparak kavradığını belirterek, “Pantolonu söküp yeniden dikerek öğrendim, ceketi de aynı şekilde çözdüm” sözleriyle eski ustalık yöntemlerini anlattı. Bu yöntemler, dönemin usta-çırak geleneğinin en önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Konfeksiyon sonrası değişen terzilik anlayışı
Trabzon’da terzi kardeşlerin meslek hayatı, yıllar içinde büyük değişimlere de tanıklık etti. Konfeksiyonun yaygınlaşmadığı dönemlerde elbise, ceket ve pantolon dikimiyle yoğun bir çalışma temposu yaşadıklarını belirten Sağıroğlu, özellikle bayram dönemlerinde sabahlara kadar çalıştıklarını ifade etti.
1979 sonrası hazır giyimin yaygınlaşmasıyla birlikte terzilik anlayışının değiştiğini dile getiren Sağıroğlu, artık daha çok tamir ve tadilat işleri yaptıklarını söyledi. Bir dönem aynı anda 5 kişiyi çalıştırdığını belirten usta terzi, mesleğin eski yoğunluğunu kaybettiğini ancak değerini koruduğunu vurguladı.
“Dünyaya bir daha gelsem yine terzi olurum”
Mesleğine olan bağlılığını her fırsatta dile getiren Nihat Sağıroğlu, 86 yaşında olmasına rağmen çalışmayı bırakmayı düşünmediğini söyledi. “Dünyaya bir daha gelsem aynı mesleği yaparım” diyen Sağıroğlu, terziliğin kendisi için sadece bir iş değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu ifade etti.
Müşterileriyle yıllardır güçlü bir bağ kurduklarını belirten Sağıroğlu, işini severek yapmanın başarının en önemli anahtarı olduğunu vurguladı. Zanaatin değerine dikkat çeken usta terzi, gençlere “Sanat altın bileziktir” sözleriyle çağrıda bulundu.
Kardeşten kardeşe geçen ustalık
71 yaşındaki Yakup Sağıroğlu ise ağabeyinin yanında 57 yıl önce mesleğe başladığını anlattı. Kendini hiçbir zaman çırak olarak görmediğini söyleyen Sağıroğlu, işe hızlı adapte olduğunu ve kısa sürede ustalaştığını ifade etti. “Ağabeyim beni yetiştirdi, şimdi benim yanımda iğne atamaz” sözleriyle aralarındaki tatlı rekabeti dile getirdi.
Yaşı itibarıyla mesleği bırakmayı düşündüğünü belirten Sağıroğlu, buna rağmen ağabeyinin çalışma azminin kendisini de motive ettiğini söyledi. Çocuklarından birini bu mesleğe yönlendirmediği için pişmanlık duyduğunu ifade eden Sağıroğlu, gençlerin mutlaka bir zanaat öğrenmesi gerektiğini vurguladı.
Zanaat kültürü yeni nesillere aktarılmayı bekliyor
Trabzon’da terzi kardeşlerin hikayesi, sadece bir meslek öyküsü değil, aynı zamanda kaybolmaya yüz tutan bir zanaatin de temsilcisi olarak öne çıkıyor. Çırak yetiştirmekte zorlandıklarını belirten kardeşler, mesleğin devamı için gençlerin bu alana yönelmesi gerektiğini ifade ediyor.