Doğru Yol Partisi yıllarından beri ve saygıdeğer Tansu Çiller Hanımefendi'nin; İçişleri Bakanı olarak görev yaptığı yıllardan beri takip ederiz Meral Akşener ismini...

Genç nesil bilmeyebilir ama; herkesin hafızasında, diktacı askerlere posta koyan demir bir yumruk olarak yer etmiştir.

Erkek gibi kadın övgüsüne mazhar olan bir İçişleri Bakanlığı geçmişi vardır.

Aslında 2001 yılında Ak Parti kurulurken katılacaktı partiye. İsmi hep katılacaklar arasında zikredilmişti.

Lâkin O katılırsa; İçişleri Bakanı olamayacağını çok iyi bilen Abdülkadir Aksu kaydırmıştır ayağını, amiyane tabiri ile.

O yüzden hiç affetmedik Abdülkadir Aksu'yu. Böyle demir yumruk bir lideri, devletine İçişleri Bakanı olarak hizmet etmekten alı koyduğu için.

Daha da detay verelim!

O zaman; 2001'de Ak Parti kurulurken, bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun teşkilâtlanmasını Abdülkadir Aksu'ya emanet etmişti Tayyip Bey. O da teşkilâtları dizayn etmişti.

Ama daha sonra; " Meral Akşener varsa Ben yokum " restini çekince, daha parti kurulmamışken, kalemizde gol görmeyelim diye düşünerek mecbur kalmıştı Tayyip Bey.

90'lı yıllardan beri tatmadığı dünyevi makam kalmayan ve Özal hükümetlerinin dahi aranan bakanı olan Abdülkadir Aksu gibi; devletin her kademesinde görev yapan bir şahsa hiç yakışmamıştır; devletin bekasından önce, kendi menfaatini düşünmek. Nefsine yenilmiştir yani. NET...

O yüzden hiç affetmedik O'nu; Allah şahit...

Durum böyle olunca; işte O Meral Akşener Hanım da, tandansında ve dinamiklerinde; milliyetçilik, devletçilik ve hizmet sevdası olunca, bir şekilde devam etmeliydi siyasi yaşamına.

MHP'den teklif gelince de kayıtsız kalamazdı haliyle...!

MHP ve ülkücü camia; ASENA ismi ile anılır hep. Çok da ASENA barındırır.

MHP yıllarında da izlemeye devam ettik Merâl Hanımı...

Ciddi, laubaliliğe zerre tahammülü olmayan, karşı tarafta mecburen saygı duygusu uyandıran, oturaklı ve birçok ASENA'dan daha ASENA idi; bilgisine ulaştık hep genel merkezden...

Merâl Hanım mı...???

Mümkün değil karşısında ciddiyetsiz olamazsınız! Kök söktürürdü birçok ASENA'ya cevabı aldık hep.

Allah şahit; çok da takdir ediyoruz Merâl Hanımı. Neden biliyor musunuz???

Derin izler ve emekler bırakmış olacak ki; birçok ASENA'yı da sürükledi beraberinde İyiler Hareketi'ne.

Şu anda siyasette ki en güçlü kadın. İstisnasız su götürmez bir gerçeklik bu.

Kadınlar tarafından çok seviliyor, saygı görüyor, karşılık buluyor ve kadınları harekete geçiren büyük bir güç.

Bizim şiarımızda; partizanlık ve her olana salla başlık olmadı bugüne kadar. Olmaz ve olmayacak da Allah nefes verdiği sürece...!

Varoluş sebebimize ve duruşumuza yakışmaz çünkü...NET.. NOKTA .

Velhasıl; her siyasi görüşten kardeşimiz, arkadaşımız olduğu gibi; sosyal medyadan da takip ederiz birbirimizi.

Şuurlu İslâmi inanca sahip bir Türk'ün; Peygamber Efendimiz'den ve Hz. Ömer'den bizlere miras; insan ayırma ve sınıflandırma günahına bulanma gibi, riyakâr bir davranışını asla kabul etmeyiz.

Merâl Hanımın bütün konuşmalarını takip ediyoruz uzun zamandır.

Gerçek sosyal demokrat, safkan CHP'li yurttaşlarımızın affına sığınarak; ana muhalefeti sürükleyen ve ona liderlik yapan, kimse kusura bakmasın ama Merâl Hanım'dır...NET .

Kemâl Kılıçdaroğlu'nun liderliği ve varlığı; Cumhur İttifakının en önemli beslenme ve varoluş kaynağıdır. Bu biline...!

Bunu da çok iyi bilen ve önceden okuyan Tayyip Bey; müthiş ileri görüşlü bir stratejist olarak hamlesini yapmakta gecikmedi ve en son genel seçimlerden sonra; İyiler Hareketi'ni göz hapsine alarak, Devlet Bahçeli üzerinden İyiler Hareketi'ne zeytin dalını uzattı.

O zeytin dalı halâ geçerliliğini koruyor da...

Emin olun ki; Tayyip Bey'in, İyiler Hareketi'nin, Cumhur İttifakı'na katılması, iç siyasette ki en öncelikli gündem maddelerinden biri ve arzusu.

Ya da GERÇEK ÜLKÜCÜLER MHP'de olur sloganı ile; İyiler Hareketi'nden kopmaların olması, toplu istifaların gerçekleşmesi ve BOZKURTLARIN yuvaya; yani MHP'ye dönmeleri ise halâ yeşil kalan bir umut...

Dikkat edersek; Cumhur İttifakı'ndan, İyiler Hareketi'ni hedef alacak, bu harekete baya baya yüklenen söylemler ve siyaset üretilmiyor...!

Bu; tamamen bilinçli bir şekilde yapılan bir strateji...!

Muhalefete bütün yüklenmelerin; Kemâl Kılıçdaroğlu ve CHP üzerinden olduğunu farketmiyor musunuz dostlar???

Tabi bir de hdp üzerinden...

O da nasıl???

Ülkücü, milliyetçi, devletçi kadrolara sahip İyiler Hareketi ile Gazi Mustafa Kemâl Atatürk'ün bizlere emaneti; o safkan ve sapına kadar sosyal demokrat olanların, nasıl olurda; devlet düşmanı bir terör örgütü uzantısı ve o uzantının CHP'de ki tohumları ile birarada bulunabildikleri zemini üzerine dayanan büyük bir done...

CHP bünyesinde ki Canan Kaftancıoğlu gibi anarşist merkezli Komünist Partililerin; Atatürk isminden duydukları rahatsızlık misali.

İyiler Hareketi'nin yıldızı parlamış ve oyları artış gösterirken; devletin aksiyon alarak anında, Ümit Özdağ'ın açıklamaları ve Aytun Çıray kanadı üzerinden nasıl da el frenini çektiğini hatırlatırız.

Böylece İyiler Hareketi'nin çıkışı biraz da olsa ötelendi. Lâkin bunun etkisi; sadece geçici bir süre tesir eder.

Bunu çok iyi analiz eden Cumhur İttifakı'nın; bu engeli aşmak için, sürekli çözüm arayışları ise devam edecektir...

Sonra mı ne olur ???

Onlar da sonraya kalsın...

Biraz merak, biraz da gizem iyidir...

Selâm ve muhabbetle sevgiler & saygılar