Giresun’un Yağlıdere ilçesinde Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak görev yapan tarih öğretmeni Adnan Yazıcı, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Rus işgaline karşı verilen Harşit Savunması’nı akademik çalışmayla gelecek kuşaklara aktardı. Çocukluğunu eski adı Harşit olan Doğankent’te geçiren Yazıcı, ailesinden dinlediği anlatıların da etkisiyle konuya ilgi duydu. 2015 yılında Giresun Üniversitesinde hazırladığı yüksek lisans tezinde Harşit Savunması’nı araştıran Yazıcı, arşiv belgeleri ve cephe bölgelerindeki incelemelerinin ardından çalışmasını kitap haline getirdi.

Harşit Savunması’nı akademik çalışmaya dönüştürdü

Adnan Yazıcı, Harşit Savunması konusunda yeterli akademik ve bilimsel çalışma bulunmamasını bir eksiklik olarak değerlendirdiğini belirterek araştırmaya yöneldi.

Giresun Üniversitesindeki yüksek lisans çalışması sırasında Milli Savunma Bakanlığı Arşiv ve Askeri Tarih Daire Başkanlığındaki kaynakları inceleyen Yazıcı, döneme ait belge ve yazışmalara ulaştı.

Giresun Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sezai Balcı’nın danışmanlığında yürüttüğü çalışmayı daha sonra genişleten Yazıcı, “Birinci Dünya Savaşı’nda Harşit Savunması” adlı kitabını 2020 yılında yayımladı.

500’e yakın belgeyle Harşit Zaferi’ni araştırdı

Yazıcı, araştırma sürecinde ilk etapta 120 belgeye ulaştığını söyledi.

Tez çalışmasının tamamlanmasının ardından kitap için yeniden belge talep ettiklerini belirten Yazıcı, “Tez çalışması bittiğinde kitap için tekrar belge talebinde bulunduk, toplamda elde ettiğimiz belge sayısı 500’ü buldu ve bunlardan kitabı oluşturduk” dedi.

Bu belgeler arasında askeri yazışmalar, günlük raporlar, birlik faaliyetleri ve cephe koşullarına ilişkin ayrıntılı kayıtların bulunduğunu ifade etti.

Giza Piramitleri 45 Asırdır Zamana Meydan Okuyor; Zihni Ağırman’dan TAKA okurlarına özel
Giza Piramitleri 45 Asırdır Zamana Meydan Okuyor; Zihni Ağırman’dan TAKA okurlarına özel
İçeriği Görüntüle

Harita ve krokiler de kitapta yer aldı

Adnan Yazıcı, araştırma sırasında özellikle harp cerideleri olarak adlandırılan günlük raporlardan yararlandıklarını belirtti.

Belgelerde yalnızca çatışmaların değil, dönemin coğrafi koşullarının da ayrıntılı biçimde kayda geçirildiğini söyleyen Yazıcı, “Harşit Çayı’nın derinliği 1,20 metre, deniz dalgalı” gibi bilgilerin dahi raporlarda yer aldığını aktardı.

Keşif kolları, karşılıklı taarruz faaliyetleri, siper ve istihkam çalışmaları ile askerlerin ihtiyaçlarına ilişkin bilgilerin de belgelerde bulunduğunu belirten Yazıcı, döneme ait harita ve krokilerin de kitapta yer aldığını söyledi.

Savaşın sosyal ve ekonomik etkileri belgelere yansıdı

Yazıcı’nın aktardığına göre arşiv belgeleri yalnızca askeri gelişmeleri değil, savaşın bölge halkı üzerindeki sosyal ve ekonomik etkilerini de ortaya koyuyor.

Belgelerde halkın güneye ve batıya göç etmesi, açlık ve kıtlık yaşanması gibi bilgiler yer alıyor.

