İşe iade davasını kazanan çalışanları yakından ilgilendiren önemli bir Yargıtay kararı gündeme geldi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işe başlatmama tazminatının belirlenmesinde işçinin aynı işveren yanında daha önce geçirdiği çalışma sürelerinin de hesaba katılması gerektiği yönünde karar verdi. Böylece emeklilik, istifa veya başka bir nedenle işten ayrıldıktan sonra aynı iş yerinde yeniden çalışan işçiler açısından önceki hizmet süresinin göz ardı edilmemesi gerektiği belirtildi. Kararla birlikte bölge adliye mahkemeleri arasındaki farklı uygulamaların giderilmesi ve tazminat hesabında toplam kıdem süresinin esas alınması gerektiği ortaya konuldu.
Yargıtay tazminat hesabında kritik noktayı netleştirdi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 4 Şubat 2026 tarihli kararında, işe başlatmama tazminatının hesabında işçinin aynı işveren yanında daha önceki çalışmalarının dikkate alınıp alınmayacağı konusu ele alındı.
Uyuşmazlık, emekli olduktan veya farklı bir nedenle işten ayrıldıktan sonra aynı iş yerinde yeniden çalışmaya başlayan işçiler açısından ortaya çıktı.
Bazı bölge adliye mahkemeleri önceki hizmetleri toplam kıdeme dahil ederken, bazı mahkemeler yalnızca son çalışma dönemini esas aldı. Yargıtay, bu farklılığı giderecek yönde karar verdi.
Aynı işverendeki tüm süreler dikkate alınacak
Kararda, işe başlatmama tazminatının iş güvencesi niteliği taşıdığı ve işçinin kıdeminin tazminat miktarının belirlenmesinde önemli olduğu vurgulandı.
Yargıtay, aynı işveren nezdinde geçirilen çalışma sürelerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Buna göre işçi daha önce işten ayrılmış veya emekli olmuş olsa dahi, aynı işveren yanında yeniden çalışmaya başlamışsa önceki çalışma dönemleri de işe başlatmama tazminatının kaç aylık ücret üzerinden hesaplanacağında dikkate alınacak.
Tazminat kaç aylık ücret üzerinden hesaplanıyor?
Yargıtay uygulamasına göre işe başlatmama tazminatının belirlenmesinde işçinin kıdem süresi önemli rol oynuyor.
6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi bulunan işçiler için 4 aylık, 5 ila 15 yıl arasında kıdemi bulunanlar için 5 aylık, 15 yıldan fazla kıdemi olanlar için ise 6 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı öngörülüyor.
İş sözleşmesinin fesih nedenine göre bu tutarın yasal üst sınır olan 8 aylık ücrete kadar çıkabileceği belirtiliyor.
Emekli olup yeniden çalışanları da ilgilendiriyor
Kararın dikkat çeken yönlerinden biri, yalnızca kesintisiz çalışan işçileri kapsamaması oldu.
Yargıtay’ın değerlendirmesine göre emeklilik sonrasında aynı iş yerinde çalışmaya devam eden işçiler açısından da önceki hizmet süreleri hesaba katılacak.
Aynı şekilde daha önce herhangi bir nedenle işten ayrılıp sonrasında aynı işveren yanında yeniden çalışmaya başlayan işçilerin de önceki çalışma sürelerinin tazminat hesabında dikkate alınması gerektiği belirtildi.
İşe başlatmama tazminatında tavan uygulanmıyor
İşe başlatmama tazminatı ile kıdem tazminatı arasında önemli bir hesaplama farkı bulunuyor.
Kıdem tazminatında belirli bir tavan uygulanırken, işe başlatmama tazminatında böyle bir üst ücret sınırı bulunmuyor.
İşe başlatmama tazminatının işçinin brüt ücreti üzerinden hesaplandığı belirtilirken, bu nedenle tazminatın kaç aylık ücret üzerinden belirleneceği çalışan açısından doğrudan önem taşıyor.
Bölge mahkemeleri arasındaki uyuşmazlık giderildi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, farklı bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararlar arasındaki görüş ayrılığını toplam çalışma süresinin dikkate alınması gerektiği yönünde giderdi.
Kararda, önceki hizmet süresinin yalnızca çalışma ilişkisinin kesintiye uğradığı gerekçesiyle tazminat hesabının dışında bırakılmasının doğru olmayacağı belirtildi.
Böylece işe başlatmama tazminatında aynı işveren yanında geçirilen tüm sürelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği yönünde hukuki yaklaşım ortaya konuldu.




