Erdoğan Ve Trump’ın İnce Mesajları
 
Günlerdir bu tarihi buluşma bekleniyordu.
Erdoğan-Trump görüşmesini.
Trump’un dediği gibi “Uzun ve zorlu bir görüşme”
Türkiye’nin, teröre destek veren Amerika’ya karşı takınacağı tutum ve Başkan Trump’un bu tutum karşısında uygulayacağı tavır merak ediliyordu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da sinirli Trump da.
Terörden canı yanan, YPG’ye ağır silah desteğini imzalayan Amerika’ya karşı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler toplantısındaki “Dünya 5’ten büyüktür” restinin bir benzerini çekme olasılığı da vardı elbet.
Bir anda sinirler gerilebilir ve görüşmeler yeni bir krizle başlamadan bitebilirdi.
Çok şükür korkulan olmadı.
Bu zamana kadar hep kırmızı kravatla dolaşan ABD Başkanı Trump’ın, Türk Bayrağı rengi kırmızı-beyazla Erdoğan’ı karşılaması bir tesadüf ve sürpriz değildi.
Bilinçli yapılan bir jestti.
Beyaz Saray’ın kapısında karşılaması ve Almanya Başbakanı Markel ile yapmadığı tokalaşmayı içten ve samimi olarak yapması Türkiye’ye verdiği önemin göstergesiydi.
Görüşmelerin faydalı geçtiği kanısındayım.
20 dakika süren görüşmenin ardından gazeteci ordusu karşısına çıkan ve gördüğü kalabalıkla hayretler içerisine düşen Trump’ın açıklamaları fevkalade önemliydi.
ABD ile Türkiye arasında çok eskiye dayanan köklü ilişkilerin olduğuna vurgu yaptı. Kore Savaşı'nda Türk ve Amerikan askerlerinin yan yana savaştığını ve Türk askerinin orada yaptıklarını unutmadıklarını kaydederek, Türkiye’nin Komünizme ve Sovyet yayılmacılığına karşı durduğunu hatırlattı.
Burada ince bir mesaj var.
“Savaşlarda Türklerin cesareti efsanevidir” diyen Trump, bugün de yeni bir terör tehdidiyle karşı karşıya olunduğunu ve bu ortak düşmana karşı yine ortak mücadele edeceklerini vurguladı.
Türkiye'ye PKK, DEAŞ gibi terör gruplarıyla mücadelede destek veriyoruz diyen Trump, sözlerine, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ortadoğu'da barışı ve güvenliği sağlamak, ortak tehditlerle mücadele etmek ve tüm insanlarımız için haysiyetli bir gelecek yaratmak için birlikte çalışmaya sabırsızlanıyorum" şeklinde devam etti.
Türkiye’nin orta doğuda liderlik etmesini takdir ediyoruz dedi.
Umarım Trump sözünde durur.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mevkidaşının açıklamaları karşısında biraz olsun rahatladı.
Terlemedi, terslemedi,
Rest çekmedi.
Ülkeler arası diplomatik diyalogların ne kadar önemli olduğunu dünyaya resti çektiği zaman daha iyi anlamıştık.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında ise nokta atışı yaptı.
YPG-PYD muhatap alınamaz dedi.
Mutabakata uygun değildir dedi.
Bölgenin horozu Türkiye’dir dedi.
YPG/PYD terör örgütünün hangi ülke tarafından olursa olsun muhatap olarak alınması bu konuda küresel düzeyde varılan mutabakata kesinlikle uygun değildir. Suriye, Irak, Yemen ve Libya'daki kaosu fırsata çevirmek isteyenler eninde sonunda kaybedeceklerdir. İki müttefikin dayanışma ve yakın işbirliği, eli kanlı cinayet şebekelerini bertaraf etmek için kâfidir. Sayın Başkan'a FETÖ terör örgütü konusundaki beklentilerimizi de açıkça ifade edeceğim" dedi.
Aslında satır aralarında Trump’a da mesaj var.
Trump’ı onure ederek, överek üstü kapalı tehdit etti.
Sonuçta Arap Baharı Operasyonunu bu ülkelere başlatan ülke kimdi?
Amerika değil miydi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan diplomatik dille verilmek istenen mesajı en güzel şekilde verdi.
Konukseverliği ve daveti için Trump'a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendilerini de en yakın zamanda ailesiyle birlikte ülkemde ağırlamaktan memnuniyet duyacağımı ifade etmek istiyorum." dedi.
Ben bu görüşmenin Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir ivme kazandıracağına inanıyorum.