Yazıcı, İstanbul’a gönderilen bir belgede 80 bin muhacirin iskanından söz edildiğini, Espiye’nin Adabük bölgesindeki muhtarın ise İstanbul’dan tohum talep ettiğine ilişkin kaydın bulunduğunu ifade etti.

Kitapta şehitler listesine de yer verildi

Adnan Yazıcı, araştırmaları sırasında Harşit Savunması’nda hayatını kaybeden askerlerin isimlerini de tespit etmeye çalıştıklarını söyledi.

Kitapta bir şehitler listesi oluşturduklarını belirten Yazıcı, “192 şehit belirledik ama bu sayı daha fazla, bizim resmi olarak çıkarabildiklerimiz bunlar” ifadelerini kullandı.

Yazıcı, sayının yalnızca resmi belgelerde ulaşılabilen isimleri kapsadığını vurguladı.

Harşit Savunması’nın izini Gümüşhane’den Giresun’a sürdü

Araştırmayı yalnızca arşiv belgeleriyle sınırlı tutmayan Yazıcı, Harşit Çayı boyunca uzanan savunma hattında saha incelemeleri de yaptı.

Çalışmaya Harşit Çayı’nın doğduğu Gümüşhane’nin Güvercinlik köyü yakınlarındaki Vauk Dağı’ndan başladıklarını belirten Yazıcı, hattın Gümüşhane merkez, Torul ve Kürtün üzerinden Giresun’un Doğankent ilçesine ulaştığını anlattı.

Harşit Çayı’nın Tirebolu’nun Körliman mevkisinden denize döküldüğünü ifade eden Yazıcı, savunma hattının doğu yakasında Rus, batı yakasında ise Türk birliklerinin bulunduğunu söyledi.

Harşit hattındaki mücadele 1916-1918 yıllarını kapsadı

Yazıcı, Harşit bölgesindeki mücadelenin 1916 ile 1918 yılları arasında gerçekleştiğini belirtti.

Araştırmalarında 18 aylık dönemi ayrıntılı şekilde ele aldıklarını ifade eden Yazıcı, Rus birliklerinin bu süreçte Harşit hattının batısına geçemediğini söyledi.

Bu savunma hattının Birinci Dünya Savaşı sırasında bölge açısından önemli bir mücadele alanı olduğunu belirten Yazıcı, çalışmasında cephedeki askeri hareketliliği arşiv belgeleri üzerinden ortaya koymaya çalıştı.

Kabaktepe Harekatı’nın ayrıntılarını anlattı

Adnan Yazıcı, Rus birliklerine karşı gerçekleştirilen Kabaktepe Harekatı’nın da Harşit Savunması açısından önemli olduğunu söyledi.

Yazıcı’nın verdiği bilgiye göre Türk birlikleri, 7 Kasım’ı 8 Kasım’a bağlayan gece Gümüşhane’nin Kürtün ilçesindeki Güvende Yaylası’nın Dikme mevkisinden harekete geçti.

Türk birliklerinin Kabaktepe’yi ele geçirerek bölgedeki Rus birliklerini etkisiz hale getirdiğini aktaran Yazıcı, Kabaktepe’nin bölgenin savunmasında önemli bir konuma sahip olduğunu ifade etti.

“Harşit Savunması’na ilgi arttı”

Yazıcı, Harşit Savunması’nın akademik ve bilimsel yönünün ortaya konulmasının ardından konuya yönelik ilginin arttığını söyledi.

“Kitapla bu gerçekliği insanlar gördüğünde Harşit Savunması’yla ilgili etkinlikler ve sempozyumlar düzenlenmeye başlandı, Harşit Savunması Vakfı kuruldu” diyen Yazıcı, bu alandaki çalışmaların devam ettiğini belirtti.

Çocukluğunda ailesinden dinlediği Harşit Savunması’nı yıllar sonra akademik belgelerle ele alan Yazıcı, çalışmasıyla bölgenin savaş yıllarındaki tarihini gelecek kuşaklara aktarmayı amaçladı.

Kaynak: AA